Istakoz yemek zorunda mıyız?

, GIA

Bu sefer içimde artık tutamadığım bir düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum: İstakoz yemeye kesinlikle karşıyım. Neden?

– Etleri yumuşak olsun diye, canlı canlı haşlanıyorlar. Aynı ahtapotun da, etinin yumuşak olması için, vurula vurula öldürülmesi gibi. Kaynar suya atıldıklarında, resmen çığlıklar çıkıyor. Bu çığlıkların, kaslarından çıkan çığlıklar olduğu söylense de, külahıma anlatsınlar!!!

– O koskoca hayvanın içinden, avucumun içi kadar et çıkıyor.  O et için, dünya kadar para veriliyor. Üstelik ıstakozlar, soyları tükenen hayvanlardan biri olarak açıklandı.

Vejetaryen değilim ama, dünyanın en lezzetli yiyecek maddesi bile olsa, kimse beni ıstakozun yenmesi gerektiği konusunda ikna edemez. Kuzey Amerika’da veya Kanada’da yaşasak bir nebze anlayış gösterebileceğim; ıstakozun memleketinde yaşıyoruz diye. Belki daha umarsız olabileceğim, bilmiyorum…

Televizyonda, dergide her ıstakoz yemeği gördüğümde, kan beynime fırlıyor… Hele o ıstakoz kraliçesi diye bilinen hanımı gördüğümde!

Istakozu nasıl pişiriyorlar hiç görmediyseniz, buradan seyredebilirsiniz. (Ben tamamını izleyemiyorum.)

Pin It

10 yorum

  • ben diyince bana kızıyorlardı aynı fikirdeyim balık cennetiyiz ıstakoz niye? midye niye?ahtapot niye? kesinlikle balık harici avlanma yapmamalılar..

  • baliklari canli canli sudan cikarip ölüme terketmekle arasinda pek bir fark goremiyorum aslinda.

  • Her olum “canli canli” olum tabi ki. Baligin en basit olum sekli sudan cikmasi. Istakozu da oyle yapsinlar, sudan cikarip oldursunler, sonra pisirsinler o zaman. Canli canli haslamanin alemi var mi! Hele marketlerde akvaryum icinde kiskaclari iple baglanmis bicimde dururlarken gordugumde icim parcalaniyor :(

  • Kalbinde zerre kadar merhamet olan bir insanin bu hayvanlari canli canli suya atabileceklerine ben pek ihtimal veremiyorum. 1950 liler de eski Amerika da fakir insanlar yermis yani mecburiyetten… Ve fakirligi gosterdigi icinde yedikten sonra da kabuklarini topraga gomerlermis. Ne zamanki canli sekilleri ile bir yerden bir yere tasinabilir olmus iste o zaman zengin yemegi olmuslar. Bugun dunyada yillik 32 milyar dolar kazaniliyor. Bu arada iskoc bilim adamlari istakozlarinda aci cektiklerini deneysel olarakta ispatlamislardir. Bu da aksini iddia edenlere duyrulur.

  • Sonuna kadar katılıyorum Bir de sanki anasında istakoz ayıklamayı bilerek doğmuşlar.Çeşme Çiftlikköy de bi restaurant var Langusta diye.Orada oturuken bir grup geldi.8 kişilik,2 büyük istakoz söylediler.Genç oğlanlar(oğlan diyorum ama nerden bulurlar o kadar parayı da, patron diyesim geliyor ama öule gençler ki) tanesi 200 tl olan var azıcık eti çıkan şeyi getirilen kerpeten gibi şeylerle çat çut kırarak kızlara hava attılar.Zaten toplam 6 masa doluydu 4 ü istakoz istedi.Biz de barbun yerken pek garip kaldık.O masaya da galiba diğer yeyip içtikleriyle dünya kadar para ödeyip kalkmışlardır.E o sözettiğin kraliçenin havası boşa değil demek ki.İşte bu kadar tercih ediliyor.

  • Nezihe, hiç bilmiyordum eskiden fakirlerin yediği birşey olduğunu… Bu post sayesinde ne çok şey öğrendim.
    Belirli bir seviyenin üzerinde para sahibi olunca, insan tatmini daha farklı şeylerde arıyor. Istakoz da biraz bu hesap herhalde. Yoksa içine yenilebilir altın konulan bir muhallebi için para ödeyen insanları nasıl anlayabiliriz ki??? Yani, yenilebilinir altın neden yaratılır ki:) Benim küçük ve çok ekonomik işleyen beynim bunu da anlayamayacak:)

    Ayrıca şu da var: O istakoz kraliçesinin katıldığı gün, Yemekteyiz adlı hakaret etme yarışmasını izledim. Istakozu çok iyi bildiğini iddia eden, ıstakozun yemeklerde nasıl kullanıldığını öğrenmek için. Istakozu sirkeli suda haşlayıp, etini çorbaya, yeşil salatanın üstüne ve kremalı makarnanın içine koydu. Her bir yemeğe de müthiş şaşaalı isimler verdi. Bu mudur yani??? Haşlanmış ıstakozu yeşil salatanın üzerine koyunca, çok özel bir yemek mi yapmış oluyorsunuz?

  • Esim o kralice hazretlerini TV’de istakozu canli canli ikiye ayirirken gormus, o zamandan beri pek iyi anar kendisini (!). Ben bu tip sahneleri izleyemiyorum cunku hayvanlari yiyemeyecek kadar cok seven bir vejeteryanim.

    Sevgili GIA, cok gorme, nedir, necidir hic anlayamadigimiz bu hanim hayatta bir sey olmanin en kolay yolunu bulmus. Kendi kendine bir hava vermis, boyle cins hareketlerle kendini kabul ettirmis -bazilarina-. Simdi karsina alip iki kelime soylemeye calissan “sen benim kim oldugumu biliyor musun” der. Kerameti kendinden menkul lafi boylelerinden cikmis olsa gerek :)

  • ustelik bu hayvanların balıkçıların önlerinde akvaryumlarda ölümü beklmesi de ayrı bir hüzündür benim için. keza balıklarında. insan demek vahşet demek sanırım, dünya için.

  • Yemesekte olur :) Sorun Değil Ole Demeyin Ama Zaten kırmızı et yemiyorum beyaz ette içinde
    sevdiğim tek ürün balık ondanda mahrum etmeyin beniii :((

  • Ben de senin gibi düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

(E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.)

/>

Günün Önerisi: Sebzeli Lazanya

Popüler Yazılar