hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

Hamilelik ve bebek kategorisinde kayıtlı postları görüyorsunuz.

SON YORUMLAR

'Hamilelik ve bebek' kategorisinde nelerimiz var?

Kitap, 2009′da basılmış. Harvard Nurses’ Health Study, 1976′dan beri varolan, kadın sağlığını etkileyen faktörleri saptayabilmek için, hemşirelerin gözlemlerini, deneyimlerini birleştirip analiz eden bir çalışma. Tabii ki ilk hedefleri kanserle ilgili bulgular saptamak, ama kalp ve damar hastalıkları, diyabet gibi durumlar için de bazı sonuçlar elde etmişler. Başta Harvard Medical School olmak üzere, çalışmaya katılan önemli kuruluşlar var. Doğurganlık ve doğurganlığı etkileyen faktörleri ise, The Fertility Diet adlı kitapta toplamışlar. Amerika’da, her 7 çiftten biri, genellikle sebebi belirlenemeyen bir kısırlık sorunuyla karşı karşıya. Çalışma sonuçları, ucuz ve basit bir diyet planının, doğurganlığa olumlu etkisi olabileceğini göstermiş; ki yazımızın konusu bu.

Kitap, demir gibi alınması gereken besinler ve trans yağ gibi uzak durulması gereken besinlerin bir listesini vermiş. Bu listeye uyulduğunda hamile kalma şansının arttığını savunmuş. Peki olasılık ne kadar artıyor? Bunun cevabını ver(e)memişler, çünkü topladıkları sonuçlar, sadece kısır kadınlar üzerinde yapılmamış. Dolayısıyla, önerilen diyet planı sayesinde, kadınların kesin hamile kalacağını söyleyemiyorlar. Kitabın yazarlarından biri, aynı zamanda Harvard Tıp Fakültesi araştırmacısı olan Jorge Chavarro ile yapılan sohbet şu şekilde:

Besinlerin yumurtlamayı etkilediğini nereden biliyorsunuz?

Bunu, kesin olarak bilmiyoruz, ama elimizdeki bunca veriden bu sonucu çıkarabiliyoruz. Araştırmayı hamile kalmaya çalışan 19.000 kadın hemşire üzerinde gerçekleştirdik. Çok ilginç bazı istatistiksel bağlar gördük. Örneğin, içinde folik asit bulunan multivitamin kullanan hemşirelerin, daha kolay hamile kaldığı görüldü. Aynı zamanda, yüksek oranda demir alanların (ama bu demirin kırmızı etten değil, meyve, sebze ve bakliyatlardan gelecek) hamile kalmasının daha rahat olduğunu farkettik. Pastane mamüllerindeki, margarindeki ve diğer işlenmiş ürünlerdeki trans yağların ise, doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler yarattığı saptadık.

Yapılan diyetin doğurganlığı neden etkileyeceği konusunda bir teoriniz var mı?

Biz bu etkiyi insülin hormonuna ve yumurtalıkların çalışma prensiplerine bağladık. Düzgün insülin seviyesine sahip kadınların, normal olarak yumurta üretebileceklerini gördük. Ancak, insülin direnci veya diyabeti olan kadınların yumurtlaması daha düzensiz oluyor. Ayrıca, hem bizim çalışmalarımız, hem de yapılan başka çalışmalar gösterdi ki, her gün ortalama 30 dakika egzersiz yapan kadınlarda, yapmayanlara göre yumurta üretimine bağlı kısırlığın daha az görüldüğünü saptadık. Ve biliyoruz ki, egzersizin insülin seviyesini düzgün tutmaya faydası vardır. Dolayısıyla, hafif egzersizin de besinler kadar doğurganlık diyetine olumlu etkileri vardır.

Trans yağlardan uzak durmak da, en önemli şeylerden biri. Bizim tavsiyemiz, günlük diyette trans yağları günde 2 gramla sınırlandırmak veya hepten kaldırmak. İşlenmiş ürünleri, tam tahıllar, meyveler ve sebzelerle yer değiştirip, insülin seviyenizin daha düzgün, daha sağlıklı kalmasını sağlayabilirsiniz. Unutmayın ki sağlıklı insülin seviyesi, sağlıklı yumurtlama demek.

Hamile kalamayan bir kadının yapması gereken en önemli şey nedir?

Öncelikle, hem erkek hem kadın incelenerek, kısırlığa sebep olan bir neden var mı diye tetkik edilmelidir (ör: Tıkalı fallop tüpleri, düşük sperm sayısı). Bundan sonra bir kadının yapacağı en önemli şey, vücut ağırlığını sağlıklı bir seviyeye getirmek.  Vücut kitle indeksi 20-24 arası olan kadınlar, hamile kalma şansı en yüksek olan kadınlardır. Çok düşük veya çok fazla kiloda olan kadınlar kısırlığa daha yakındır. Ama bu demek değildir ki, obez kadınlar mücadele etmesin. Bir çok çalışma gösterdi ki, ağırlıklarının sadece %5-10′unu kaybeden kadınların bile, yumurtlama seviyelerinde ciddi artışlar görülüyor. Bu yüzden, doğurganlık diyetinde, obez kadınların kilolarının ortalama %7.5′unu kaybetmeleri öneriliyor.

Küçük bir kase tam yağlı dondurma yemek, gerçekten de yumurtlamamızı arttırabilir mi?

The Nurses’ Health araştırması, her gün alınacak bir porsiyon tam yağlı süt ürününün (tam yağlı süt, kaşar peyniri, vs.) hamile kalma şansını arttırdığını gördük. Tabii ki, bu demek değil ki, gönül rahatlığıyla oturup yarım kiloluk çikolatalı dondurma yiyeceksiniz:) Örneğin, bir haftada yenilen toplam bir su bardağının olumlu etkisi görülmüş. Bu da günde sadece bir kaşık demek. Çalışmada, tam yağlı süt ürünlerini yağsız süt ürünleriyle değiştiren kadınlar da gördüm. Yağlı yoğurt yerine, yağsız yiyen veya tahıl gevreklerine yağsız süt ekleyen. Ve açıkçası, ben bu konuda hala şüpheliyim. Bizim kendi çalışmamızda bulduğumuz tam yağlı süt ürünleriyle doğurganlığın artması bağlantısında. Çünkü, farklı bir çalışmada, tam yağlı süt ürünlerinin, insülin seviyesini bozduğu gösterildi. Benim tavsiyem, bu konuda sınırlı olmak. Doğurganlık diyetine, az miktarda tam yağlı süt ürünü ekleyebilirler; ama kesinlikle abartmalılar.

———

Bunlar dışında doğurganlık diyetiyle ilgili satır başları şöyle:

- Günde %30 ve üzeri protein yiyen kadınlarda (yüksek protein diyeti yapanlar), normal beslenenlere kıyasla dört kat fazla ammonium görülmüş. Doğurganlığı arttırmak için, protein alımını %20 civarında tutmak gerekiyor. Ayrıca, çok fazla hayvansal proteinle, az doğurganlık arası bir ilişki olduğu da gösterilmiş.

- Ekmekleri tam tahıllı seçmek, alacağınız lifi arttırır. Ayrıca tam tahıllar, genel vücut sağlığınız açısından da gayet iyidir. Son yapılan çalışmalar, düşük glisemik indeksli bir diyetin, doğurganlık bakımından son derece iyi sonuçlar verdiğini göstermiştir. Diyetinizden işlenmiş karbonhidratları çıkardığınızda (beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz pirinç ve beyaz unlu besinler), zaten kilo vermeniz kolaylaşıyor ve insülin seviyeniz sağlıklı seviyelerde olduğundan, doğurganlığınız da otomatikman olumlu etkileniyor.

Daha ayrıntılı bilgiler için, buraya ve buraya bir göz atabilirsiniz.

3 yorum Diyet, Hamilelik ve bebek

Guardian‘dan alınan habere göre:

Hamilelik sırasında haftada bir ya da iki birim alkollü içki içen kadınların çocuklarının, beş yaşına kadar herhangi bir zarar görmediğini ortaya çıkaran bir araştırma, içkinin tamamen bırakılması yönündeki kabul edilmiş tıbbi tavsiyeyi boşa çıkarttı. Çalışma bu annelerin çocuklarının davranışsal ve bilişsel gelişim açısından geri kalmadığını gösterdi.

Journal of Epidemiology and Community Health adlı bilimsel dergide yayınlanan araştırmanın yazarlarından Dr. Yvonne Kelly, sonuçların kadınlara seçim yapmak için veri sunduğunu belirtti. Fakat sonucun “ağır alkol tüketimi, fetal alkol sendromu ya da aşırı içki almayı kapsamadığını” vurguladı.

Araştırmacılar 2000 ve 2002 arasında dünyaya gelen 11 bin 500 bebeği beş yıl boyunca takip etti. Annelerle hamilelik sürelerince alkol kullanımı konusunda konuşuldu ve beş kategoriye ayrıldılar: Hiç içmeyenler, hamilelikte içkiyi bırakanlar, hafif içiciler (haftada bir-iki birim), orta içiciler (haftada üç-altı birim ya da bir oturuşta üç-beş birim), ağır içiciler (haftada yedi ve daha fazla birim ya da tek seferde altıdan fazla birim).

Kadınların yüzde 6′sı hiç içmediklerini, yüzde 60′ı hamilelikte içmediklerini, yüzde 26′sı hafif içici, yüzde 5,5′i orta içici ve yüzde 2,5′i de ağır içici olduklarını söyledi.

Sonuçlar, ağır içicilerin çocuklarının hiperaktif olma olasılıklarının ve davranışsal, duygusal sorun yaşama oranlarının daha yüksek olduğunu gösterdi. Öte yandan hafif içici annelerin daha üst sosyoekonomik sınıftan geldiğini belirten araştırmacılar bunun etkisini de sonuçlardan yalıttı.

—-

Ben ne sigara, ne alkol tiryakisiyim. Haberde kastedilen tiryaki kadınlardan biri değilim. Hamile birinin eline bir kadehi, hele de sigarayı hiç yakıştıramıyorum. Belki de görmeye alışık olmadığımızdan. Bence çoğunuz bu araştırma sonuçlarına itiraz edeceksiniz, ama son yapılan araştırmalar da böyle işte. Yine  hamilelikte alkol ve sigara kullanmayı aklımıza bile getirmeyeceğiz  eminim, ama araştırma sonuçlarından da haberiniz olsun. Yoksa lütfen beni topa tutmayın yine:)  Zaten sigaranın lafı bile edilmemiş, dikkatinizi çekerim. Sigaranın hiçbir durumda bir affı yok!

7 yorum Hamilelik ve bebek

Folik asit, aynı zamanda B9 vitamini, folacin veya folate olarak da biliniyor. Folik asidin, vücutla ilgili bir çok önemli görevi var. Folik asit; DNA sentezinde, DNA’nın onarımında ve folat içeren diğer reaksiyonlarda görevli. Özellikle hücre bölünmesinde ve büyümesinde etkili. Çocuklar da, yetişkinler de, kırmızı kan hücresi üretmek ve kansızlıktan kurtulmak için folik aside ihtiyaç duyuyorlar. Latince folium, yani yaprak, kelimesinden geliyor. Dolayısıyla yeşil yapraklı bitkilerde bol miktarda bulunuyor. Hamilelik döneminde folik asit alımı çok önemli; çünkü eksikliği bebekte çok ciddi sorunlara neden olabiliyor. Zaten doktorlar, anne adaylarını folik asit ve ne kadar alınması gerektiğiyle ilgili mutlaka uyarıyorlardır.

Genel kaynaklarda, hamileler için günde 400 μg folik asit öneriliyor, ama bu kesinlikle bir öneri değil aman diyeyim. Size zaten hekiminiz ne kadar almanız gerektiğini söyleyecektir.

- Beyaz uzun taneli pirinç, 185 gram, 716 μg
- Beyaz un, 125 gram, 364 μg
- Hindi (her cinsi, tuzsuz), 145 gram, 486 μg
- Tavuk (her cinsi, tuzsuz), 145 gram, 373 μg
- Mercimek (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz) , 198 gram, 358 μg
- Portakal suyu, 213 gram, 330 μg
- Barbunya (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz), 171 gram, 294 μg
- Nohut (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz), 164 gram, 282 μg
- Bamya (donmuş, pişmiş, haşlanmış, tuzsuz), 184 gram, 269 μg
- Ispanak (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz),180 gram, 263 μg
- Meksika fasulyesi (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz),172 gram, 256 μg
- Kuşkonmaz (donmuş, haşlanmış, pişmiş, tuzsuz), 180 gram, 243 μg
- Ekmek kırıntısı, 120 gram, 226 μg
- Corn Flakes,28 gram, 222 μg
- Kırmızı et (her cinsi), 85 gram, 221 μg
- Noodle (yumurtalı, haşlanmış), 160 gram, 221 μg
- Soya fasulyesi (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz), 180 gram, 200 μg
- Çubuk kraker, 60 gram, 172 μg
- Kuru fasulye (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz), 262 gram, 170 μg
- Brokoli (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz), 156 gram, 168 μg
- Spagetti (haşlanmış, tuzsuz), 140 gram, 167 μg
- Brüksel lahanası (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz),  155 gram, 157 μg
- Göbek salata, 1 baş, 539 gram, 156 μg

Çok ayrıntılı ve güvenilir bir liste isterseniz, buraya bakabilirsiniz. Ben yukarıda, en çok kullandıklarımızı büyükten küçüğe doğru özetledim. Ayrıca yukarıdaki besinlerin ölçüsü genelde “1 cup“. Yani, biraz ufak bir su bardağı. O yüzden her birinin gram olarak ölçüleri farklı farklı.

Ayrıca hangi besinde, ne kadar yağ, protein, karbonhidrat, şeker, magnezyum, çinko, bakır, A vitamini, vs. olduğunu öğrenmek için, buradaki listelere bakabilirsiniz.

li (haşlanmış, pişmiş, tuzsuz), 156 gram, 168 μg

1 yorum Hafif bilgiler, Hamilelik ve bebek