hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

Mekanlar kategorisinde kayıtlı postları görüyorsunuz.

'Mekanlar' kategorisinde nelerimiz var?

Muskat pastanesi, Arnavutköy’de mekan olarak ufak, ama lezzet olarak büyük bir butik pastane. Özel günler için pasta ve kurabiyeler yapıyorlar. Ayrıca günlük tatlı ve tuzlu kurabiyeleri gerçekten çok lezzetli. Bir dergide, Muskat’ın yaratıcısı Gül Cergel’e ait tarçınlı kurabiyenin tarifini gördüm:

Malzemeler:

- 250 gram oda sıcaklığında tereyağ
- 1 su bardağı buğday nişastası
- 2 su bardağı un
- 1 yumurta
- Yarım paket kabartma tozu
- Yarım bardak pudra şekeri
- Biraz tarçın

Tüm malzemeleri birlikte yoğurun. Bir merdane yardımıyla yarım santim kalınlığında açın. İstediğiniz bir kalıpla keserek parçalar çıkarın. Önceden ısıtılmış 140 dereceli fırında 20 dakika (üzerleri fazla kızarmayacak şekilde) pişirin. Fırından çıkartıp biraz ılınınca, pudra şekeri ile karıştırılmış tarçına bulayın. Afiyet olsun.

Bizim de çok güzel bir cevizli tarçınlı kurabiye tarifimiz vardı; onu da gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.

7 yorum 100-200 kkal, Çay saati, Çocuk partisi, Hamur işleri, Kekler ve kurabiyeler, Mekanlar

Ankara’dan gelen misafirlerimizle, deniz kenarında bir kahvaltı edelim istedik. Rumelihisarı’nda elbet bir yer buluruz diyerek, çıktık yola. Güne geç başlamasıyla tanıdığım İstanbul halkı beni yanılttı; saat 10′da her yer tıklım tıklımdı. Şunu unutmuşum: İstanbul artık o kadar kalabalık ki, her saat başında güne başlayan yaklaşık 1 milyon İstanbullu olabilir. Cafe Nar, tıklım tıklım gözükmediğinden daldık içeriye.

Daha önce Küçük Gurme bahsetmişti Cafe Nar’dan… Öncelikle kahvaltıda yenilebilecek her türlü seçenek menüde mevcut. (Daha önceki Zeytin Dalı hüsranımıza benzemiyor.) Biz masaya bir egg benedict, bir Aslı’nın tabağı, bir sosisli sahanda yumurta, bir tost tabağı, bir portakal suyu ve çay istedik. Yumurta hariç hepsinin resimlerini çektim. Porsiyonlar büyük ve kesinlikle insanın gözünü de, karnını da doyuracak cinsten. Herkes ısmarladığını beğenerek yedi.

Olumlu özelliklerinden bahsetmek istiyorum: Çok cici masa örtüleri var, kırmızı kırmızı; sıcak bir ortam yaratmışlar. Servis hızlı ve samimi. Sahipleri olduğunu düşündüğüm 2 bey vardı ve koşturup duruyorlardı. Çocukla gittiğimizden, türlü türlü kamış-portakal suyu kaprislerimizi anında yerine getirdiler. Ben, sanki lütfedip de size yemek getiriyormuş gibi davranan garsona sahip yerlere gitmiyorum artık. Bir de servis elemanının afra tafrasını mı çekeceğim? Tuvaletleri çok temiz.

Fiyatlar çok uygun diyemeyeceğim; ancak yediklerinizle doyuyorsunuz ve önünüze diğer yerlerde gelmeyen özgün bir tabak geliyor. Bu açılardan düşünüldüğünde (Hele Abra Cadabra’daki kahvaltı hüsranından sonra), bana fiyatlar da iyi geldi. Toplam 4 yetişkin, 1 çocuk 75 TL hesap ödedik. Evde 10 dakikada hazırlayabileceğiniz tabaklar  ve yanındaki sayılı dilim ekmek için ödenen fahiş fiyatlar beni çok rahatsız ediyor.

Bana olumsuz gelen şeyler: Tabaklar gerçekten çok hoş, ama yumurtanın yanında meyveler olması biraz tuhaf oluyor. Yumurtanın sarısı akıp bir kivi parçasına bulaşabiliyor. Tüm Hisar cafeleri gibi, otomobil gürültüsünü çekmek zorundasınız.

10 yorum Mekanlar
14.Temmuz.2009

Funfondü by Bujene, bu yaz şubelerini açmış yeni bir zincir.  Kanyon’da ve Alaçatı’da gördüm; iki yerde daha varmış. Minicik küpler halinde doğradıkları muz/çilek/kivi gibi meyve karışımlarının üzerine erimiş ılık çikolata dökmek usulüyle bir tatlı hazırlıyorlar. Döktükleri çikolata Belçika çikolatasıymış. Güzel bir çikolata, ama öyle abartacağım bir tarafı da yok. Muzları zaten gözünüzün önünde, pazarlarda bile satılan kuşbaşı yapma aletiyle küp küp yapıyorlar. Çilekler ve kiviler daha önce yapılmış.

Alaçatı’daki dükkanda sadece bitter ve sütlü çikolata vardı. Hangisinden istersiniz dediklerinde, ikisinden de yarım yarım alabilir miyim, tadına bakmak için dedim. O zaman 2 TL fark alacaklarını söylediler. Bu farkın neden alınacağını hiç anlamadığım için, tek cins çikolata istedim. Çikolatanın üzerine ya fındık-fıstık veya resimdeki gibi şekerlemeler serpiyorlar. Hepsi bu! Kapta isterseniz 6 TL ödüyorsunuz.

Fondü dışında, çikolataya batırılıp dondurulmuş şişte çilekler, çeşitli çikolatalar ve renkli macaronlar vardı. Onların tadına bakmadığım için yorum yapamayacağım.

Ama genel olarak, çok etkilendiğimi söyleyemem. Fondü meraklılarına, duyurulur. Belçika’daki çikolatalarla ilgili bir post okumak isterseniz, buradan buyurun.

12 yorum Mekanlar