hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

Etkinlikler kategorisinde kayıtlı postları görüyorsunuz.

'Etkinlikler' kategorisinde nelerimiz var?

13.Şubat.2012

Seyahatperest Özge‘nin vasıtasıyla, Mutfak Sanatları Akademisi‘nde Çıtır Ekmekler kursuna katılmaya hak kazandım. Ekmek yapmanın inceliklerini öğrenmek uzun zamandır çok istediğim birşeydi.

mutfak sanatları akademisi ekmek kursu

Önce tek kelimeyle özetleyeyim: Harikaydı! Hem çok şey öğrendim, hem çok eğlendim, hem çok yoruldum. Eğitmen Soner Göksu, ruşeym-kepek gibi buğday tanesinin bileşenlerinden, mayalama sürecindeki ayrıntılara kadar bilinmesi gerekenleri açık bir şekilde anlattı. Önce en sevilenlerden biri olan brioche (briyoş diye okunur) ile başlayalım.

Brioche için malzemeler:

- 550 gram un
- 150 gram tereyağ
- 120 ml süt
- 3 adet yumurta
- 55 gram toz şeker
- 9 gram kuru maya
- 10 gram tuz
Üzerine sürmek için: 1 adet yumurta sarısı

 İlk önemli kural şu: Mayaya doğrudan tuz veya şeker değmeyecek, yoksa mayayı öldürür.

brioche tarifi

Unu tuzla birlikte eleyin, içine toz şekeri ekleyin. Mayayı, tarifteki sütün bir miktarı içinde eritin. Unun içine mayayı koyun, yumurta sarısı hariç diğer malzemeleri de ekleyin. Sütünü de ağır ağır ekleyerek yoğurmaya başlayın. Hamur yapış yapış olacaktır, hemen içine un ekleyip sertleştirmeye çalışmayın. Aksine un eklemeden, tezgah üzerinde yoğurmaya devam edin. 15-20 dakika boyunca yoğurursanız, çok iyi sonuç alırsınız. Zaten göreceksiniz, hamur gitgide kendini toparlayıp, harika bir kıvam alıyor.

brioche tarifi

İşiniz bitince, hamurdan pinpon topu büyüklüğünde parçalar koparıp, yuvarlayıp, aralarda biraz boşluk kalacak şekilde kalıba dizin. İsterseniz fotoğraftaki gibi, birer porsiyonluk brioche’lar da hazırlayabilirsiniz. Hamurun içinde bolca yağ olduğundan, kalıpları yağlamanıza gerek yok.

brioche tarifi

Brioche’un mayalanma süresi diğer ekmeklere göre daha fazla. Ortalama 45 dakika oda sıcaklığında mayalanmasını beklemek gerekiyor. Mayalanınca üzerlerine yumurta sarısı sürün. (İsterseniz yumurta sarısını su ile inceltebilirsiniz.) 180 derece fırında, renkleri değişinceye kadar pişirin.

Brioche dışında yaptığımız bir diğer ekmek, içine haşlanmış patates püresi, tulum peyniri ve biberiye koyduğumuz panini oldu. Hamuru yoğurduktan sonra, merdane ile açıp, dikdörtgen parçalar haline getirdik.

panini_tarifi

Üzerine çatalla delikler açtık. Bu şekilde mayalanmaya bıraktıktan sonra, pişirmeden önce üzerine zeytinyağı sürdük.

panini tarifi

200 derece fırında yaklaşık 30 dakika kadar pişirdik. Önemli nokta: Pişirirken, fırının tabanına içi su dolu bir kap koyduk. Bir diğer ekmek çeşidimiz cevizli ve zeytinli baget ekmeği idi.

Cevizli ve zeytinli baget ekmeği için malzemeler:

- 500 gram un
- 250 ml su
- 50 ml zeytinyağı
- 20 gram yaş maya
- 50 gram zeytin ezmesi
- 8 gram tuz
- Bir çorba kaşığı kekik
- 60 gram ince kıyılmış ceviz
- 40 gram dilimlenmiş siyah zeytin

cevizli zeytinli ekmek

Unu tuz ile birlikte eleyip, ortasını havuz şekline getirin. Mayayı biraz su ile yumuşatın. Zeytin dilimleri ve ceviz hariç tüm malzemeleri ekleyerek yoğurmaya başlayın. Hamur şekillenince içine zeytin dilimleri ve cevizi de ekleyin ve biraz daha yoğurun. Elastik ve pürüzsüz bir hamur olunca, dört küçük parçaya ayırıp, mayalanmaya bırakın. Mayalanırken üzerini bir streç film ile örtün.

cevizli zeytinli ekmek

Mayalanmış hamuru alın ve uzun baget ekmeği şekline getirin. Hamur mayalandıktan sonra, bir daha yoğurmayın; sadece şekil verin.) Eğitmenimiz, çok güzel baget veya somun  veya simit şekli verme teknikleri gösterdi. Şekil verdiğiniz hamurlar, biraz daha mayalansınlar. 220 derece fırında pişirin. Not: Ekmeklerin üzerine çizikler atmak isterseniz, mayalandıktan sonra atmanız gerekiyor. Ama fazla bastırmadan yapacaksınız, çok keskin bir bıçakla.

mutfak sanatları akademisi

Ben bu kurstan çok memnun kaldım. Bunda eğitmenimiz Soner Göksu’nun da rolü çok büyük oldu. Bilmediğim birçok şey ve teknik öğrendim. En kısa zamanda et pişirme teknikleri kursunu da istek listeme ekledim.

7 yorum Etkinlikler, Hamur işleri

Geçtiğimiz hafta, Mehtap‘ın yeni piyasaya sürdüğü Cerana serisi tencere ve tavaları denemek için Gülhan Kara ile yemek pişirmeye Chef’s İstanbul‘a davet edildim.  Eğlenceli yemek pişirme seansı öncesi, yeni çıkan tencereleri de tanıdık. Cerana tencerelerin tabanı ve yan duvarları özel bir alüminyumla kaplı. Aynı teflon gibi yapışmama özelliği var. Bulaşık makinesinde yıkanabiliyor. (Diğer seramik kaplı ürünler bulaşık makinesine girmiyormuş.) Kaplama malzemesi içinde kurşun, kadmiyum veya civa gibi ağır metaller yokmuş. Estetik açıdan da pek güzel tava ve tencereler. Tam kadınlara yönelik yapılmış, beyaz ve pembe karışımı. Tencere çeşitlerini ve fiyatlarını burada görebilirsiniz.

mehtap cerana tencere

Böyle mutfaklarda yemek pişirmek de ayrı bir zevk. Tüm malzemeler yıkanmış, hazırlanmış bir şekilde bizi bekliyor. Sadece doğrayıp tencereye atma kısmı kalıyor. Şöyle evde de ıspanakları benim için yıkayıp, kurulayıp hazırlayan biri olsa…

Şimdi gelelim pişirdiklerimize…

Şinitzeli zaten çok severim, aşağıdaki tarif de çok güzel sonuç verdi. Pilavı da çok beğendim, ama ben evde yaptığımda (yılbaşı gecesi için düşünüyorum) kuru üzüm koymayacağım. Zaten kekte de hoşlanmıyorum, pilava da koymasak daha iyi olurmuş gibi geldi bana. Kuru üzüm kararını size bırakarak, tarifi veriyorum:

Zencefilli Ayvalı Kış Pilavı (2-3 kişilik)

Malzemeler:

- 1 su bardağı pirinç
- 1 yemek kaşığı dolusu tereyağ
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- Yarım ayva
- Yarım yeşil elma
- Yarım havuç,
- Yarım kırmızı biber
- 1 çorba kaşığı dolusu kuş üzümü
- 1 çorba kaşığı dolusu kuru üzüm
- 1 tatlı kaşığı zerdeçal
- 1 çay kaşığı zencefil
- 1 tatlı kaşığı tuz

Pirinci ıslatıp 10 dakika kadar bekletin. Nişastası iyice gidene kadar yıkayın ve süzün. Elma, havuç, biber ve havucu soyup minik küpler halinde doğrayın. Tencereye yağları koyup altını yakın. Önce kuru üzüm ve kuş üzümünü ekleyin. Kuru üzümler biraz şişip yuvarlaklaşınca diğer meyveleri ekleyin. 5 dakika kadar orta ateşte kavurun. Ardından pirinci de ilave edip, birkaç dakika kavurun. Üzerine 1.5 su bardağı kaynar su ilave ettikten sonra tencerenin kapağını kapatıp, kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişirin.

ayvalı zencefilli pilav tavuk şinitzel

Peynirli Susamlı Şinitzel (Kievski) (2 kişilik)

Malzemeler:

- İnceltilmiş 2 parça tavuk göğüs eti
- 4 ince dilim kaşar veya çedar peyniri
- 2 ince dilim hindi füme
- Yarım çay bardağı un
- Yarım çay bardağı galeta unu
- 1 çorba kaşığı susam
- 1 yumurta
- Tuz, karabiber, kırmızıbiber
- Kızartmak için sıvı yağ

Tavuklar yumuşasın diye, 1 saat kadar sütün içinde bekletebilirsiniz. Bekletmeden yapınca da kötü olmadı, biz öyle yaptık. Ardından etleri kağıt havlu ile iyice kurulayın. İki dilim etin arasına bir dilim hindi füme ve 2 dilim kaşar peynirini, dışarıya taşmayacak şekilde yerleştirin. Unları iki ayrı tabağa koyun. Kırmızı biber ve susamı galeta ununun içine, tuzu da unun içine ekleyin. Yumurtayı çukur bir tabakta bir damla su ile çırpın. Bu sırada tavaya 1 cm yüksekliğinde sıvı yağı koyup, kızdırmaya başlayın. Arası peynirli sandviç gibi kapatılmış etleri önce una, sonra yumurtaya, sonra susamlı galeta ununa bulayın. Dikkat: Bu aşamada tavukları bu halde bir süre bekletmek iyi bir fikir, biraz kurumaları daha iyi sonuç veriyormuş. Kızgın yağa etleri yavaşça koyun. 1 dakika yüksek ateşte pişirdikten sonra, ocağın altını kısın. Kenarları pembeleşince diğer tarafını çevirin. Tabağa koymadan önce kağıt havlu üzerinde yağlarını süzebilirsiniz.

Not: Ben benzer şekilde balık fileto yapıyorum, tarifi burada. Ama bu kadar fazla yağın içinde değil. Tavaya çok az yağ koyarak. Onu da tavsiye ederim. Hatta fırında da çok güzel olur.

0 yorum Etkinlikler, Pilav çeşitleri, Tavuk yemekleri

Bir süredir diş ağrısı gibi, tuttuğunda hayatımı anında zehreden bir dertten muzdariptim. Önce kuru kayısı gibi, tatlı şeyler yedikten sonra beynime saplanan ağrılarla başladı. Bir süre böyle devam etti. Tabii tatlıyı hayatımdan tamamen çıkarmak yerine, çok dikkat ederek diğer tarafla yeme yöntemini keşfettim:) Sonra sadece tatlı hassasiyeti değil, sıcak-soğuk hassasiyeti de eklendi. Eskiden sadece tek diş civarı sancıyordu, son zamanlarda neredeyse 6-7 diş boyunca sancı oluyordu. Yaptığım araştırmalar sonucu kendime teşhisi koymuştum: Asit erozyonu ya da diş minesi aşınması. Asitli içecekleri kestim, hakikaten faydası oldu. Ama artık sıcak-soğuk hassasiyeti öylesine artmıştı ki, dişimi fırçalamak için musluk suyunu ağzıma aldığımda dişim sancımaya başladığından, geceleri dişimi fırçalamaya korkar olmuştum.

İşte tam bu zamanlarda, İpana tarafından bir etkinliğe davet edildim. Diş minesi aşınmam var ya, kulaklarımı kabartıp herşeyi kafama not ettim. Örneğin, bu araştırmalar ve PnG diş hekimlerinin çok başarılı sunumları sonucu öğrendiğim çok önemli bir nokta var:

Asitli birşeyler yediğinizde veya içtiğinizde, dişlerinizin üzerindeki tabaka hassaslaşıyor. Örneğin kola içtikten sonra. Siz hemen gidip dişleriniz fırçalarsanız, zaten o an hassas olan diş yüzeyini, fırçalama hareketiyle çok aşındırıyorsunuz. İyi birşey yaptığınızı düşünürken, aslında dişlerinizi zedeliyorsunuz. Yapılması gereken, hemen dişlerinizi fırçalamamak veya ağzınız içindeki pH dengesini sağlamak için, ağzınızı suyla iyice çalkaladıktan sonra dişerinizi fırçalamak.

Dişleri, günde 2 sefer (sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce), 2′şer dakika fırçalamak en ideali.”

Dişlerin üzerinde ve diş etlerinde olan hassasiyet için özel olarak üretilmiş bir diş macunu olduğunu öğrendik: İpana Pro Expert. (Nitekim, dişimi çeken diş hekimim de İpana Pro Expert’i önerdi bana.) Diğer macunlara kıyasla daha pahalı, ancak diğerlerine göre çok daha etkili olduğu iddia ediliyor. Dişlerinizi koruyarak, diş hekimine daha az sıklıkta gitmemizi sağlıyor. Eğer böyleyse, daha ne istenir ki? :) O günden sonra, diş macunlarına daha dikkatli gözle inceledim. Her cins  rahatsızlık için önerilen bir diş macunu mevcut. Hangisini seçeceğinizi bilemiyorum, ama şunu bilin ki: Her diş macunu aynı değilmiş. İçerikleri farklı. Diş macunu seçerken daha hassas olalım derim.

Nitekim, geçen hafta sonunda diş hekimine gittim ve neden gitmek gerektiğini de görmüş oldum: Kendime koyduğum teşhis tabii ki yanlışmış:) Koskoca bir 20 yaş dişi, tüm dişlerimi sıkıştırıyormuş ve o sıkışıklıkta arada bir de çürük oluşmuş! 20 yaş dişimden kurtuldum, hayat bir anda pembeleşti.

O günden beri, dersimi almış olacağım ki, dişlerimi şarjlı bir diş fırçası olan Oral-B Triumph ile fırçalıyorum. Evet tabii ki, manuel bir diş fırçasına kıyasla çok pahalı. Ancak, makineyi bir kere alıyorsunuz; uçlarını ise eskidikçe değiştiriyorsunuz. 2 dakika dişimi yıkadıktan sonra, gerçekten ağzımda büyük bir temizlik yapılmış olduğunu hissediyorum. Ben son 1-2 aydır dişlerimden çok çekmiş biri olarak, artık bu konuda çok daha bilinçli hareket etmeye çalışıyorum.

Lütfen siz de günde 2 kere, 2 ‘şer dakika dişinizi, özellikli bir diş macunu ile fırçalayın ve diş fırçanızı seçerken özen gösterin.

 

6 yorum Etkinlikler, Hafif bilgiler