Meyve salatalarını artık cici cici sunun:)
Kaynak: Bakers Royale
14 yorum 0-100 kkal, Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar
Meyve salatalarını artık cici cici sunun:)
Kaynak: Bakers Royale
14 yorum 0-100 kkal, Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar
Şekildeki gibi kekler nasıl hazırlanıyor, bilmiyordum ben. Belki siz de bilmiyordunuz; o zaman Delectable Deliciousness‘a bir göz atmanız gerekiyor. Meğerse, bir tepsiye kakaolu hamur, istenilen tipte şeritler halinde sıkılıp dolapta donduruluyormuş. Sade kek hamuru ise, bu şeritlerin üzerine dökülüyormuş.
6 yorum Kekler ve Kurabiyeler, Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar
Knorr‘un yeni ürünlerini Mutfak Sanatları Akademisi‘nde deneme fırsatı buldum. İçlerinden özellikle bir tanesi hoşuma gitti: Fırında Tavuk Çeşnisi. Paketin içinde, bir fırın torbası, kilidi ve 1 kilo tavuğa yetecek kadar bir baharat karışımı bulunuyor. Çeşitli lezzetleri mevcut, örneğin baharatlı-sarımsaklı, mangal lezzeti veya dağ kekikli-susamlı. Tavukları biraz sıvıyağa batırıp, baharat karışımına buluyorsunuz. Torbanın içine koyuyorsunuz. Torbanın içine ayrıca, lezzet versin diye, havuç dilimleri veya soğan da ekleyebilirsiniz. Torbanın ağzını bağlıyorsunuz, üzerine de bıçakla bir delik açıyorsunuz. Önceden ısıtılmış 220 derece fırında yarım saat kadar süreyle pişiriyorsunuz. Tavuklar yumuşacık ve lezzetli oluyor. Evde yemek hazırlayacak vakit bulamadığınızda, dışarıda yemek yerine; biraz tavuk alıp eve gidebilirsiniz. Yarım saatte bir yemek hazır.
Siz de benim gibi baharat karışımı nelerden oluşuyor diye merak edenlerdenseniz, dağ kekikli-susamlı olanın içeriği şöyle: %11,4 oranında susam ve toz acı kırmızı biber karışımı, %5.9 oranında dağ kekiği, kişniş, karabiber, iyotlu tuz, mısır nişastası, şeker, kurutulmuş öğütülmüş sarımsak, sirke tozu, bitkisel sıvı yağ, kavrulmuş soğan aroması.
Mısır nişastası ve şeker ihtiva etmesi benim açımdan kötü, ama paketin üzerinde koruyucu madde içermediği yazıyor. Gerçekten de E-xxx tipinde ek maddeler içermiyor; bu açıdan içimiz rahat olabilir.
6 yorum Et yemekleri, Etkinlikler, Pratik Yöntemler
Bu resmi bir arkadaşım yolladı dün, o yüzden asıl kaynağını bilmiyorum. Ama ben bayıldım bu fikre:) Resimden anlaşılıyor, ama ben özetleyeyim: İncesinden bir çeşit spagetti alıyorsunuz. Dilimlediğiniz sosislerin içine spagettileri saplıyorsunuz. Sonra makarnalar haşlanıncaya kadar haşlıyorsunuz. Sonuç en son resimde!
19 yorum Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar
Bana gelen e-postalar arasında pastacılığa, şeker hamuru ile pasta veya kurabiye süslemeye merak salanlar vardı. Pastacılık benim de uzaktan takip ettiğim bir dal. Hem öğreneyim diye, hem sizlere gösterebileyim diye, hem de kendi doğumgünü pastamı kendim tasarlamak amacıyla; Pastayım Sana‘nın yaratıcısı Ayşegül‘den bize bir pasta yapmasını rica ettim. O da seve seve kabul etti. Ardından da Ayşegül’le ufak bir röportaj yaptım. (Biz pastayla uğraşırken, 2 yaşındaki oğlu Deniz’in eline ufak bir merdane, minik bir parça hamur ve minicik kalıplar verdik; o da kendi kendine oyalandı. Ayşegül Deniz’i de alıştırmış, bütün aletlerin ismini benden iyi biliyor. Bu meydaaaayee, bu okyavaaaa!) Bakalım bu bilgiler sizin için de faydalı olacak mı?
Öncelikle, bir gün önceden hazırlayıp, bir gece buzdolabında beklettiğiniz bir pastanız olması gerekiyor. Ben çikolatalı pasta sevdiğimi söylediğim için, Ayşegül özel pastası olan, muzlu, portakallı, yuvarlak bir çikolatalı pasta hazırlamıştı. Pasta şeker hamuru ile kaplanacak ve süslenecek olduğundan, tabii ki renkli şeker hamurlarına ihtiyacınız olacak. Şeker hamurları, pasta malzemeleri satılan dükkanlarda satılıyor. Ortalama 1 kilosu 10-12.5 TL arası. 10 kişilik bir pastanın kaplaması için, 850 gram kadar bir şeker hamuru gerekiyor. Üzerine ekleyeceğiniz fazladan figürler ayrı tabii. Şeker hamuru alırken, üretim-son kullanma tarihlerine dikkat etmek gerekli. Bayatlamış hamurlar çok sert olabiliyormuş. O zaman da kan ter içinde kalıyorsunuz yoğurmak ve açmak için. Ama hamurun bayatlığı görüntüsünü ve tadını pek de etkilemiyormuş.
Bir diğer önemli kural ise, çalışacağınız zeminin ve aletlerin çok temiz olması. Çünkü şeker hamurunu merdane veya oklava ile açacağınız için, tezgahtaki her türlü tozu, kiri üzerine alacaktır. Aynı şekilde, ellerin de bir o kadar tertemiz olması gerekiyor (yemek yaparken her zaman olduğu gibi). Pasta yapmaya başlamadan önce, ufak bir temizlik faslı gerekiyor.
Biz pastamızı beyaz ile kaplayacağımız için, tezgaha bir miktar pudra şekeri serpiyoruz. Başka renk hamur da kullansanız, yine pudra şekeri kullanacaksınız açmak için. Pudra şekeri hamurun yapışmasını önlüyor; rengine bir etki yapmıyor. Pastamızın yüksekliği dahil, ölçüsünü alıyoruz. Hamuru kaç cm açacağımızı belirledikten sonra, hamuru açıyoruz.
Burada marifet, hamurun üzerinde hava baloncukları bırakmamak. Ama kalırsa da üzülmeyin; nasılsa ütüleyeceğiz. Tezgahta açtığınız hamuru pastanın üzerine, oklava ve merdaneniz yardımıyla taşıyıp yerleştirebilirsiniz.
Hamuru pastanın üzerine yerleştirdikten sonra, elinize plastikten ütü şeklinde bir araç alıp, hamuru iyice düzleştiriyorsunuz. Pastayı döner bir tablaya koymanızda fayda var. Çevire çevire, hem üstünü, hem kenarlarını sabırla düzleştiriyorsunuz.
Şimdi kenarda kalan fazlalıkları, döner bir bıçak yardımıyla kesiyoruz. Artık pastanızın süslenmemiş hali hazır. Siz diğer süsleri hazırlarken pastanızı buzdolabına koyabilirsiniz. Şeker hamuru oda sıcaklığında biraz yumuşuyor; yine de şeker hamurunu kullanmanın ideal sıcaklığı oda sıcaklığıymış.
Ben beyaz papatyaları ve az renkli pastalardan hoşlandığımı söylemiştim. Biz de üzerinde papatyalar olan ve sürekli yapılacakları not ettiğin not defterimin olduğu bir tasarım yapalım dedik. Deftere de, yenilebilir mürekkebi olan (yazdığım kalem çikolatalıydı) kalemlerle yazı yazdım. Defteri yapabilmek için, önce siyah şeker hamurundan kabını yaptık. Ardından üzerine tek tek beyaz sayfaları koyduk. (Siz diğerleriyle uğraşırken, bitirdiğiniz figürleri buzdolabında bekletebilirsiniz.)
k
Spirallerin konulacağı delikleri, kalınca bir pipet ile çıkardık. Delikleri üstüste getirip, aralarından siyah hamurla yaptığımız spiralleri geçirdik. Ayşegül, üzerine de mavi bir kalem kondurdu. Çiçek desenlerini yapmak için, yine pasta malzemeleri satan dükkanlarında satılan aparatlar var. Çiçekleri pastaya glikoz ile de yapıştırabilirmişiz, ama su ile de yapışıyor. Yapıştıracağınız yere, ufak bir fırça veya parmağınızla biraz su sürün, ardından çiçeği yapıştırıverin. Pastanın çevresine de, eğer keserken bir hata olduysa kapatması ve bir çerçeve oluşturması için uzun ince bir şerit geçirin. Biz onu da beyaz geçirdik.
Bu arada, kurabiye yapımı da çok ilgimi çekiyordu. Ayşegül, bir cafe için kurabiyeler hazırlamış. Artan boş kurabiyeler vardı. Hemen onları da süsledik. Hatta bir tanesi benim; mavi elbiseli olan:) Kurabiye süslemesi çok daha kolay tabii… Şeker hamurunu, kurabiyeyi kestiğiniz kalıp ile kesiyordunuz. Hafifçe sürdüğünüz su ile kurabiyeye yapıştırıyorsunuz. Üzerini de istediğiniz süslerle renklendiriyorsunuz. Bence şeker hamuru ile ilgilenenler kurabiye ile başlayabilirler.
Ben öyle yapacağım:) Yeni bir masraf kapısı açıldı; gidip birkaç ufak kalıp ve şeker hamuru almam lazım tez zamanda:)
Bu işe nasıl başladın Ayşegül?
Herşey Deniz’in (2 yaşındaki oğlum) 1. doğum günü pastasıyla başladı. İlk yaş pastası olduğu için aylar önceden heyecana kapılıp nereye yaptırsam, nasıl bir model seçsem diye düşünüp araştırırken, pastalara bakıp bakıp “bunları ben yapamaz mıyım” deyip kolları sıvadım. Biraz internetten araştırdım, kitaplar aldım. Mutfak bilgim zaten vardı; çocukluktan beri de seramik yaptığım için ilk pasta hiç de fena olmadı. Kendi ablam bile pastayı benim yaptığıma inanmadı
Pasta ve kurabiyelerini yaparken nelere dikkat ediyorsun?
Pastaların tasarımı kadar içi de çok önemli benim için. Maliyeti düşük tutma kaygım hiç olmadı. Kaliteli ve bol malzeme kullanıyorum. Bütün yaptığım pastaları, sanki Deniz yiyecekmiş gibi özenerek yapıyorum. Sağlıksız malzemeler kullanmıyorum. Mevsimi olmayan meyveleri kullanmıyorum örneğin… Fabrikasyon bir üretim yapmadığım için, bu durum pasta çeşitlerinin biraz kısıtlı kalması demek oluyor. Ama herkes bunu anlayışla karşılıyor, hatta memnun oluyorlar. Yağ ve şeker miktarlarını azaltarak kullanıyorum. Pastaları krem şanti veya hazır krema yerine, klasik ev muhallebisi ile hazırlıyorum. Böylece oldukça hafif oluyorlar.
Değişik istekler oluyor mu?
Evet, oluyor. İlginç siparişler gelmesi benim de hoşuma gidiyor, çünkü bana da yeni fikirler veriyor. Ve insanların eğilimlerini anlamış oluyorum. Örneğin bir müşterim eşinin doğum günü için, dışı tamamen pasta gibi süslenmiş bir havuçlu kek istedi. Eşi kilosunu korumaya çok dikkat ettiği için böyle bir tercih yapmıştı. Çok hafif olduğu için çok memnun kalmışlar…
Peki müşterilerin yeni eğilimleri ne yönde?
Çocuğu 1 dilim bile yiyecek olsa, şeker hamuru veya herhangi bir gıda boyası kullanılmasını istemeyen bir grup var mesela. Organik un, esmer şeker, organik meyvelerden yapılmış pasta isteyenler var. Bu çok güzel, ama tek dezavantajı fiyatı çok yukarı çekiyor olması.
Fiyat demişken, piyasada çok çeşitli pasta fiyatları görüyorum; çok pahalılar da var, daha uygun fiyatlılar da. Bunun sebebi nedir? Malzeme ve teknikte çok farklılıklar var mı?
Aynı firmanın pastaları arasında bile fiyat farkı olabilir. Burada en büyük payı el işçiliği alıyor tabii. Bazı pastalarla 2 saat uğraşıyorsunuz, bazı pastalarla 8 saat… Malzeme de fiyatı doğrudan etkiliyor. En iyi malzemeleri, bol kullanırsanız; pastanın dilim fiyatı bir anda yükseliyor. Bu konuda müşterilerin biraz bilinçli ve anlayışlı olması gerekiyor. Yani pahalı bir pasta, illa kazıklandığınız anlamında olmayabilir; aksine büyük ihtimalle o pastanın içindeki malzemeler çok daha kalitelidir.
Bir de kurabiye kiti gördüm. O nasıl birşey?
Pratik şeyler her zaman ilgimi çeker. Hobi olarak kurabiye süslemeye merakı olup da, bu işin ilk aşaması olan kurabiyeyi hazırlamaya vakti ve sabrı olmayanların işini kolaylaştırmak istedim. Bu kitin içinde şunlar var: Kişinin seçeceği bir kurabiye kalıbı, bu kalıpla hazırlanmış kurabiyeler, iki renk şeker hamuru ve sprinkle, yani minik süsleme şekerleri. Merakı olanlar bu kit ile çok hoş hediyelik kurabiyeler hazırlayabilirler.
11 yorum Pratik Yöntemler, Tatlılar, Çay Saati, Çocuk partisi
Hangi taze yapraklar böyle şekillendirilebilir acaba? Böyle canlı görünmesi için canlı olması lazım. Yonca şeklindeki yaprakları çıkarmak için, şekilli bir delgeç kullanmışlar (Böyle miydi ismi? Kağıtta iki delik açan aletin ismi?). Sizin ufaklıkların böyle aletleri varsa, bir deneyin isterseniz…
Kaynak: Foodmayham
1 yorum Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar
Daha önce papatya ekmek ile bize ilham veren Minjina Kuhinjica, yine harikalar yaratmış. Gerçekten gördüğüm en yaratıcı kişilerden biri; siz de görüyorsunuz zaten. Blogunda gezmek, resmen görsel bir şölen. Her yaptığıyla birbirinden değişik teknikler öğretiyor. Bir de Sırpça değil, İngilizce olsaydı; çok daha rahat olacaktı anlamam:) Çikolatadan kaseler hazırlamayı göstermiş. Bize gereken bir balon, krema ve eritilmiş çikolata.

Resimlere bakarak, nasıl yaptığını anlayabiliyoruz aslında. Önce bir kaseye erimiş beyaz çikolata koyuyor. Ardından erimiş siyah çikolata ile desenler yapıyor.
Şişirdiği bir balonu kaseye batırarak, çikolata ile kaplıyor. (Dikkat: Çikolata biraz soğuyunca batırmak lazım; sıcakken batırırsanız patlıyormuş.) Balonu bu şekilde donduruyor. Ardından, balonu indiriyor ve ortaya harika bir kase çıkıyor. İçini neyle doldurduğunuz size kalmış.
16 yorum Pratik Yöntemler, Tatlılar, Yaratıcılıklar
Mikrodalga yardımıyla, çok kısa sürede ve gerçeğine çok yakın patates kızartmaları yapmak mümkün. Bu aralar, kuzenim de dahil birkaç telefon bile aldım; “Patatesleri fırında nasıl kızartıyorduk?” diye. Ben de ayrıntılı bilgi vereyim dedim.
Bize lazım olacak tek şey, mikrodalga fırın ve mikrodalga fırın torbası. Daha önce de bahsetmiştim, ben arkadaşımın Amerika’dan getirdiklerini kullanıyorum uzun süredir. İçinde yağlı birşey yapmadığım için, kullandığım torbayı her seferinde yıkayıp kurutuyorum. Böylelikle gayet de ekonomik oluyor. Bir senede toplam bir torba kullandım:) Geçenlerde market rafında gördüm ki, Koroplast da, mikrodalga torbası çıkarmış.
Patates, doğrudan fırına atıldığında çok geç pişiyor. Dolayısıyla, mikrodalga ile bir ön pişirme yapmamız gerekiyor. Mikrodalga torbasına kızarmalık kestiğiniz (Ben bu sefer kalın kalın kestim, ama daha ince de yapabilirsiniz.) patatesleri dolduruyorsunuz. Torbanın kilidini kapatıyorsunuz. Ben fotoğraftaki patates torbasını, 5 dakika en yüksek derecede pişirdim. Çıkan patatesler, hafif az pişmiş, ama o halde bile yenebilecek kadar pişmiş oluyor. Ardından patatesleri bir fırın tepsisine alıyorsunuz. (Bu kısımdan sonrasını, fırında sosis ve patates postunda anlatmıştım.) Üzerine tuz, karabiber, istediğiniz baharatlar ve zeytinyağı gezdiriyorsunuz. Bir güzel harmanlıyorsunuz. 220 derece fırında 30 dakika kadar, kızartıyorsunuz. Gayet lezzetli oluyor; açıkçası biz normal patates kızartmasından çok daha fazla seviyoruz.
Peki fırınla da mı uğraşmak istemiyorsunuz? O zaman, mikrodalgadan çıkan patatesleri, hafifçe yağladığınız bir tavada, harlı ateşte bir süre kızartın. Maksat, patateslerin yumuşaklığını almak, kızarmış gibi yapmak. Yoksa pişirmek değil. O yüzden harlı ateşte, arkalarını ve önlerini iyice kızartabilirsiniz.
19 yorum 600-700 kkal, Pratik Yöntemler, Sebze yemekleri, Vejetaryen seçenekler
Pazar günü, Müge (Hünerli Bayanlar)‘nin beni de dahil ettiği Karaca Marifetli Set‘in bir tanıtım etkinliğine katıldım. Birçok blogger, şef Serkan Bozkurt önderliğinde, Marifetli Set kullanarak yemek pişirdik. Etkinliğe eşler de katıldı; dolayısıyla işin eğlencesi de arttı. 25 dakikada dört çeşit yemek yapma amacıyla işe giriştik ve hakikaten de yaptık.Ardından yaptığımız yemekleri yedik ve günün sürprizi olarak, kullandığımız set bize hediye edildi. Bu vesileyle, hem Karaca’ya, hem de Müge’ye sonsuz teşekkürlerimi bildiririm.
Fotoğraflarına baktığımda tencereleri kocaman şeyler diye düşünmüştü. Ne de olsa, içinde düdüklü tencere lafı geçiyor ya. Oysa hiç öyle değil. Benim en çok beğendiğim özellik bu oldu. Son derece derli toplu bir tencere seti. En çok minik boy düdüklü tenceresini sevdim. Biliyorsunuz, iki kişilik bir aileyseniz; hem de sadece akşam yemeklerinde evdeyseniz, pişirdiğiniz yemeğin miktarı da çok önemli oluyor. Biraz dalgınlıkla ölçüsünü fazla tuttuğunuz bir kuru fasulye, size 5-6 akşam yemeği olarak geri dönüyor. Bir süre kuru fasulye bile görmek istemiyorsunuz:) Bu düdüklü tencere ise hem dolaplara girmesi açısından çok iyi; hem de ufak miktarda yemek yapmak için. Üstelik setin bir diğer güzelliği de, düdüklünün kapağını derin tencereye koyduğunuzda, birden büyük bir düdüklünüz olmuş oluyor. (Resimleri Hünerli Bayanlar’dan aldım.)
Biz toplamda dört çeşit yemek yaptık. Bir kış çorbası, kış çorbasının içinde haşladığımız makarna (makarnanın üzerine cacık sosu döktük) ve çorbanın buharında pişen tavuklu mantar dolmaları. Tüm bu yemekler aynı ocak üzerinde ve aynı zamanda pişti. Bir diğer ocakta ise, düdüklü tencere yardımıyla parça kuzu etli türlü pişirdik. Tatlı olarak da Müge’nin hazırladığı harika papatyalı pasta vardı (Fotoğrafta, yaptığı pasta ile övünmekte olan Müge’yi görüyorsunuz:)) Mükellef bir yemeği bitirip, setlerimizle birlikte, mutlu mutlu evimize döndük:)
Bakalım, Marifetli Set ile neler neler yapacağız ileride???
4 yorum Etkinlikler, Hafif bilgiler, Pratik Yöntemler
Biz daha ceviz ve palamut şeklindeki kurabiye kalıplarının peşindeyken, başkaları gözüme çarptı.
Cesur bir müteşebbis olsam, kesin bu kalıpların izini bulur; ufak bir kurabiye kalıbı dükkanı açardım… Gerçekten çok ilgi görüyor bu tarz farklı kalıplar…
Kaynak: The Waitakere Redneck’s Kitchen
5 yorum Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar
Casminella, bize şu kalıbın bulunabileceği adresi yollamış. Adres burası.
Fiyatı da 28 $.
2 yorum Hafif bilgiler, Hamur işleri, Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar
Bu katlama biçimini, İsveç’e ait, kakuleli çörek tarifinde gördüm. Kakule, İsveç ve Finlandiya’da hamur işlerine sıklıkla katılıyormuş. Türkiye’de henüz çok yaygınlaşmasa da, kahve içine katıldığını biliyorum; bir defa içmiştim. Aslında sitemiz için hiç uygun bir tarif değil, ama sonradan tarifi isteyen çok oluyor diye tarifi de yazacağım. Jane Manyard‘a bu güzel resimli tarif için çok teşekkür ederim. Bu ekmeğin İsveççe ismi vetebröd imiş.
Malzemeler:
- 2.5 su bardağı süt
- 4 çay kaşığı kuru maya
- 1 su bardağı şeker
- 8 su bardağı elenmiş un
- 1 su bardağı tereyağı
- Yarım çay kaşığı tuz
- 20 tane kakule veya 3 çay kaşığı öğütülmüş kakule
- 1 çırpılmış yumurta
- Çeyrek su bardağı toz şeker (yukarıdakinden ayrı)
- 1/3 su bardağı file badem
Sütü kaynatın ve ılınması için bir kenara alın. Bir kaseye mayayı koyun, üzerine yarım su bardağı ılık sütü ilave edip, maya eriyinceye kadar karıştırın. Geri kalan sütü ve çeyrek bardak şekeri de ekleyin. Ardından unun 3 su bardağı kadarını ekleyip, pürüzsüz olana kadar karıştırın. Oluşturduğunuz hamurun üzerine kapayın ve bir saat kadar dinlendirin.
Üzerine kalan şekeri, erimiş ılınmış tereyağını ve tuzu ekleyin. Kakulelerin ince kabuklarını soyarak, minik minik olacak şekilde ezin. Hamura kakuleleri ve 4.5 su bardağı kadar daha unu ekleyin. Geriye kalan yarım bardak unu ise tezgaha serpin. Hamuru pürüzsüz oluncaya kadar iyice yoğurun. Yine üzerini örtüp, bir saat kadar dinlenmeye bırakın.
Çöreği ister ufak somunlar halinde, isterseniz de büyük bir parça olarak yapabilirsiniz. Bunun için, istediğiniz gibi parçalar kopartıp, yağlı kağıt serdiğiniz bir tepsiye dizin. Üzerine çırpılmış yumurtadan sürün ve hafifçe toz şeker ve file badem serpin. Bu şekilde de, 30-40 dakika bekletin. Somunlar iki katı büyüklüğe ulaşacaklardır. Ardından, 200 derece fırında 12-15 dakika pişirin. (Eğer aşağıdaki gibi büyük bir çörek yapacaksanız, 175 derecede 30 dakikada pişirmeniz öneriliyor. )
Peki çöreği nasıl şekillendireceksiniz?
Öncelikle hamuru iki parçaya ayırın ve dikdörtgenimsi bir şekle getirin. Hamuru, mümkün olduğunca ince olacak bir dikdörtgen biçiminde açın. Ne kadar ince yaparsanız, o kadar iyi pişecektir.
Hamuru gözünüzle üç eşit parçaya ayırın. Kenardaki parçaları, resimdeki gibi ince ince kesin. Dikkat edilecek nokta: Kestiğiniz şerit sayısı tek sayı olmak zorunda.
Çöreğin bir tarafından başlayarak, parçaları üstüste getirerek, örgü biçimini vermeye başlayın. Şeritler bitene kadar, çöreğin üzerini örün. Jane Manyard, fotoğraflarda görülen çöreğin hamurunun biraz kalın olduğunu, biraz daha ince yapılsa daha iyi olacağını söylüyor. Mesela bu çöreğin dışı çok güzel pişmiş gibi dursa da, içi çok iyi pişmemiş.
Kaynak: This Week for Dinner – Vetebröd
8 yorum Dünya Mutfağı, Hamur işleri, Kahvaltı seçenekleri, Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar, Çay Saati
Biz ceviz şeklindeki kalıbı henüz bulamadan, bugün de palamutlusunu gördüm. Bunu kullanmak daha da kolay geldi bana.
Bu sefer kalıbın kaynağını bulabildim, ama Türkiye’deki kaynağını değil. Williams-Sonoma‘da satılıyor. Artık aradığımız kalıplar içerisine,palamut şeklindeki de girdi desenize… Beğendiniz mi?
Kaynak: Oh, MyBabycakes!
17 yorum Hamur işleri, Kekler ve Kurabiyeler, Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar, Çay Saati
İhtiyacınız olan ilk şey şeker hamuru. Bu şeker hamurlarını, benzeteceğiniz şeye göre renklendirmeniz gerekiyor. O yüzden gıda boyalarınız da yanınızda olsun. Savory Sweet Life, şeker hamurunu hazır satılan şeker hamuru tozlarıyla elde etmiş. Bilmiyorum, Türkiye’de de böyle bir toz var mı? Pastacılık dünyasından (biraz da isteyerek) uzaktayım.
Hamurunuzu, pudra şekeri veya mısır nişastası yardımıyla açın. Yaprakları görmek istediğiniz kalınlığa kadar inceltebilirsiniz. Yaprak şeklindeki bir kurabiye kesicisi yardımıya parçalar çıkarın. İyice temizlediğiniz bir yaprağın üzerine streç film koyup, yaprağı koyun. (Resimde gözükmüyor, ama onlar da koymayı unutmuşlar fotoğraf çekmeye dalıp. ) Bir merdane yardımıyla, yaprağın şeklini bozmadan, gerçek yaprağın dokusunu almasını sağlayın.
Ardından, yaprakları buruşturulmuş bir alüminyum folyo içerisine, doğal bir şekilde bırakın. Yapmaya çalıştığımız şey, doğal bir şekilde kurumalarını sağlamak.
Bundan sonra, boyama faslı geliyor. Boyamak için su yerine votka kullanılması öneriliyor. Alkol çok kolay buharlaştığından, çok daha iyi sonuçlar veriyormuş.
Hem ön yüzlerini, hem de arka yüzlerini boyamayı unutmayın.
Boyama konusundaki maharet size kalmış. Tabii kullanmadan önce, yaprakların iyice kurumasını beklemelisiniz.
Kaynak: Savory Sweet Life – How to Make Gum Paste Leaves
5 yorum Hafif bilgiler, Pratik Yöntemler, Tatlılar, Yaratıcılıklar
Bu tarif, bir okuyucum olan Sibel’in teyzesinden. Bizim mikrodalga kekini andırıyor biraz. Tencere kekini biliyordum da, bu şekilde pişirileni daha önce görmemiştim. Çok teşekkür ederiz Sibel’in teyzesi:) Kekimiz hem de yağsız hazırlanmış.
Malzemeler:
- 1 yumurta
- 1 çay bardağı süt
- 1.5 çay bardağı şeker
- 2 çay bardağı un
- 2 yemek kaşığı kakao
- 1 paket vanilya
- 1 paket kabartma tozu
Önce yumurtanın içine şekeri ekleyip, bir süre çırpın. Ardından bütün malzemeler konur ve iyice çırpılır. 6 adet neskafe fincanı yağlanır. (Kekte yağ olmadığından, mutlaka iyice yağlayın; yoksa yapışır.) Kek hamuru ile, fincanların yarısını doldurun. Yayvan bir tencereye fincanları dizin. Fincanların yarısına gelecek şekilde ılık su ekleyin.
k
Tencerenin ağzı açık bir şekilde, su kaynayana kadar bekleyin. Kaynayınca tencerenin kapağını kapatın. Ağzını hiç açmadan, kısık ateşte 20 dakika pişirin. Altını kapattıktan sonra, 15 dakika kapağı açmadan dinlendirin.
Not: İsterseniz, fincanlara kek hamurunu dökmeden önce, topkeklerin altına konulan kağıtlardan koyabilirsiniz. Çok güzel oluyormuş. Tencerenin kapağından buharlaşan sular damlamasın diye, kağıt havlu veya temiz bir bez koyabilirseniz iyi olur. Keklerin üzerine isterseniz, yarım paket çikolata sosu yapıp dökebilirsiniz.
Yukarıdaki malzemelerle 6 adet fincan keki çıktığını düşünürsek,
1 adet fincan kekindeki kalori değeri: 179 kkal
39 yorum 100-200 kkal, Kekler ve Kurabiyeler, Okuyucu tarifleri, Pratik Yöntemler, Çay Saati
Evet şimdiden duyuyorum, “gıda boyaları çocuğumuzun sağlığına zararlı” dediğinizi… Peki hiç yemiyorlar mı? Evde yemedikleri her türlü üründe gıda boyası mevcut maalesef. Evde böyle şekerleme şeklinde kurabiyeler yaparsanız, çocuğunuzun yediği tek zararlı şeyin gıda boyası olduğundan da emin olursunuz.
Kaynak: Kuhinjica – Play Dough Cookies
6 yorum Kekler ve Kurabiyeler, Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar, Çay Saati, Çocuk partisi