hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

Et yemekleri kategorisinde kayıtlı postları görüyorsunuz.

SON YORUMLAR

'Et yemekleri' kategorisinde nelerimiz var?

 

Türk Dil Kurumu sözlüğünde alinazik şeklinde yazılıyor, her ne kadar birçok yerde “Ali Nazik” diye yazılsa da… Daha “Hafif Tarif” gibi bir site oluşturmanın fikri bile kafamda yokken yaptığım bir Gaziantep seyahatimde, Gonca Tokuz’a ait, Gaziantep ve Kilis Mutfak Kültürü diye bir kitap almıştım. Alinaziği de oradaki tarifle yapmayı tercih ediyorum. Etli sebze yemeği olarak geçen alinazik, yoğurtlu ve domatesli olarak iki çeşit yapılabiliyor.  Yoğurtlu alinazikte, közlenmiş patlıcan ve yoğurt karışımı üzerine kıyma konulurken, domatesli alinazikte yoğurt yok, ama kıymasının içinde soğan, biber ve domates var.

Alinazik, evlerde olduğu gibi lokantalarda da yapılmakta. Ancak lokantalarda biraz daha farklı hazırlanıyor. Evde hazırlanan alinazikte kıyma ocakta kavrulurken, lokantalarda kebap şeklinde (mesela Adana kebap) kömür üzerinde pişirilip, sonradan ya kıyılarak, ya da bütün bütün ekleniyor. Burada nasıl yapıldığına ait bir video bulabilirsiniz.

Gaziantep’te ateşte patlıcan közlemeye partılama veya söyürme/söğürme deniyor. Kilis’te yapılan alinazik yemeğinde, söğürme yoğurda karıştırılmadan servis tabağına alınıyor. Üzerine önce sarımsaklı yoğurt, sonra kavrulmuş kıyma konuyor. Gaziantep’te yapılanda ise, sarımsaklı yoğurt ve patlıcanlar karıştırılıp tabağa konuyor.

Malzemeler (2 kişilik):

- 250 gram iri çekilmiş kıyma (1 kere çekilmiş)
- 1 kilo patlıcan
- 300 gram süzme yoğurt
- 2-3 diş sarımsak
- Tuz, karabiber, kırmızı biber
- Sadeyağ (Ben tereyağ kullanıyorum.)


Asıl tarif bu şekilde. Ama ben kavrulmuş kıymaya çok da bayılmadığımdan, içine bir çorba kaşığı biber salçası da ekliyorum. Biraz daha lezzet versin, hem de et kokusunu kırsın diye. İsterseniz süzme yoğurt kullanabilirsiniz, isterseniz de normal yoğurdu bir süzgeçe veya bir tülbent üzerine koyarak, bir süre suyunun süzülmesini bekleyebilirsiniz. Bu arada patlıcanları ateşte közlemeye başlayın. (Patlıcanların kemer patlıcan olması gerekiyor.) Ben, yazın pazardan 5 TL’ye aldığım, közmatik adlı aletle ocak üzerinde közlüyorum. Patlıcanlar közlendikten sonra, baştan sona doğru göbeğinden yarın. Bir kaşık yardımıyla, patlıcanların içlerini çıkarın. Çıkardığınız patlıcan içlerini, tahta üzerinde incecik incecik kıyın. Ardından isterseniz elinizle yoğurun, isterseniz havana koyup dövün. Maksat çok ince bir kıvama gelmeleri. Bu aşamada, patlıcan içlerini mutfak robotuna atanlar da var.

Kıymayı, içine bir tatlı kaşığı kadar tereyağ ekleyerek kavurun. İçine tuz, karabiber, salça ve kırmızı biber ekleyin. Kıyma çok kavrulmamalı, yöre deyimiyle “sulu-tuzlu” olmalı. Közledikten sonra iyice kıydığınız patlıcanları, hafif ateş üzerinde ısıtın ve bu arada içine süzülmüş yoğurdu yavaş yavaş ekleyin. Yoğurdun kesilmemesi için, patlıcanların veya tavanın çok sıcak olmaması gerekiyor. Yoğurt, tatlı bir yoğurt olmalı ve kıvamı ne çok sulu ne de çok katı olmalı. Yoğurtlu söğürmeyi ocakta hafif karıştırırken, tuzda dövülmüş sarımsakları da ilave edin. Söğürme kaynamadan ocaktan alın. Servis tabağına yayın. Hazırlamış olduğunuz kıymayı, yoğurtlu söğürmenin üzerine döşeyin. Eğer isterseniz, ki biz çok seviyoruz, bir tatlı kaşığı kırmızı biber ve biraz tereyağı ocakta karıştırarak, kıymanın üzerine gezdirebilirsiniz. Yemeğe hem lezzet, hem koku, hem görsellik, hem de kalori katıyor:)

Alinaziği sıcak olarak, yanında güzel bir çeşit ekmekle birlikte ikram edin. Daha fazla kişiye ikram edecekseniz, ölçüleri iki-üç katına çıkararak kullanabilirsiniz. Üzerine, kuşbaşı et, tavuk da koyabilirsiniz; evde ne varsa.

 

14 yorum Et yemekleri, Yöresel lezzetler

Fairy sayesinde, geçtiğimiz haftalarda Gülhan Kara ile bir araya geldik. Zaten Fairy‘i hepimiz öğrenmiştik reklamlarından: Berna Laçin ve kuru fasulye tenceresi ile: ) Benim öğrenip şaşırdığım şey ise, Fairy’nin 120 senelik bir İngiliz markası olduğu idi. Hatta öyle yerleşmiş bir markaymış ki, İngiltere’de bulaşık deterjanı fairy diye anılıyormuş. Hani, granül kahvenin nescafe veya cep peçetelerinin selpak diye anılması gibi. Fairy’nin sadece bulaşık deterjanı yok, aynı zamanda bulaşık makinesi deterjanı da var. Ben birkaç sefer kullandım, gayet güzel; fiyatı da diğerlerine göre uygun.

Bu arada, burada İngilizler’in nasıl bulaşık yıkadığına dair bir yazı okudum, çok çok ilginç! Bulaşıkları köpürtüyorlarmış, sonra bulaşıklığa diziyorlarmış (durulamadan), sonra da kurulayarak yerlerine kaldırıyorlarmış.

Gülhan Kara, televizyonda da zaman zaman gördüğüm ve tarzı ile bana oldukça hitap eden bir bayan. Fairy etkinliğinde de, benim için oldukça faydalı olan bir et pişirme yöntemi öğrendim kendisinden. Ben et pişirme konusunda çok iyi değilimdir. Kırmızı eti çok sevmediğimden olsa gerek, geçmişte de hiç özel bir ilgi duymamıştım. Sadece ağır misafirleri çağırdığımda yaptığım, salçalı bir  dana strogonof tarifim vardır ki, o gerçekten çok başarılıdır. Risksiz ve çok beğenilen bir yemektir; bir gün onu da yapacağım sizin için, aşama aşama.

Bugün vereceğim yöntem, çok daha basit. 10 dakika içinde hazır olan ve oldukça başarılı bir tavada et pişirme yöntemi. Size gereken 2 parça et, bir tava (teflon veya dökme demir), karabiber taneleri, sıvı yağ, tuz ve isteğinize göre balsamik sirke. Parça etlerin çok ince olmaması gerekiyor. Belki resimdekilerden bile daha kalın olsa daha iyi. Ne kadar ince olursa, o kadar sertleşiyor. Oysa etin dışının biraz sert, ama içinin yumuşak olması önemli biliyorsunuz. Etin suyunu kaybetmemesi lazım ki, lezzetini de kaybetmesin.

Öncelikle tavanıza biraz sıvı yağ koyup, iyice kızdırıyorsunuz. Ben yer fıstığı yağı kullanıyorum dökme demir tavada. Yer fıstığı yağının yanma derecesi çok yüksek. Ayrıca gerçekten de çok lezzetli bir koku veriyor eti kızartırken; sanki yeni kızarmış patates kokusu gibi… Biz Fairy etkinliğinde riviera zeytinyağı kullanmıştık. Tavanızın çok kızgın olması gerek, bu en önemli püf noktalardan.

Bu sırada etlerinizi hazırlayabilirsiniz. Bir yöntem, karışık veya tek tip tane biberleri, bıçağın sırtı ile ezip, bifteğin üzerine bastıra bastıra yerleştirmek. (Ben evde yaparken, Ikea’dan 13 TL’ye aldığım ve herkese kesinlikle önerebileceğim karabiber değirmenini kullandım. En geniş ağzına ayarladım, böylelikle tane karabiberi büyük büyük öğüttü.) Ardından bifteklerin üzerine incecik bir çizgi zeytinyağı gezdirip, parmaklarınızla  yayıyorsunuz.  Aynı şeyi, bifteklerin arka tarafına da uyguluyorsunuz.

Siz bu işlemleri yapana kadar, zaten tava kızıyor. Kızgın tavaya biftekleri koyuyorsunuz. Her bir yüzünü 2-2.5 dakika kadar pişiriyorsunuz. Kendi damak tadınıza göre, kaç dakika pişireceğinizi belirlersiniz. Bu dakikalar, etin kalınlığına göre de değişiyor tabii. Biz fotoğraftakileri 2.5′ar dakika tuttuk, iyi pişmiş oldular. 2 dakika belki daha bile iyi olabilirdi.

Bir de, isteğinize bağlı olarak, etler piştikten sonra, üzerine biraz balsamik sirke gezdirip her iki tarafını da 30 saniye tutabilirsiniz. Bu da hafif bir aroma veriyor ete; şarap yerine kullanılabilecek birşey. Ben beğendim, eşim olmasa daha iyi olur dedi.

Sonra da tavadan alıp, bol salata ile afiyetle yiyorsunuz; çok güzel ve pratik bir öğün oluyor.

Tuzunu ne zaman atalım derseniz: Gülhan Kara et piştikten sonra, tavadan almadan hemen önce serpebileceğimizi söyledi. Ben de öyle yapıyorum.

5 yorum Et yemekleri, Etkinlikler


Knorr‘un yeni ürünlerini Mutfak Sanatları Akademisi‘nde deneme fırsatı buldum. İçlerinden özellikle bir tanesi hoşuma gitti: Fırında Tavuk Çeşnisi. Paketin içinde, bir fırın torbası, kilidi ve 1 kilo tavuğa yetecek kadar bir baharat karışımı bulunuyor. Çeşitli lezzetleri mevcut, örneğin baharatlı-sarımsaklı, mangal lezzeti veya dağ kekikli-susamlı. Tavukları biraz sıvıyağa batırıp, baharat karışımına buluyorsunuz. Torbanın içine koyuyorsunuz. Torbanın içine ayrıca, lezzet versin diye, havuç dilimleri veya soğan da ekleyebilirsiniz. Torbanın ağzını bağlıyorsunuz, üzerine de bıçakla bir delik açıyorsunuz. Önceden ısıtılmış 220 derece fırında yarım saat kadar süreyle pişiriyorsunuz. Tavuklar yumuşacık ve lezzetli oluyor. Evde yemek hazırlayacak vakit bulamadığınızda, dışarıda yemek yerine; biraz tavuk alıp eve gidebilirsiniz. Yarım saatte bir yemek hazır.

Siz de benim gibi baharat karışımı nelerden oluşuyor diye merak edenlerdenseniz, dağ kekikli-susamlı olanın içeriği şöyle: %11,4 oranında susam ve toz acı kırmızı biber karışımı, %5.9 oranında dağ kekiği, kişniş, karabiber, iyotlu tuz, mısır nişastası, şeker, kurutulmuş öğütülmüş sarımsak, sirke tozu, bitkisel sıvı yağ, kavrulmuş soğan aroması.

Mısır nişastası ve şeker ihtiva etmesi benim açımdan kötü, ama paketin üzerinde koruyucu madde içermediği yazıyor. Gerçekten de E-xxx tipinde ek maddeler içermiyor; bu açıdan içimiz rahat olabilir.

12 yorum Et yemekleri, Etkinlikler, Pratik yöntemler