Diyete ne zaman başladık?

, GIA
Diyet yapmanın her ne kadar 80’ler ve 90’larda popülerlik kazandığını düşünsek de, aslında çok daha önce ortaya çıktı. 14. yüzyılda diyet kelimesi, “bazı yiyeceklerin yasak veya sınırlı olduğu yeme biçimi, rejim” anlamında kullanılıyordu. Eski Yunan’da ise, dini şartları yerine getirmek için oruç tutma veya bazı yiyeceklerden uzak durma anlamındaydı. Rejim sözcüğü, hapishanelerdeki “ekmek ve su rejimi”ni çağrıştırıyordu.

Tarih boyunca insanların beslenmeyle ilgili genel tasası, yeterli miktarda yiyecek bulmakla ilgiliydi. Fazla kilolu olmak, üst sınıflara ait bir özellikti. Kral William’ın kilo aldığında, eskisi gibi rahat ata binebilmek için kilo vermeye teşebbüs ettiği ve bu amaçla yemek yemek yerine şarap içme yoluna gittiği biliniyor. (Biliyorsunuz, günümüzde bunu yapanlara “drunkoreksik” deniyor ve azımsanmayacak sayıdalar.)

Şimdiki anlamıyla kilo vermek için yapılan diyet ise, 19. yüzyılda ortaya çıktı. Öncüleri olarak Sylvester Graham (1795-1851) ve William Banting (1797 – 1878) isimleri veriliyor. S. Graham, beyaz ekmeğin besleyici özelliğinin çok az olduğunu söyleyen ve Graham krakerleri adıyla bilinen ilk diyet yiyeceği de piyasaya çıkaran kişi. W. Banting ise, sağlıktan ziyade sadece kilo verme amacıyla diyet kavramının üzerinde duran ilk kişi. 1863’te kaleme aldığı metinde şu tavsiyelere yer veriyor:

– Her gün, protein, yeşillikler, meyve ve şaraptan oluşan dört öğün ye.
– Şeker ve nişastadan uzak dur.
– Süt, yağ ve et serbest.

Bu diyet biçiminin Atkins diyetinin yaratıcısı olduğuna inanlar var. Banting, bu ilk popüler diyet yöntemiyle oldukça başarılı olmuş.

Kalori Sayma

Diyet tarihinin bir diğer kilometre taşı ise, 20. yüzyılda ortaya çıkan kalori sayma yöntemi. Bunu ortaya atan ise, Kaliforniya’lı doktor Lulu Hunt Peters. Banting gibi, Peters da diyetini kilo verme amacıyla oluşturmuş. Evli hanımların ilgisini çekeceğini düşündüğü kitabında, besinlerin 100’er gramlarında bulunan kalori değerlerini vermiş. Günlük tüketilen besinlerin %60-65’inin karbonhidratlardan seçilmesi gerektiğini söyleyip, ideal kiloyu hesaplama formülü vermiş.

Görüldüğü gibi, her gün farklı farklı diyet biçimleri ortaya atılsa da, sağlık kurumlarınca önerilen beslenme önerileri, 18. yüzyıldan itibaren çok da farklılaşmamiş.

Pin It

6 yorum

  • Aferin iyi halt yemisler :)

  • cok hos bir yazi olmus.
    bahsettiginiz gibi kilolu olmak eskiden zenginlik gostergesiydi, simdilerde ise genetik, seker hastaligi, kotu beslenme duzeni, stres vb etkenlere bagli.
    bu arada Graham krakerlerini cok severek tuketiyor ama boyle bir baslangic hikayesi oldugunu bilmiyordum :)

  • oyle demiceksin, iyi b.k yemisler diyceksin, konseptle uyumlu olsun :)

  • ah bu Lulu teyze hic bize benzemiyor.. O zamandan bu zamana kadar reklamlarimizda ne denirdi? “Once gunes, hava, su,
    sonra bol gida yenir,
    aksama babacigim, unutma ulker getir ”
    http://www.youtube.com/watch?v=QkmsCm4PRfk&feature=related

  • Ama o zamanlar daha az abur cubur ve hazır gıda vardı. Mesela ev buzluğunda dondurma bulundurulabildiğini hatırlamıyorum. Daha çok gofretler yaygındı. Markete gittiğinizde aklınızı çelecek, rengarenk paketli ürün sayısı azdı. Abur cubur alışkanlığı az olunca, zaten bol gıda yemekte de bir sorun olmuyordu.

    Graham krakerlerini bilmiyorum, herhalde bizim meşhur suntalara benzeyen şeylerdir:)

    Şimdi eskilere dönmüşken aklıma geldi: Haşhaşlı çubuklar vardı, naylon poşetlerde satılan. Ne kadar lezzetliydi onlar, nam nam nam:) Dersanede akşamüstleri mutlaka yerdik. Aaaah, ahhh!!!

  • ben de cok iyi hatirliyorum o cubuklari, ekmek firinlarinda bile satiyorlardi bir ara..Graham krakerlerini merak ettim simdi hakikaten.. Onlarla bir aperitif yapmayi deneyebiliriz mesela

Bir Cevap Yazın

(E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.)

/>

Günün Önerisi: Sebzeli Lazanya

Popüler Yazılar