web stats script

HAFiF TARiFLER

Kalori değerleri ile birlikte verilmiş hafif ve yaratıcı yemek tarifleri     

Tatlılar kategorisinde kayıtlı postları görüyorsunuz.

'Tatlılar' kategorisinde nelerimiz var?

Bu çilekleri bir yerde sunulması için hazırladım. Aklımda bunlardan yapmak vardı, ama taşımak zor olacaktı. O yüzden, bu şekilde sunmanın en iyi yol olduğuna inandım. Kremasını evde hazırlayayım diye, bir sürü tarif baktım. Hem krem şanti kıvamında olsun, hem de o kadar köpük köpük olmasın diye. En sonunda çok aceleye geldiği için, Dr Oetker’in vanilyalı hazır pasta kremasından kullandım. Resmini çekmemişim; ama bir kısım kremayı da, ikiye ayırıp çekirdeklerini çıkardığım kayısıların içine sıktım ve aynı şekilde sandviç yaptım. Onlar da güzel oldular. Açıkçası ben çok sevdim bu tatlıyı… Bir daha yaparım mutlaka. Sizce nasıl?

Malzemeler:

- 30 iri çilek
- 1 paket Dr Oetker vanilyalı pasta kreması
- 2 dolu dolu çorba kaşığı labne peyniri

Üzerinde yazan tarife göre kremayı hazırlayın. En sonunda labne peyniri de ekleyin, iyice çırpın. Çileklerin saplarını ayıklayın, yıkayıp kurulayın. Ortadan ikiye bölün. Devrilmeden durabilsinler diye, ufacık bir kesik atın alt tarafına. Krema torbasına koyduğunuz kremayı, çileklerin üzerine sıkın. Kremanın üzerini çileğin diğer yarısı ile kapatın.

Not: Tarifte 30 çilek dedim ama krema 30 çilek için bile çok fazla geliyor. Ya kremanın bir kısmını saklarsınız veya çileklerin yanında 20 tane de kayısı yaparsınız. Dr Oetker pasta kremasının 100 gramındaki besin değerleri de şöyleymiş: 237 kkal, 15.2 gram yağ ve 22.3 gram karbonhidrat.

Öneri: Sunmadan önce, çileklerin kenarlarını bir tabağa koyduğunuz damla çikolatalara batırabilirsiniz. Veya belki, sandvicin arasına birkaç tane de damla çikolata ekleyebilirsiniz.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Becks‘in düzenlediği harika bir etkinliğe katıldım geçen hafta, Mutfak Sanatları Akademisi‘nde. Diğer etkinlikler alınmasınlar ama, şimdiye kadarki en eğlenceli etkinliğimdi diyebilirim:)  En azından bana çok hitap etti. Bir türlü kopamadığım 80′lerden şarkılar eşliğinde yemek pişirmek çok hoştu. Kendimce ciddi bir diyette olduğum için, yemeklerin ve  Becks’lerin tadına pek varamasam da; kullandığımız tariflerden ummadığım kadar lezzetli şeyler çıktı. Sizle yavaş yavaş paylaşacağım. İlki: Kızarmış ananas dilimleri, vanilyalı dondurma ile.

Hem kızartma, hem ananas, yağın içine atılan sulu bir meyve… Yok, hiç şansı yok dedim. Hiç işim olmaz. Ama sonuç harika oldu, hele de dondurma ile birleşince. Rahatlıkla önerebilirim.

Aşağıdaki hazırladığımız unlu karışım, 4 dilim ananas için çok fazla geldi. Bence niyetlenirseniz, ölçüleri yarıya indirin veya 8-10 hatta 12 dilim ananas ile yapın.

Malzemeler:

- 4 taze ananas dilimi
- 200 gram un
- 2 adet yumurta sarısı
- 5 gram kabartma tozu
- 1 şişe soda
- 50 gram toz şeker
- 2 top vanilyalı dondurma

Un, yumurta sarısı, kabartma tozu, soda ve şekeri bir kap içerisinde boza kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Hazırladığınız bu karışıma, ananas dilimlerini batırın, her taraflarını bulayın. Fazla hamurunu silkerek temizleyin ve çok kızgın yağa atın. Altın sarısı rengi aldıklaında yağdan çıkarın ve bir kağıt peçete üzerinde, fazla yağını süzdürün. Yanında vanilyalı dondurma ile servis edebilirsiniz.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Bana gelen e-postalar arasında pastacılığa, şeker hamuru ile pasta veya kurabiye süslemeye merak salanlar vardı. Pastacılık benim de uzaktan takip ettiğim bir dal. Hem öğreneyim diye, hem sizlere gösterebileyim diye, hem de kendi doğumgünü pastamı kendim tasarlamak amacıyla; Pastayım Sana‘nın yaratıcısı Ayşegülden bize bir pasta yapmasını rica ettim. O da seve seve kabul etti. Ardından da Ayşegül’le ufak bir röportaj yaptım. (Biz pastayla uğraşırken, 2 yaşındaki oğlu Deniz’in eline ufak bir merdane, minik bir parça hamur ve minicik kalıplar verdik; o da kendi kendine oyalandı. Ayşegül Deniz’i de alıştırmış, bütün aletlerin ismini benden iyi biliyor. Bu meydaaaayee, bu okyavaaaa!) Bakalım bu bilgiler sizin için de faydalı olacak mı?

Öncelikle, bir gün önceden hazırlayıp, bir gece buzdolabında beklettiğiniz bir pastanız olması gerekiyor. Ben çikolatalı pasta sevdiğimi söylediğim için, Ayşegül özel pastası olan, muzlu, portakallı, yuvarlak bir çikolatalı pasta hazırlamıştı. Pasta şeker hamuru ile kaplanacak ve süslenecek olduğundan, tabii ki renkli şeker hamurlarına ihtiyacınız olacak. Şeker hamurları, pasta malzemeleri satılan dükkanlarda satılıyor. Ortalama 1 kilosu 10-12.5 TL arası. 10 kişilik bir pastanın kaplaması için, 850 gram kadar bir şeker hamuru gerekiyor. Üzerine ekleyeceğiniz fazladan figürler ayrı tabii. Şeker hamuru alırken, üretim-son kullanma tarihlerine dikkat etmek gerekli. Bayatlamış hamurlar çok sert olabiliyormuş. O zaman da kan ter içinde kalıyorsunuz yoğurmak ve açmak için. Ama hamurun bayatlığı görüntüsünü ve tadını pek de etkilemiyormuş.

Bir diğer önemli kural ise, çalışacağınız zeminin ve aletlerin çok temiz olması. Çünkü şeker hamurunu merdane  veya oklava ile açacağınız için, tezgahtaki her türlü tozu, kiri üzerine alacaktır. Aynı şekilde, ellerin de bir o kadar tertemiz olması gerekiyor (yemek yaparken her zaman olduğu gibi). Pasta yapmaya başlamadan önce, ufak bir temizlik faslı gerekiyor.

Biz pastamızı beyaz ile kaplayacağımız için, tezgaha bir miktar pudra şekeri serpiyoruz. Başka renk hamur da kullansanız, yine pudra şekeri kullanacaksınız açmak için. Pudra şekeri hamurun yapışmasını önlüyor; rengine bir etki yapmıyor. Pastamızın yüksekliği dahil, ölçüsünü alıyoruz. Hamuru kaç cm açacağımızı belirledikten sonra, hamuru açıyoruz.

Burada marifet, hamurun üzerinde hava baloncukları bırakmamak. Ama kalırsa da üzülmeyin; nasılsa ütüleyeceğiz. Tezgahta açtığınız hamuru pastanın üzerine, oklava ve merdaneniz yardımıyla taşıyıp yerleştirebilirsiniz.

Hamuru pastanın üzerine yerleştirdikten sonra, elinize plastikten ütü şeklinde bir araç alıp, hamuru iyice düzleştiriyorsunuz. Pastayı döner bir tablaya koymanızda fayda var. Çevire çevire, hem üstünü, hem kenarlarını sabırla düzleştiriyorsunuz.

Şimdi kenarda kalan fazlalıkları, döner bir bıçak yardımıyla kesiyoruz. Artık pastanızın süslenmemiş hali hazır. Siz diğer süsleri hazırlarken pastanızı buzdolabına koyabilirsiniz. Şeker hamuru oda sıcaklığında biraz yumuşuyor; yine de şeker hamurunu kullanmanın ideal sıcaklığı oda sıcaklığıymış.

Ben beyaz papatyaları ve az renkli pastalardan hoşlandığımı söylemiştim. Biz de üzerinde papatyalar olan ve sürekli yapılacakları not ettiğin not defterimin olduğu bir tasarım yapalım dedik. Deftere de, yenilebilir mürekkebi olan (yazdığım kalem çikolatalıydı) kalemlerle yazı yazdım. Defteri yapabilmek için, önce siyah şeker hamurundan kabını yaptık. Ardından üzerine tek tek beyaz sayfaları koyduk. (Siz diğerleriyle uğraşırken, bitirdiğiniz figürleri buzdolabında bekletebilirsiniz.)

k

Spirallerin konulacağı delikleri, kalınca bir pipet ile çıkardık. Delikleri üstüste getirip, aralarından siyah hamurla yaptığımız spiralleri geçirdik. Ayşegül, üzerine de mavi bir kalem kondurdu. Çiçek desenlerini yapmak için, yine pasta malzemeleri satan dükkanlarında satılan aparatlar var. Çiçekleri pastaya glikoz ile de yapıştırabilirmişiz, ama su ile de yapışıyor. Yapıştıracağınız yere, ufak bir fırça veya parmağınızla biraz su sürün, ardından çiçeği yapıştırıverin. Pastanın çevresine de, eğer keserken bir hata olduysa kapatması ve bir çerçeve oluşturması için uzun ince bir şerit geçirin. Biz onu da beyaz geçirdik.

Bu arada, kurabiye yapımı da çok ilgimi çekiyordu. Ayşegül, bir cafe için kurabiyeler hazırlamış. Artan boş kurabiyeler vardı. Hemen onları da süsledik. Hatta bir tanesi benim; mavi elbiseli olan:) Kurabiye süslemesi çok daha kolay tabii… Şeker hamurunu, kurabiyeyi kestiğiniz kalıp ile kesiyordunuz. Hafifçe sürdüğünüz su ile kurabiyeye yapıştırıyorsunuz. Üzerini de istediğiniz süslerle renklendiriyorsunuz. Bence şeker hamuru ile ilgilenenler kurabiye ile başlayabilirler.

Ben öyle yapacağım:) Yeni bir masraf kapısı açıldı; gidip birkaç ufak kalıp ve şeker hamuru almam lazım tez zamanda:)

Bu işe nasıl başladın Ayşegül?

Herşey  Deniz’in (2 yaşındaki oğlum) 1. doğum günü pastasıyla başladı. İlk yaş pastası olduğu için aylar önceden heyecana kapılıp nereye yaptırsam, nasıl bir model seçsem diye düşünüp araştırırken, pastalara bakıp bakıp “bunları ben yapamaz mıyım” deyip kolları sıvadım. Biraz internetten araştırdım, kitaplar aldım. Mutfak bilgim zaten vardı; çocukluktan beri de seramik yaptığım için ilk pasta hiç de fena olmadı. Kendi ablam bile pastayı benim yaptığıma inanmadı :)

Pasta ve kurabiyelerini yaparken nelere dikkat ediyorsun?

Pastaların tasarımı kadar içi de çok önemli benim için. Maliyeti düşük tutma kaygım hiç olmadı. Kaliteli ve bol malzeme kullanıyorum. Bütün yaptığım pastaları, sanki Deniz yiyecekmiş gibi özenerek yapıyorum. Sağlıksız malzemeler kullanmıyorum. Mevsimi olmayan meyveleri kullanmıyorum örneğin… Fabrikasyon bir üretim yapmadığım için, bu durum pasta çeşitlerinin biraz kısıtlı kalması demek oluyor. Ama herkes bunu anlayışla karşılıyor, hatta memnun oluyorlar. Yağ ve şeker miktarlarını azaltarak kullanıyorum. Pastaları krem şanti veya hazır krema yerine, klasik ev muhallebisi ile hazırlıyorum. Böylece oldukça hafif oluyorlar.

Değişik istekler oluyor mu?

Evet, oluyor. İlginç siparişler gelmesi benim de hoşuma gidiyor, çünkü bana da yeni fikirler veriyor. Ve insanların eğilimlerini anlamış oluyorum. Örneğin bir müşterim eşinin doğum günü için, dışı tamamen pasta gibi süslenmiş bir havuçlu kek istedi. Eşi kilosunu korumaya çok dikkat ettiği için böyle bir tercih yapmıştı. Çok hafif olduğu için çok memnun kalmışlar…

Peki müşterilerin yeni eğilimleri ne yönde?

Çocuğu 1 dilim bile yiyecek olsa, şeker hamuru veya herhangi bir gıda boyası kullanılmasını istemeyen bir grup var mesela. Organik un, esmer şeker, organik meyvelerden yapılmış pasta isteyenler var. Bu çok güzel, ama tek dezavantajı fiyatı çok yukarı çekiyor olması.

Fiyat demişken, piyasada çok çeşitli pasta fiyatları görüyorum; çok pahalılar da var, daha uygun fiyatlılar da. Bunun sebebi nedir? Malzeme ve teknikte çok farklılıklar var mı?

Aynı firmanın pastaları arasında bile fiyat farkı olabilir. Burada en büyük payı el işçiliği alıyor tabii. Bazı pastalarla 2 saat uğraşıyorsunuz, bazı pastalarla 8 saat… Malzeme de fiyatı doğrudan etkiliyor. En iyi malzemeleri, bol kullanırsanız; pastanın dilim fiyatı bir anda yükseliyor. Bu konuda müşterilerin biraz bilinçli ve anlayışlı olması gerekiyor. Yani pahalı bir pasta, illa kazıklandığınız anlamında olmayabilir; aksine büyük ihtimalle o pastanın içindeki malzemeler çok daha kalitelidir.

Bir de kurabiye kiti gördüm. O nasıl birşey?

Pratik şeyler her zaman ilgimi çeker. Hobi olarak kurabiye süslemeye merakı olup da, bu işin ilk aşaması olan kurabiyeyi hazırlamaya vakti ve sabrı olmayanların işini kolaylaştırmak istedim. Bu kitin içinde şunlar var: Kişinin seçeceği bir kurabiye kalıbı, bu kalıpla hazırlanmış kurabiyeler, iki renk şeker hamuru ve sprinkle, yani minik süsleme şekerleri. Merakı olanlar bu kit ile çok hoş hediyelik kurabiyeler hazırlayabilirler.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Şu güzelliklere bakar mısınız? Partilerde veya açık büfe tatlı masalarında yenmek için hazırlanmış. Çok hoş gözüküyor. Ama benim gözümü tırmalayan şu oldu: Bu kadar uğraşılmış, böyle estetik bir görüntü elde edilmiş; ama sanki plastik kaşıklar işi biraz bozmuş. Onlar da son derece sempatikler, renkli renkli; ama metal kaşıklarda sunulsa çok daha etkileyici olurmuş gibi geldi bana.

Bu süper fikir ve el işçiliği için, Delicious, Delicious, Delicious‘ın eline sağlık diyorum. (Sen bakma benim ukalalığıma Delicious; oturulan yerden tenkit etmek hep çok kolay olmuştur:) Kaşıkların içine önce eritilmiş çikolata doldurmuş. Ardından da çeşitli süslerle süslemiş. Daha ayrıntılı resimlere buradan ulaşabilirsiniz…

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Daha önce papatya ekmek ile bize ilham veren Minjina Kuhinjica, yine harikalar yaratmış. Gerçekten gördüğüm en yaratıcı kişilerden biri; siz de görüyorsunuz zaten. Blogunda gezmek, resmen görsel bir şölen. Her yaptığıyla birbirinden değişik teknikler öğretiyor. Bir de Sırpça değil, İngilizce olsaydı; çok daha rahat olacaktı anlamam:) Çikolatadan kaseler hazırlamayı göstermiş. Bize gereken bir balon, krema ve eritilmiş çikolata.


Resimlere bakarak, nasıl yaptığını anlayabiliyoruz aslında. Önce bir kaseye erimiş beyaz çikolata koyuyor. Ardından erimiş siyah çikolata ile desenler yapıyor.

Şişirdiği bir balonu kaseye batırarak, çikolata ile kaplıyor. (Dikkat: Çikolata biraz soğuyunca batırmak lazım; sıcakken batırırsanız patlıyormuş.) Balonu bu şekilde donduruyor. Ardından, balonu indiriyor ve ortaya harika bir kase çıkıyor. İçini neyle doldurduğunuz size kalmış.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
10.Şubat.2010

Bizim ailede helva müdürü teyzemdir. Nerede helva yapılması gerekse, o çağrılır; çünkü herkes helvasını çok beğenir. Helva yapımı, üşenmeden uzun bir süre irmikleri kısık ateşte kavurmayı gerektiriyor. Dolayısıyla iyi helva yapabilmek; sabırlı bir insan olmakla doğrudan bağlantılı:) Sinangil marka irmiğimi, güzel bir (sütlü) irmik helvasında değerlendirmek istedim. İşte o tarif:

Malzemeler:

- 1.5 su bardağı irmik
- 100 gram tereyağ
- 1 su bardağı süt
- 1 su bardağı su
- 1 su bardağı + 2 çorba kaşığı toz şeker
- 1 avuç dolmalık fıstık
- 1 paket vanilya

İrmiği, yağı ve fıstıkları tencereye koyun. En kısık ateşte, yaklaşık 45-50 dakika boyunca kavurun. Hem fıstıkların, hem de irmiklerin rengi dönünceye kadar kavurmanız gerekiyor. Zaten irmik helvası yapmanın tek zor tarafı da burası.


Başka bir kaba, 1 su bardağı şekeri ve vanilyayı, soğuk süt ve soğuk su karışımına ekleyip, eriyinceye kadar karıştırın. İrmiğin kavrulması bitince, bu karışımı irmiğin üzerine dökün. Yine kaynayıncaya kadar karıştırmaya devam edin. Göbek atmaya başlayınca, kapağını kapatın ve suyunu iyice çekmesi için biraz ocak üzerinde bırakın.

Suyunu çekince altını kapatın ve 2 çorba kaşığı toz şekeri üzerine serpin, karıştırın. Bir süre dinlendirdikten sonra, üzerini tarçınla süsleyip ikram edebilirsiniz.

Not: Helvanın asıl tarifinde 125 gram tereyağı diyor; ben de öyle yaptım. Ancak çok fazla yağlı geldi bana. Bir daha kesinlikle 125 gram kullanmayacağım, 100 gram gayet kafi. Ama eğer yağı bol helvaları seviyorsanız, 125 gram kullanın.

Yukarıdaki malzemelerle yapılan irmik helvasından, resimlerdeki gibi 13 top çıkıyor. Buna göre,

1 top irmik helvasındaki kalori değeri: 173 kkal

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Geçen sene de kutlamıştık; bu sene de kutlayalım bari! (Nutella ile ilgili bazı ilginç bilgileri ilk postumda bulabilirsiniz.) Dünya Nutella gününüz kutlu olsun:)

Bu da yorumlarda Serap hanımın bahsettiği Nutella kavanozu:

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
3.Aralık.2009

Artık herkes, o veya bu sebepten pasta yemekten çekiniyor. Çiçek deseniz gösterişli, ama kısa ömürlü. En az pasta kadar lezzetli ve bir çiçek buketi kadar gösterişli bir hediye isterseniz, size harika bir önerim var: Meyveden yapılmış buketler.

meyve sepetleri 1meyve sepetleri 2

Sırf meyve de kullanılmıyor; aralara kurabiyeler, çikolatalar da koyabiliyorlar. Geçenlerde bir arkadaşım anne ve babasının evlenme yıldönümü için taa Amerika’dan sipariş vermiş. Çok beğenmişler, meyvelerin taze ve lezzetli olduğunu söylemişler.

meyve sepetleri 4

meyve sepetleri 3

Bence harika bir fikir! Genelde pastalarda, çiçeklerde az renkli, sade desenlileri beğenirim. Ama bu tarz buketlerde ne kadar çeşit olursa, o kadar güzel olur. Hani bir gün bana getirmeyi düşünenler için söylüyorum:) Kesenize uygun bir seçenek bulmak da mümkün.

Benim ilk araştırmada bulduğum firmalar: Bonnyfood ve Magic Fruit Flowers. (Eminim başkaları da vardır. Firma sahipleri bana firma isimlerini yazarlarsa, burada yayınlarım.)

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

İhtiyacınız olan ilk şey şeker hamuru. Bu şeker hamurlarını, benzeteceğiniz şeye göre renklendirmeniz gerekiyor. O yüzden gıda boyalarınız da yanınızda olsun. Savory Sweet Life, şeker hamurunu hazır satılan şeker hamuru tozlarıyla elde etmiş. Bilmiyorum, Türkiye’de de böyle bir toz var mı? Pastacılık dünyasından (biraz da isteyerek) uzaktayım.

Hamurunuzu, pudra şekeri veya mısır nişastası yardımıyla açın. Yaprakları görmek istediğiniz kalınlığa kadar inceltebilirsiniz. Yaprak şeklindeki bir kurabiye kesicisi yardımıya parçalar çıkarın. İyice temizlediğiniz bir yaprağın üzerine streç film koyup, yaprağı koyun. (Resimde gözükmüyor, ama onlar da koymayı unutmuşlar fotoğraf çekmeye dalıp. ) Bir merdane yardımıyla, yaprağın şeklini bozmadan, gerçek yaprağın dokusunu almasını sağlayın.

Ardından, yaprakları buruşturulmuş bir alüminyum folyo içerisine, doğal bir şekilde bırakın. Yapmaya çalıştığımız şey, doğal bir şekilde kurumalarını sağlamak.

Bundan sonra, boyama faslı geliyor. Boyamak için su yerine votka kullanılması öneriliyor. Alkol çok kolay buharlaştığından, çok daha iyi sonuçlar veriyormuş.

Hem ön yüzlerini, hem de arka yüzlerini boyamayı unutmayın.

Boyama konusundaki maharet size kalmış. Tabii kullanmadan önce, yaprakların iyice kurumasını beklemelisiniz.

Kaynak: Savory Sweet Life – How to Make Gum Paste Leaves

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Bisküvi arasına konulan dondurmalar çok lezzetli oluyor. Yapımı da çok kolay. Özellikle çocuklu misafirleriniz gelmeden bir gece önce şipşak hazırlayıp, çocukların gözünde bir kraliçeye dönüşebilirsiniz:)

Malzemeler:

- Her bir sandviç için, büyük bir top dondurma ve 2 yuvarlak ve ince kurabiye.
- Kenarlarını süslemek için: Damla çikolata, file fındık, file badem, vs.

Piyasada çok güzel kurabiyeler var artık. Mesela Hanımeller’in Kurabiyem markasıyla çıkardığı kurabiyeler, resmen evde yapılanlar gibi. Çok lezzetliler. Ama bu tarif için biraz yumuşak kalabilirler. Kullanacağınız bisküvilerin biraz daha sert, çok rahat kırılmayacak gibi olması gerek. Mesela çocukluğumuzda çok yediğimiz kakaolu bisküviler gibi. Evde yapmak isterseniz, bakacağınız tarif belli: Çikolatalı kurabiye.

Dondurmayı buzluktan çıkarıp, biraz yumuşamasını bekleyin. Sandviçleri hemen ikram etmeyecekseniz, kapaklı bir kap içinde buzlukta da saklayabilirsiniz. Her kata birer yağlı kağıt serin ki, sandviçler birbirlerine yapışmasın.

Bir kurabiyenin üzerine bir top dondurmayı koyun. Üzerini diğer bir kurabiye parçasıyla kapatıp, biraz bastırın. Kenardan fırlayan dondurma varsa, bıçakla düzeltin. Tabağa koyduğunuz istediğiniz bir çeşit süsleme malzemesinin içerisinde, tekerlek gibi dolaştırın. Herşey bu kadar basit.

Tavsiye: Dondurmaları ikram etmeden önce 6 saat kadar buzlukta bekletmeniz öneriliyor. Çünkü bu işlemler yapılana kadar dondurma iyice kendini bırakıyor ve  yaptığınız sandviç yapış yapış bir hale geliyor.

Kaynak: Once Upon a Chef – Homemade Ice Cream Sandwiches

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Artık evinizde de butik pastalardaki gibi süsler yapabileceksiniz. Eliniz alışıncaya kadar, biraz zorlanabilirsiniz; ama yılmazsanız çok hoş süslemeler yapabilirsiniz.

Malzemeler:

- 1 su bardağı toz şeker
- Üzeri yağlanmış yuvarlak tahta bir kaşık sapı

Yarım su bardağı toz şekeri, kalın tabanlı bir tencerede, orta harlı ateşe koyun. Arada bir karıştırarak, şekerin erimesini sağlayın. Şeker kahverengi-altın rengi karışımı bir hale gelmeli.

Ardından kalan yarım su bardağı şekeri de, erimiş şekerin içine katın ve yavaşça karıştırın. Önceleri biraz koyu kıvamlı ve pütürlü gibi gelebilir, ama bir süre sonra kıvamı çok incelecektir.

Şeker iyice sıvılaşana ve koyu kahve bir renk alana kadar pişirmeye devam edin. Zaten ortama karamel kokusu yayılacaktır. Resimdeki hale gelince, daha fazla ateşte tutmayıp bir kenara alın. Çok da fazla tutarsanız acılaşacaktır. Şimdi en önemli kısım geliyor: Şekeri soğutmak. Oda sıcaklığına bağlı olarak 5-10 dakika boyunca soğutmak gerekebilir. Şekerin koyu bir kıvama gelmesini istiyoruz. Yani içine bir kaşık soktuğumuzda, kaşığı kaldırmak zor olmalı. Ama şekil veremeyeceğimiz kadar da sert olmamalı.

Şekeriniz çalışılabilecek bir kıvama geldiğinde, çevresine şekeri saracağınız kaşık sapını sıvı yağ ile iyice yağlayın. Bir kaşık ile, şekeri sapın çevresine sarın. Arada koparsa, koptuğu yerden yine başlayın. Bittikten sonra biraz sertleşmesini bekleyin ve çok dikkatle saptan ayırın.

Kaynak: About.com – Sugar Corkscrews

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Emine teyzenin bize Mudanya’da yaptığı ve ismini tiramisudan etkilenerek, “incirmisu” koyduğumuz tarifi, bakalım beğenecek misiniz?

Kek için malzemeler:

- 3 yumurta
- 1 su bardağı un
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 paket kabartma tozu
- 1 bardak dövülmüş ceviz
- 7 doğranmış kuru incir

Muhallebisi için malzemeler:

- 750 gram süt
- 2 yemek kaşığı un
- 2 yemek kaşığı nişasta
- 5 yemek kaşığı toz şeker

Şerbeti için malzemeler:

- 1 su bardağı su
- Yarım su bardağı toz şeker
- 1 yemek kaşığı nescafe

Kek için öncelikle yumurta ve şekeri çıpın. Ardından içine sırasıyla tüm malzemeleri ekleyin ve çırpın.

Önceden ısınmış 180 derece fırında kekiniz pişerken, piştikten sonra üzerine dökmek için şerbetini hazırlayalım. Bunun için su, şeker ve nescafeyi bir kapta iyice karıştırın.

Kekin üzerine nescafeli suyu gezdirdikten sonra, muhallebiyi de pişirin.

Muhallebiyi kekin üzerine dökün. Üzerini yine nescafe ile süsleyebilirsiniz.

Öneri: Bence içindeki nescafe, incirin aromasını öldürüyor. Sanki nescafe olmadan incir aromasıyla daha güzel olabilirdi.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
26.Eylül.2009

Bu tarifi, Deryayla‘da okuduğumdan itibaren denemek için fırsat kolluyordum. Kısmet bayramaymış. Hem kekli baklavayı denemiş oldum, hem de baklava yufkası ile börek yapmayı. Baklava yufkası gerçekten de çok hoş birşeymiş; tabii kullanılan tereyağın da hakkını yememek lazım. Evet, bugünkü tarifle blogumun konseptinin dışına çıkıyorum; ama bayram vesilesiyle hoşgörün artık:) Kalorisini de kesinlikle hesaplamayacağım, ama siz bilin ki korkunç derecede yüksek; öyle böyle değil:)

Malzemeler:

- 20 adet baklavalık yufka
- 125 gram tereyağ

Keki için malzemeler:

- 3 yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 su bardağı un
- 1-1.5 su bardağı dövülmüş ceviz
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya

Şerbet için malzemeler:

- 3.5 su bardağı toz şeker
- 3.5 su bardağı su
- 3-4 damla limon suyu

Önce şerbetini hazırlayıp, bir kenarda soğutmamız gerekiyor. Bir tencereye şekeri ve suyu koyun, kaynatın. Kaynadıktan sonra içine 3-4 damla limon damlatın.

Bir de kekini hazırlayalım: Her kekte olduğu gibi, önce şeker ve yumurtayı beyazlaşıncaya kadar iyice çırpın. Ardından diğer malzemeleri de ekleyip çırpmaya devam edin.

Şimdi geçelim asıl baklava kısmına. Tereyağını bir cezvede eritin. Bir fırça yardımıyla fırın tepsisinin en altını yağlayın ve 2 kat baklava yufkasını yayın. Yufkaların üzerine yine tereyağı sürün. 2 kat daha yufka koyun, yine yağlayın. Bu işlemi 20 yufka bitene kadar uygulayın. Ama 10. kattan sonra kek hamurunu dökün; aynı börek harcı gibi. İşiniz bittiğinde, keskin bir bıçak ile baklavayı dilimleyin. Kalan tereyağını da üzerine gezdirdikten sonra, önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 20 dakika pişirin. Fırından çıkardıktan sonra, soğumuş şerbetini de üzerine dökün. Dinlendirdikten sonra ikram edebilirsiniz.

Öneri: Ben piyasada iki farklı baklavalık yufka markası gördüm: Biri Yu-ka, diğeri Seğmen. Bu baklavayı Yu-Ka ile yaptım. Katları çok düzgün belirlenmişti. Hiçbir tarafı yırtık değildi. Çok memnun kaldım. Ertesi gün gideceğimiz piknik için, börek yapalım dedik. Bu sefer markette Yu-Ka kalmadığı için Seğmen aldım. Açıkçası memnun kalmadım; içinden yırtık çıktı ve tepsi böreği yapmak zorunda kaldık. Yırtık kısımları ortasına döşedik. (Bizim kırpık pizza gibi.) Oysa tek tek yapmak istiyorduk börekleri.

Yu-Ka’nın içinden 25 yufka çıkıyor. Seğmen’in üzerinde yazmıyor kaç tane çıktığı, ben de saymadım. ama herhalde o da 25 civarıdır.

Baklavayı mini fırın tepsisinde yaptığım için, yufkalar büyük geldi. Ben de kenarlarından kestim; daha sonra yapacağımız böreğin içine ekledik. Kekinin içine koyduğunuz cevizleri mümkün olduğunca ince doğrayın ki, benim gibi kesmekte zorlanmayın. Mini fırın olduğu için, 20 kat yerine 16 veya 18 kat yufka kullandım, ama 20 katı da kaldırırmış aslında. Şerbetini 3.5 bardak yerine, 3 bardak ölçüsüyle yaptım. Ben çok fazla yiyemesem de, bir dilim yiyerek tadına baktım. Lezzeti çok çok güzel oldu; tereyağ gerçekten çok güzel bir lezzet veriyor. 3 bardak şeker kullanmama rağmen, çok fazla şekerliydi. Aşırı demeyeyim, ama gerçek bir baklavadaki kadar şeker vardı. Fakat gerçek baklavadaki gibi, kıtır kıtır olmadı benimki. Daha yumuşak kıvamlı oldu. Belki 20 kat yufka kullansaydım, daha tok olabilirdi.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
18.Ağustos.2009

Bizim bugüne kadar, jöle kullanılan birçok tarifimiz oldu:

- Jöleli Yalancı Tavuk Göğsü
- Meyveli Jöleler
- İki Renkli Sütlü Tatlılar
- Narlı Jöle

Ama bu da en az onlar kadar cici… Mutfakta yaratıcılık sınır tanımıyor.

Malzemeler:

- 1 kavun (yuvarlak formda olanlar tercih edilebilir.)
- 1 paket jöle
- Meyve parçaları

Kavunu ortadan ikiye kesin. İçindeki çekirdekleri boşaltın. Bir tarafta da jöleyi hazırlayın. Jölenin kaynarlığı biraz gidince, kavunun içine dökün. İçine de istediğiniz meyve parçalarını atın. Buzdolabında dondurduktan sonra, dilimleyerek servis edevilirsiniz.

Bu değişik fikir için eCurry‘e sonsuz teşekkürler…

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
22.Haziran.2009

Efser bu tarifi La Cucina Italiana dergisinden almış. Birkaç ölçüyü değiştirmiş ve tam tutan ölçüleri bulmuş. (Tam tutan ölçüler parantez içinde yazılanlar.) Eskiden şimdiki gibi sanat eseri pastalar çok nadirdi, çeşitler daha sınırlıydı. Biz sık sık Alman pastası alırdık; tazesinin tadını birçok sanat eseri pastaya değişmem doğrusu.

Hamuru için malzemeler:
- 5 su bardağı un
- Yarım paket yaş maya
- 2 yumurta
- 2 yemek kaşığı yoğurt
- 30 gr tereyağ (1 yemek kaşığı margarin)
- 1 çay bardağı süt
- 1 çay bardağı toz şeker
- 1 tatlı kaşığı mahlep
- 1 tutam tuz
- 1 çay bardağı su

Kreması için malzemeler:

- 2 yumurta sarısı (1 bütün yumurta)
- 3 su bardağı süt
- 4 yemek kaşığı un
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 paket vanilya
- 100 gr çilek (İnce doğranmış kuru kayısı kullandım.)

Üzerini süslemek için: İnce dövülmüş antep fıstığı ve pudra şekeri

Unu bir kaba koyup, ortasını havuz şeklinde açın. İçine maya, yumurta, yoğurt, süt ve yumuşatılmış yağı ilave edin. Unun etrafına tuzu ve toz şekeri serpiştirin. Karışımı ortadan başlayarak ve unu yavaş yavaş ilave
ederek yoğurun. Hazırladığınız hamuru dilediğiniz büyüklükte parçalara ayırın. Hamurların üzerine elinizle hafifçe bastırarak tepsiye yerleştirin. Mayalanması için 45 dakika bekleyin. 175 derece fırında pişirin.

Kreması için yumurta, süt, un ve şekerle muhallebi yapın. Piştikten sonra ocaktan alarak vanilyayı ekleyip, iyice karıştırın. Kekler pişip ılındıktan sonra, üst kısma daha yakın olacak şekilde bıçakla ikiye kesin. Sıkma torbasıyla veya çay kaşığı ile kremayı paylaştırın. Dilimlenmiş meyveleri de ekleyin. İnce dövülmüş antepfıstığına bandırabilirsiniz. Üzerlerine pudra şekeri serpip, servis yapın…

Yukarıdaki ölçülerle hazırlanan malzemelele yaklaşık 13 tane minik Alman pastası elde ediliyor. Buna göre,

1 adet Alman pastasındaki kalori değeri yaklaşık: 211 kkal

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
23.Mayıs.2009

Gerçekten abartmışlar ve junk food’a noktayı koymuşlar… Ama şaka maka, Kit Kat’lar güzel durmuş:)

Kaynak: Paige Pantry – Kit Kat & M&M Birthday Cake

Related Posts with Thumbnails
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark