web stats script

HAFiF TARiFLER

Kalori değerleri ile birlikte verilmiş hafif ve yaratıcı yemek tarifleri     

Çay Saati kategorisinde kayıtlı postları görüyorsunuz.

'Çay Saati' kategorisinde nelerimiz var?

12.Ağustos.2010

Bu keki özellikle sıcakken yemenizi öneriyorum; hem kokusu, hem lezzeti çok farklı oluyor.

Malzemeler:

- 3 yumurta + 1 yumurta sarısı
- 1 su bardağı yoğurt (Yarım su bardağı süt+yarım su bardağı süt olabilir.) + 1 çorba kaşığı yoğurt
- 1 su bardağından bir parmak eksik sıvı yağ
- Aldığı kadar un
- 1 paket kabartma tozu
- Bol peynir (istediğiniz çeşit, en az 5-6 kibrit kutusu büyüklüğünde)
- Maydonoz, dereotu
- 1 çay kaşığı dereotu
- 2.5 çay kaşığı tuz

3 yumurta, sıvı yağ ve yoğurdu iyice çırpın. İçine kabartma tozu, un, rendelenmiş peynir, ince kıyılmış dereotu ve tuz konarak karıştırılır. Hamurun, normal kek hamurundan daha koyu bir kıvamı olmalı. Mesela havuçlu kek gibi. Kek hamurunu yağlanmış kalıba dökün. Üzerine bir çorba kaşığı yoğurt karıştırdığınız yumurta sarısı sürün. Bol çörek otu veya susam serpebilirsiniz. Önceden iyi ısıtılmış 170-180 derece fırında 30-40 dakika pişirin.

Not: Kekin içine ayrıca zeytin dilimleri, sucuk veya sosis de ekleyebilirsiniz. Ben bu keki birkaç kere yaptım. İlk yapışımda içine az tuz koymuştum, hiç güzel olmadı. Mutlaka tuz koymanız gerekiyor, yoksa hafif peynirli ama tuzlu olup olmadığı belli olmayan birşey oluyor. Ayrıca un miktarını da kendiniz ayarlayın; unutmayın ne kek hamuru kadar akışkan, ne de taş gibi sert olmalı. Aslında, keşke sahurda pişirebilirseniz; sıcak sıcak çok güzel ve doyurucu olur.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
26.Temmuz.2010

Yaz sofraları için, hatta gelecek ayki iftarlar için gayet uygun bir seçenek olabilir…

Kaynak: Cooking with My Kid

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Maş fasulyesinin yemeğini uzun zamandır yapıyorum; içine salça ve soğan ekleyerek. Bu sefer de salatasını yapayım dedim; o da güzel oldu. Kıssadan hisse: Hep mercimek ve nohut yemeyin; arada maş fasulyesiyle de çeşit yapın. Bu sefer maş fasulyesini Kadıköy çarşısının içinde, açık bakliyatlar da satan bir baharatçıdan aldım. Kilosu 5 TL. Daha önce marketlerde, organik satan reyonlardan alıyordum. Aralarındaki fark: Dışarıdan aldığımı bayağı ayıklamam gerekti ve bayağı tozlu idi. Kaç su yıkadım hatırlamıyorum. Organik diye satılan daha bir temiz oluyor.

Malzemeler:

- 1 su bardağı maş fasulyesi
- 1-2 domates
- 1-2 avuç maydonoz
- 3-4 sap taze soğan
- Limon, nar ekşisi, zeytinyağı

Maş fasulyelerini bir gün önceden suya koyun, ertesi gün haşlayabilirsiniz. Haşlayıp, süzüp, soğuduktan sonra; dilediğiniz salata malzemesi ile karıştırın. Ben yukarıdaki malzemeleri kullandım; siz istediğiniz gibi çeşitlendirebilirsiniz. Mısır koyan var, soğan koyan, kornişon turşu koyan… Damak zevkinize göre.

Not: Salata bir gün sonra sanki daha bile lezzetli oluyor.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Burçe, bu salatayı bir doğumgünü partisi için yapıp, getirmişti. Yedim ve çok beğendim. Dün gelen misafirlerim için yaptım. Özellikle çay saatleri için, çok hoş bir salata bence. Rokayı normalde hayatta alıp yemem,  salatalara da hiç eklemem. Ama bu salata içinde gayet zevkle yedim.

Malzemeler:

- 1 demet roka
- 2 dilim beyaz peynir
- 2 domates
- 100 gram kadar haşlanmış mısır (en ufak boy konservenin yarısı)
- 4 tane kuru kayısı

Sosu için: Limon, nar ekşisi, tuz ve zeytinyağı karışımı

Rokaları iri iri doğrayın (ama elinizle, bıçak değdirmeye hiç gerek yok). Üzerine domatesleri doğrayın. Peynirleri ufak küpler halinde koyun, kayısıları da dişe gelecek gibi ufak ufak doğrayın. Mısırları  ve sosunu da ekledikten sonra, salatanız hazır. Sık sık yapmayı düşünüyorum bu salatayı.

Not: Kalan salata, ertesi gün çok güzel olmuyor. O yüzden, taze taze bitirmeye çalışın. Bu salatadan hoşlananlar için, yine değişik ve benim çok sevdiğim bir tarif daha önerebilirim: Portakallı Ispanak Salatası

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
4.Mayıs.2010

Haftasonu evde çok malzeme olmasa bile değişik birşey yapabilirsiniz. Her zaman yaptığınız tostu, bir anda yumurtalı ekmeğe çevirmek mümkün.

Malzemeler (2 porsiyon):

- 4 dilim tost ekmeği (bayatlamışsa daha iyi)
- 120 gram kadar peynir (beyaz, kaşar, eski kaşar, dil, tulum, vs.)
- 2 yumurta
- Çeyrek çay bardağı süt
- Tuz, karabiber
- Bir tutam maydonoz
- Yarım çay bardağı sıvı yağ

Her zaman yaptığınız gibi, iki adet tost hazırlayın. Tostları ortadan ikiye kesin. Toplam dört parça tost olsun. Bir tabakta yumurtaları, süt, ince doğranmış maydonoz ve baharatla çırpın. Tostları yumurtalı karışıma iyice bulayın; iyice emsinler. Bir tavaya sıvı yağı koyun ve iyice kızdırın. Yumurtaya buladığınız tostlarınızı arkalı önlü kızartın.

1 porsiyon yumurtalı ekmeğin kalori değeri: 458 kkal

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
5.Nisan.2010

Bu tarif için Müge (Hünerli Bayanlar)‘ye sonsuz teşekkürlerimi bildiririm. Aklımın ucuna gelmezdi evde ay çöreği yapmak. Zira Müge gibi benim de aramın çok iyi olduğu bir çeşit değil.  Normalde aklımın ucuna bile gelmez. Ama benim dışımda herkes çok seviyormuş meğer:) Yapması da zor değilmiş. Üstelik pişirirken ev öyle bir kokuyor ki; hiç sevmeyen bile dayanamaz.  Bence kahvaltıya gelen misafirleriniz için, çok iyi bir tercih.

Ben iki kere yaptım tarifi; ikincisinde ufacık değişiklikler yaptım bizim ağız tadımıza uydurmak için. Her tarife iki hak verilmeli bence zaten; ilki denemek, ikincisi ise kendi ağız tadınıza uydurmak için. Tarif zaten gayet iyi; ama dışındaki hamur biraz tatsız gelmişti; o yüzden biraz şeker ekledim. Aile bireylerinin isteğiyle, içine kuru üzüm ekledim. Bir de içlerini daha dolgun yapmak istediğimden, kek miktarını biraz arttırdım.

Hamuru için malzemeler (12 adet):

- 125 gram tereyağ veya margarin
- Yarım su bardağı süt
- 4 tepeleme yemek kaşığı pudra şekeri
- 3.5 su bardağı un (yaklaşık)
- 1 paket kuru maya
- 1 adet yumurta
- 1 tutam tuz

Üzerine sürmek için: 1 yumurta sarısı

İçi için malzemeler:

- 4 adet 180 gramlık veya 3 adet 260 gramlık hazır kakaolu kek veya 3 su bardağı kakaolu kek (robotta çekilmiş)
- 1 çay bardağı iri kıyılmış ceviz
- 1 yemek kaşığı pudra şekeri
- 1 yemek kaşığı kakao
- Yarım su bardağı süt
- 1 tepeleme tatlı kaşığı tarçın
- 1 avuç kuru üzüm

Önce içini hazırlayalım: Kekleri robotta veya elinizle iyice ufalayın. Diğer tüm malzemeleri de ekleyerek, kaşık yardımıyla karıştırın.

Ardından oda sıcaklığında iyice yumuşamış tereyağ ve şekeri, bir süre mikser ile karıştırın. Ardından diğer malzemeleri de katarak bir hamur meydana getirin. Hamurdan 12-13 adet beze yapın. Her bir bezeyi, merdane yardımıyla açın. Biraz ucunu sivriltip üçgen biçiminde açmak gerekiyor, aynı sigara böreği gibi.

Kekli harçtan en az 1.5-2 kaşık kadarını hamurun geniş kısmına yayın. Aynı sigara böreği sararmış gibi sarın. Ay şeklini vermek için biraz kıvırın. Yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye dizin. Üzerlerine  yumurta sarısı sürüp, file fındık, ceviz veya susam ile süsleyin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, üzeri kızarıncaya kadar, yaklaşık 35-40 dakika pişirin.

Yukarıdaki malzemelerle hazırlanan ay çöreklerinden 12 tane elde edildiği düşünüldüğünde,

1 adet ay çöreğinin kalori değeri: 513 kkal

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Bunlara tahinli kurabiyeden ziyade, minik tahin helvacıkları demek lazım. Bu tarifi de Bengü‘de görmüştüm ve o günden beri aklımda kaldı. Tahini çok severim, ama  çok kalorili olduğu kafama yerleştiğinden olsa gerek hiç eve almam. Tadına bakıp bayılınca, bir kere de evde denemeye karar verdim. Tahin helvasını sevenler, kesin bayılacaklar. Ben kakaolu tahin helvasını sevdiğimden, hamurun bir kısmına da kakao ekleyip, karıştırdım. (Tarifin bir tarafını kendimce değiştirmesem çatlarım!)

Aşağıda asıl tarifi verdim. Parantez içinde ise, benim yaptığım değişiklikler yer alıyor.

Malzemeler:

- 2 su bardağı un
- 1 su bardağı pudra şekeri
- 2 paket vanilya
- 1 çay bardağı sıvı yağ (Biraz azalttım.)
- 1 su bardağı tahin (300 gramlık bir kavanozdan 2 parmak az koydum. 1 su bardağından birazcık daha fazla yani.)
- 1 çorba kaşığı kakao

Sanırım normal tarife göre biraz daha fazla tahin ve daha az sıvı yağ ekledim. Dolayısıyla tahin helvasına daha fazla benzedi. Malzemeleri karıştırıp, bir hamur oluşturun. Ufak bir parçasını ayırıp, 1 çorba kaşığı kakao ile karıştırın. Fındık kadar büyüklükte toplar oluşturun. (Hamur kolay dağılan bir hamur olsa da, avcunuzda güzel yoğurursanız hiç sorun olmuyor.) Bazılarına biraz kakaolu hamur ekleyip, karıştırın. Yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 15 dakika kadar pişirin.

Rengi kızarmıyor, dolayısıyla çok fazla tutmayın, altı yanar. Fırından çıkardıktan sonra, bir süre dinlendirin; yoksa tepsiden alırken elinizde unufak oluyorlar. Ben çok beğendim, ama fazlasıyla zararlı bir tarif. Çoook nadir yapmak lazım:)

Tahinin anne sütünü arttırdığına dair duyumlar alıyorum bu ara… Biraz tehlikeli bir tez! Sütüm artsın diye tahine yüklenen lohusalar, bir anda kendilerini 8 kilo fazla bulmasınlar da. Aman siz yine herşeyi kararında yiyin. Bu kurabiyeler, emziren ve tahin yemek isteyen anneler için de güzel bir seçenek olabilir.

Kendi kullandığım ölçülerle hazırladığım tahinli kurabiyelerde toplam 4120 kkal bulunuyor. Bundan yaklaşık 40 minik kurabiye çıktığını düşünürsek,

1 adet minicik tahinli kurabiyedeki kalori değeri: 103 kkal

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Bana gelen e-postalar arasında pastacılığa, şeker hamuru ile pasta veya kurabiye süslemeye merak salanlar vardı. Pastacılık benim de uzaktan takip ettiğim bir dal. Hem öğreneyim diye, hem sizlere gösterebileyim diye, hem de kendi doğumgünü pastamı kendim tasarlamak amacıyla; Pastayım Sana‘nın yaratıcısı Ayşegülden bize bir pasta yapmasını rica ettim. O da seve seve kabul etti. Ardından da Ayşegül’le ufak bir röportaj yaptım. (Biz pastayla uğraşırken, 2 yaşındaki oğlu Deniz’in eline ufak bir merdane, minik bir parça hamur ve minicik kalıplar verdik; o da kendi kendine oyalandı. Ayşegül Deniz’i de alıştırmış, bütün aletlerin ismini benden iyi biliyor. Bu meydaaaayee, bu okyavaaaa!) Bakalım bu bilgiler sizin için de faydalı olacak mı?

Öncelikle, bir gün önceden hazırlayıp, bir gece buzdolabında beklettiğiniz bir pastanız olması gerekiyor. Ben çikolatalı pasta sevdiğimi söylediğim için, Ayşegül özel pastası olan, muzlu, portakallı, yuvarlak bir çikolatalı pasta hazırlamıştı. Pasta şeker hamuru ile kaplanacak ve süslenecek olduğundan, tabii ki renkli şeker hamurlarına ihtiyacınız olacak. Şeker hamurları, pasta malzemeleri satılan dükkanlarda satılıyor. Ortalama 1 kilosu 10-12.5 TL arası. 10 kişilik bir pastanın kaplaması için, 850 gram kadar bir şeker hamuru gerekiyor. Üzerine ekleyeceğiniz fazladan figürler ayrı tabii. Şeker hamuru alırken, üretim-son kullanma tarihlerine dikkat etmek gerekli. Bayatlamış hamurlar çok sert olabiliyormuş. O zaman da kan ter içinde kalıyorsunuz yoğurmak ve açmak için. Ama hamurun bayatlığı görüntüsünü ve tadını pek de etkilemiyormuş.

Bir diğer önemli kural ise, çalışacağınız zeminin ve aletlerin çok temiz olması. Çünkü şeker hamurunu merdane  veya oklava ile açacağınız için, tezgahtaki her türlü tozu, kiri üzerine alacaktır. Aynı şekilde, ellerin de bir o kadar tertemiz olması gerekiyor (yemek yaparken her zaman olduğu gibi). Pasta yapmaya başlamadan önce, ufak bir temizlik faslı gerekiyor.

Biz pastamızı beyaz ile kaplayacağımız için, tezgaha bir miktar pudra şekeri serpiyoruz. Başka renk hamur da kullansanız, yine pudra şekeri kullanacaksınız açmak için. Pudra şekeri hamurun yapışmasını önlüyor; rengine bir etki yapmıyor. Pastamızın yüksekliği dahil, ölçüsünü alıyoruz. Hamuru kaç cm açacağımızı belirledikten sonra, hamuru açıyoruz.

Burada marifet, hamurun üzerinde hava baloncukları bırakmamak. Ama kalırsa da üzülmeyin; nasılsa ütüleyeceğiz. Tezgahta açtığınız hamuru pastanın üzerine, oklava ve merdaneniz yardımıyla taşıyıp yerleştirebilirsiniz.

Hamuru pastanın üzerine yerleştirdikten sonra, elinize plastikten ütü şeklinde bir araç alıp, hamuru iyice düzleştiriyorsunuz. Pastayı döner bir tablaya koymanızda fayda var. Çevire çevire, hem üstünü, hem kenarlarını sabırla düzleştiriyorsunuz.

Şimdi kenarda kalan fazlalıkları, döner bir bıçak yardımıyla kesiyoruz. Artık pastanızın süslenmemiş hali hazır. Siz diğer süsleri hazırlarken pastanızı buzdolabına koyabilirsiniz. Şeker hamuru oda sıcaklığında biraz yumuşuyor; yine de şeker hamurunu kullanmanın ideal sıcaklığı oda sıcaklığıymış.

Ben beyaz papatyaları ve az renkli pastalardan hoşlandığımı söylemiştim. Biz de üzerinde papatyalar olan ve sürekli yapılacakları not ettiğin not defterimin olduğu bir tasarım yapalım dedik. Deftere de, yenilebilir mürekkebi olan (yazdığım kalem çikolatalıydı) kalemlerle yazı yazdım. Defteri yapabilmek için, önce siyah şeker hamurundan kabını yaptık. Ardından üzerine tek tek beyaz sayfaları koyduk. (Siz diğerleriyle uğraşırken, bitirdiğiniz figürleri buzdolabında bekletebilirsiniz.)

k

Spirallerin konulacağı delikleri, kalınca bir pipet ile çıkardık. Delikleri üstüste getirip, aralarından siyah hamurla yaptığımız spiralleri geçirdik. Ayşegül, üzerine de mavi bir kalem kondurdu. Çiçek desenlerini yapmak için, yine pasta malzemeleri satan dükkanlarında satılan aparatlar var. Çiçekleri pastaya glikoz ile de yapıştırabilirmişiz, ama su ile de yapışıyor. Yapıştıracağınız yere, ufak bir fırça veya parmağınızla biraz su sürün, ardından çiçeği yapıştırıverin. Pastanın çevresine de, eğer keserken bir hata olduysa kapatması ve bir çerçeve oluşturması için uzun ince bir şerit geçirin. Biz onu da beyaz geçirdik.

Bu arada, kurabiye yapımı da çok ilgimi çekiyordu. Ayşegül, bir cafe için kurabiyeler hazırlamış. Artan boş kurabiyeler vardı. Hemen onları da süsledik. Hatta bir tanesi benim; mavi elbiseli olan:) Kurabiye süslemesi çok daha kolay tabii… Şeker hamurunu, kurabiyeyi kestiğiniz kalıp ile kesiyordunuz. Hafifçe sürdüğünüz su ile kurabiyeye yapıştırıyorsunuz. Üzerini de istediğiniz süslerle renklendiriyorsunuz. Bence şeker hamuru ile ilgilenenler kurabiye ile başlayabilirler.

Ben öyle yapacağım:) Yeni bir masraf kapısı açıldı; gidip birkaç ufak kalıp ve şeker hamuru almam lazım tez zamanda:)

Bu işe nasıl başladın Ayşegül?

Herşey  Deniz’in (2 yaşındaki oğlum) 1. doğum günü pastasıyla başladı. İlk yaş pastası olduğu için aylar önceden heyecana kapılıp nereye yaptırsam, nasıl bir model seçsem diye düşünüp araştırırken, pastalara bakıp bakıp “bunları ben yapamaz mıyım” deyip kolları sıvadım. Biraz internetten araştırdım, kitaplar aldım. Mutfak bilgim zaten vardı; çocukluktan beri de seramik yaptığım için ilk pasta hiç de fena olmadı. Kendi ablam bile pastayı benim yaptığıma inanmadı :)

Pasta ve kurabiyelerini yaparken nelere dikkat ediyorsun?

Pastaların tasarımı kadar içi de çok önemli benim için. Maliyeti düşük tutma kaygım hiç olmadı. Kaliteli ve bol malzeme kullanıyorum. Bütün yaptığım pastaları, sanki Deniz yiyecekmiş gibi özenerek yapıyorum. Sağlıksız malzemeler kullanmıyorum. Mevsimi olmayan meyveleri kullanmıyorum örneğin… Fabrikasyon bir üretim yapmadığım için, bu durum pasta çeşitlerinin biraz kısıtlı kalması demek oluyor. Ama herkes bunu anlayışla karşılıyor, hatta memnun oluyorlar. Yağ ve şeker miktarlarını azaltarak kullanıyorum. Pastaları krem şanti veya hazır krema yerine, klasik ev muhallebisi ile hazırlıyorum. Böylece oldukça hafif oluyorlar.

Değişik istekler oluyor mu?

Evet, oluyor. İlginç siparişler gelmesi benim de hoşuma gidiyor, çünkü bana da yeni fikirler veriyor. Ve insanların eğilimlerini anlamış oluyorum. Örneğin bir müşterim eşinin doğum günü için, dışı tamamen pasta gibi süslenmiş bir havuçlu kek istedi. Eşi kilosunu korumaya çok dikkat ettiği için böyle bir tercih yapmıştı. Çok hafif olduğu için çok memnun kalmışlar…

Peki müşterilerin yeni eğilimleri ne yönde?

Çocuğu 1 dilim bile yiyecek olsa, şeker hamuru veya herhangi bir gıda boyası kullanılmasını istemeyen bir grup var mesela. Organik un, esmer şeker, organik meyvelerden yapılmış pasta isteyenler var. Bu çok güzel, ama tek dezavantajı fiyatı çok yukarı çekiyor olması.

Fiyat demişken, piyasada çok çeşitli pasta fiyatları görüyorum; çok pahalılar da var, daha uygun fiyatlılar da. Bunun sebebi nedir? Malzeme ve teknikte çok farklılıklar var mı?

Aynı firmanın pastaları arasında bile fiyat farkı olabilir. Burada en büyük payı el işçiliği alıyor tabii. Bazı pastalarla 2 saat uğraşıyorsunuz, bazı pastalarla 8 saat… Malzeme de fiyatı doğrudan etkiliyor. En iyi malzemeleri, bol kullanırsanız; pastanın dilim fiyatı bir anda yükseliyor. Bu konuda müşterilerin biraz bilinçli ve anlayışlı olması gerekiyor. Yani pahalı bir pasta, illa kazıklandığınız anlamında olmayabilir; aksine büyük ihtimalle o pastanın içindeki malzemeler çok daha kalitelidir.

Bir de kurabiye kiti gördüm. O nasıl birşey?

Pratik şeyler her zaman ilgimi çeker. Hobi olarak kurabiye süslemeye merakı olup da, bu işin ilk aşaması olan kurabiyeyi hazırlamaya vakti ve sabrı olmayanların işini kolaylaştırmak istedim. Bu kitin içinde şunlar var: Kişinin seçeceği bir kurabiye kalıbı, bu kalıpla hazırlanmış kurabiyeler, iki renk şeker hamuru ve sprinkle, yani minik süsleme şekerleri. Merakı olanlar bu kit ile çok hoş hediyelik kurabiyeler hazırlayabilirler.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Reaktif hipogliseminiz varsa, Montignac diyetini takip ediyorsanız veya genel olarak işlenmiş gıdalardan uzak duran biriyseniz; size uygun bir kraker tarifimiz var.  Bu tarifi, Bengü‘den öğrenip, biraz kendime göre uyarladım. Sabahları yemek için veya ara öğünlerde atıştırmak için yanınızda taşıyabilirsiniz. Ben yemesi daha zevkli olsun diye, kurabiye kalıpları ile kestim. Çok lezzetli birşey değil; hani sunta tabir edilen hazır diyet bisküviler vardır ya, işte onları andırıyor. Zaten bu krakerleri lezzetli olduğu için değil, katkısız ve tam buğday unlu olduğu için yapıyoruz; bir nevi ekmek gibi düşünülebilir yani.

Ben iki farklı aroma ile denedim: Birinin hamuruna labne peyniri kattım; birinin hamuruna da tarçın ve zencefil. İkisi de fena olmadı; ben labneliyi daha çok beğendim. Diyet derdiniz yoksa, tarçınlının içine, birkaç kaşık pekmez veya bal da ekleyebilirsiniz. Bir diğer uyarı da; içinde katkı maddesi olmadığı için çabuk bayatlayabilir. Ben 2. günden sonra buzdolabında tuttum.

Belki içine zeytin ezmesi de katılabilir? Ama katkısız olanlardan:)

Malzemeler:

- 2 su bardağı+2 parmak tam buğday unu
- Yarım çay bardağı sızma zeytinyağı (75 ml)
- 1 çorba kaşığı yoğurt (Hamurun yoğunluğuna göre arttırılabilir.)
- 1 yumurta
- 1 çay kaşığı kabartma tozu
- 100 gram labne peyniri (Eğer tuzlu yapacaksanız.)
- Tarçın, zencefil (Eğer tarçın aromalı yapacaksanız.)

Tüm malzemelerle bir hamur oluşturun. Oldukça sert bir hamur oluyor. Merdane yardımıyla açıp, kurabiye kalıplarıyla krakerleri çıkarın. Yağlı kağıt serdiğiniz tepside, önceden ısıtılmış 170 derece fırında, yaklaşık 20 dakika kadar  (fırınınıza göre değişebilir) pişirin. Renkleri hafif pembeleşince alın.

100 gram tam buğday ununda yaklaşık 407 kkal bulunmakta.

Bir ölçü hamurdan, fotoğraflardaki gibi ufak kurabiye kalıplarıyla, 40′a yakın kraker çıkıyor. Buna göre,

1 adet labneli diyet bisküvideki kalori değeri: 42 kkal
1 adet tarçınlı diyet bisküvideki kalori değeri: 39 kkal

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Banko tariflerden biri daha. Hem doyurucu, hem lezzetli, hem de görüntüsü güzel. Hafif bir tarif diyemeyiz; ancak hamurundaki yağ oranını kendinizce azaltmayı deneyebilirsiniz. Ben asıl tarifi vereceğim size; ama ben yağ oranını biraz azalttım yaparken.

Bizim okulun kantininde hep standart ürünler var. Hazır tavuk ürünlerini ısıtıp, sandviçin içine koyuyorlar; soğuk patates kızartmaları ekliyorlar, kaşarlı-karışık tostlar ve bilimum gofret-bisküvi-çikolata. Haklarını yemeyeyim, elma ve yoğurt da satılıyor rtık. Yani hayatınız o kantinden beslenerek geçiyorsa, bunlara mahkum kalıyorsunuz; uzun vadede sıkıcı. Bu ıspanaylı payı yeni pişmişken ikram ettiğim arkadaşım, “Bunu minik minik yapıp, kantinde satsan; kesin köşeyi dönersin.” gibi bir yorum yaptı:)

Kiş hamuru için malzemeler:

- 1 su bardağı sıvı yağ (işte azaltılan yağ oranı)
- 1 su bardağı yoğurt
- 1 çimdik tuz
-  400 gram sade kekun

Harç için malzemeler:

- 500 gram ıspanak
- 1 soğan
- Tuz, karabiber, kırmızı biber
- 1 yemek kaşığı sıvı yağ

Üzerine dökmek için:

- 1 yumurta
- 1 su bardağından biraz fazla süt

Önce harcı hazırlayalım. Sıvı yağda ince ince doğradığınız soğanı iyice kavurun. Üzerine ince doğradığınız ıspanakları ekleyin. Suyunu çekene kadar pişirin. (Ben soğuduktan sonra içine biraz da beyaz peynir rendeledim.)

Hamur malzemelerinin hepsini yoğurarak bir hamur yapın. Ufak bir parçasını, üzerini süslemek için ayırın. Üzerini süslemeyedebilirsiniz; çünkü kişlerin üzerleri peynirle kaplı olur, hamurla süslenmez. Tatlı turtaların üzeri genelde hamurla süslenir. Ama ben kişin üzerini de süsledim. Siz bilirsiniz. Hamuru derin(!) bir borcama döşeyin. Kenarları da yüksek olsun, havuz gibi. İçine hazırladığınız harcı dökün. Ayırdığınız hamur parçası ile kişin üzerini istediğiniz gibi süsleyin.

Fırına vermeden önce sütün içinde yumurtayı çırpıp, kişin üzerine dökün. Önceden hafifçe ısıtılmış 170 derece fırında, 45 dakika kadar pişirin.

Öneri: Ben kişi resimdeki cam kalıba yaptım. Ancak, üzerine sütlü karışımı döktüğümde taşmasa bile, çok doldu Fırında pişerken, kiş biraz kabardığı için; biraz süt dışarı döküldü. Bir daha, daha yüksek kenarlı bir kap kullancağım. Ispanak yerine kabak da kullanabilirsiniz. Hatta pırasa da. Fırından çıkardıktan sonra, bir süre dinlendirip öyle dilimleyin.

Kişin hamurunu yoğurduktan sonra, 1-2 saat boyunca bekletirseniz; kalıba yerleştirmeniz daha kolay olacaktır. Hamur biraz dinlendikten sonra, kalıbınız ölçüsünde merdane ile açabilirsiniz. Hamur yeni yoğrulmuşken açılması çok zor oluyor.

Eğer ufak turta kalıplarınız varsa, kişleri birer porsiyonluk yapabilirsiniz; bence çok güzel olur:) Ben de ilk iş turta kabı alacağım; eksiğimi görmüş oldum.

100 gram sade kekunda 346 kkal bulunmakta.

Yukarıdaki malzemelerle yapılan ıspanaklı kişte, toplam 3515 kkal bulunuyor. Bu kalorinin çok büyük kısmı (1475 kkal) hamurun içindeki yağdan geliyor. Bunu 10 dilim olarak düşünürsek,

1 dilim ıspanaklı kişteki kalori değeri: 351 kkal

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Malzemeler:

- Bir bütün ekmek
- 2 yemek kaşığı tereyağ
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 3 diş sarımsak
- Bir avuç maydonoz
- Bir tutam tuz

Fırını önceden 200 dereceye ısıtın. Ekmeği uzunlamasına ikiye ayırın. Tereyağı oda sıcaklığında biraz yumuşamış olsun. Bir mutfak robotunda zeytinyağının içinde sarımsağı iyice parçalayın. Tereyağını da ekleyip, biraz daha karıştırın. Maydonozu  ve tuzu da ekleyip, birkaç saniye daha karıştırın. Karışımı ekmeklerin üzerine sürün. Önceden ısıtılmış fırında, 10-15 dakika kadar pişirin.

Yukarıdaki malzemelerle yapılan sarımsaklı ekmekte toplam 1444 kkal bulunmakta. Bunu 8 porsiyon olarak düşünürsek,

1 porsiyon sarımsaklı ekmekteki kalori oranı: 180 kkal

Buna benzer lezzetli tariflerimiz de mevcut:

Peynirli Sarımsaklı Ekmek Dilimi
Peynirli Zeytinli Ekmek Pizzası
Peynirli Sebzeli Ekmek Dilimi
Sebzeli Ekmek Dilimi

Kaynak: Budget Bytes – Garlic Bread

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Okuyucularımdan Efser, bize ilginç bir tarif yolladı. Yufka yerine ekmek kullanılarak yapılan bir nevi börek. İsmini ben uydurdum; daha iyi bir önerisi olan varsa değiştirebilirim.E fser, karidesli bir harç koymuş; ama siz istediğiniz harcı koyabilirsiniz. Değişiklik arayanlar için birebir…

Uzun baget ekmek hafif dondurduktan sonra, ince ince dilimliyorsunuz. Dondurulmazsa, keserken formu bozuluyormuş. İçindeki malzeme: Karides, kuru soğan, fesleğen ve kurutulmuş domates karışımı. Ekmek biraz yumuşayınca, katlayıp, bohça haline getiriyorsunuz. Tereyağında altlı üstlü kızartıyorsunuz. Efser, üzerine yumurta sarısı ve tuzsuz tereyağı ile yaptığı çakma bir hollandez sos dökmüş.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
14.Şubat.2010

Kekleri istediğiniz şekilde kalıplara dökebilirsiniz… Günün anlam ve önemine uygun kalp kalıplar da olabilir….

Malzemeler:

- 3 yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- Yarım su bardağı süt
- 1 paket hazır kakaolu puding
- Yarım su bardağı sıvı yağ
- 1 paket kabartma tozu
- 2 su bardağından bir parmak eksik un

Önce yumurtalar ve şekeri mikser yardımıyla iyice çırpın. Ardından diğer malzemeleri de ekleyip, çırpmaya devam edin. Kek hamurunu, yağlanmış kek kalıbına döküp; önceden ısıtılmış 170 derece fırında 30-35 dakika kadar pişirin.

Yukarıdaki malzemelerle yapılan kekte, toplam 3293 kkal bulunuyor. Bu malzemelerden, 4 tane iri kalp şeklinde kek, 12 tane de minik top kek çıkıyor.

Buna göre bir adet kalp şeklinde pudingli kekte, yaklaşık: 330 kkal ve bir adet pudingli minik top kekte, yaklaşık: 115 kkal bulunmakta.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Roti jala, özel bir çeşit hamurla yapılan bir çeşit krep. Kelime anlamı “ağ ekmek” anlamına geliyormuş; örümcek ağına benzediğinden olsa gerek. Malezya’da, özellikle Ramazan ayında çok yenirmiş. Ramazan aylarında, sokaklarda geçici tezgahlar kurulup, çeşitli baharatlarla tatlandırılıp, satılırmış. Yılın diğer zamanları ise, 5 çayı atıştırması olarak oldukça popülermiş.

Roti jalanın hamuru, normal krep hamuruna göre daha yumuşak; yani daha sulu. İçine hindistan cevizi ve zerdeçal ekliyorlar. Peki ben bu tarifi neden veriyorum?

1- Dünya mutfaklarında ne gibi şeyler yapıldığı, nasıl teknikler kullanıldığı hakkında fikrimiz olsun diye.

2- Acaba, biz de krep hamurumuzu biraz sütle inceltip tavaya bu şekilde döksek, farklı bir sunum elde edebilir miyiz diye fikir jimnastiği yapmak için. İsmini de dantel krep koyarız mesela. (İsim hakkı benimdir, ona göre:)

Resmin kaynağı: Hunger Hunger

Aslında hamuru tavaya dökmek, aşağıdaki aletle son derece kolay; ancak Malezya’da sudan ucuz ve her yerde bulunabilen bu plastik parçası; başka yerlerde pek bulunmuyor. Ama kendi aparatınızı kendiniz de yapabilirsiniz; mesela temizlenmiş bir konserve kutusuna bir kaç delik delebilirsiniz.

Roti jala pişirmenin ipuçlarından biri de: Hamuru pişireceğiniz tavanın yüzeyini, çatalın ucuna taktığınız ve zeytinyağına daldırdığınız yarım kuru soğan ile, şöyle bir sıvamanız. Bu hem hamura lezzet veriyormuş, hem de tavada ince bir katman gibi kalıp, hamurun fazla yağ emmesini engelliyormuş.

Malzemeler (20 krep için):

- 2 su bardağı un
- Yarım çay kaşığı zerdeçal
- Yarım çay kaşığı tuz (İsterseniz daha fazla da koyabilirsiniz.)

Bu malzemeleri geniş bir kasede karıştırın. Ortasını havuz gibi açın ve

- 2 yumurta
- 2 su bardağı hindistan cevizi sütü
- 1 su bardağı su

ekleyin. Bir mikser yardımıyla karışımı, sulu bir hamur haline getirin.

Kalın tabanlı bir tavayı, orta ateşe koyun. Biraz önce bahsettiğimiz gibi, yarım soğan ile bir kez tavayı yağlayın. Tava kızınca, yuvarlak hareketler yaparak, hamuru tavaya dökün.

20-30 saniye sertleşmesini bekleyin. İki ucunu ortada birleştirin. Hafifçe rulo şekline getirerek, tabağa alın. Sıcak veya ılıkken ikram edin. Özellikle baharatlı tavuk gibi yemeklerin yanında servis ediliyormuş.

Resimlerin kaynağı: Bake Cook Eat

Roti jalanın nasıl yapıldığı ile ilgili video izlemek isterseniz:

Video 1: Roti Jala tavaya nasıl dökülür?
Video 2: Makine yardımıyla, nasıl iğne oyası gibi roti jalalar elde edilir?

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
11.Şubat.2010

Klasik, her zaman yapabileceğiniz pratik bir börek tarifi. Biz içine lor peyniri koyduk; ama siz istediğiniz bir harcı koyabilirsiniz elbette. Börek yaparken, yufkanın kalitesi çok mühim oluyor. Örneğin bu yufkaları bir marketten aldık; Pazar günüydü ve yufkacının kapalı olacağını düşündük. Hem ince, hem de ufak çıktılar. Börek incecik oldu; adeta gözleme gibi. Yufka ne kadar taze ve güzelse; böreğiniz de o kadar güzel oluyor ve güzel gözüküyor.

Malzemeler:

- 4 yufka
- Yarım su bardağı sıvı yağ
- Yarım su bardağı süt
- Yarım su bardağı yoğurt
- 3 yumurta

Harcı için:

- 1 yemek tabağı dolusu lor peyniri (250 gram)
- 1 kase maydonoz / dereotu
- Kırmızı biber, karabiber

Yufkaları ıslatacağınız yağ, süt, yoğurt karışımını çırpın. Yağlanmış tepsiye bir yufkayı bütün halinde serin. Kenarları dışarıda kalsın. İkinci yufkayı ikiye bölün, ve karışımın içerisine batırarak, tepsinin yarısına biraz büzüştürerek yerleştirin. Aynı şekilde, diğer yarısını da karışıma batırıp, tepsinin kalan yarısına yerleştirin.

Araya peynirli harcı yayın. Üzerine üçüncü yufkayı da ikiye bölüp, karışımda iyice ıslatarak yerleştirin. En üstü ise, tepsinin yanlarından sarkan yufka ile kapatın. Kalan karışımın hepsini böreğin üzerine boşaltın. En üstünü çörek otu, susam ve haşhaşla süsleyebilirsiniz. 180 derece fırında, üzeri kızarana kadar pişirin.

Not: Biz ilk yufkayı en alta sermeden yaptık. Ama aslında serilmesi gerekiyordu.

Yufkaları ıslatacağınız karışımın içinde, süt ve yoğurdun ikisinin de olması gerekmez. Evde süt yoksa sırf yoğurtla; yoğurt yoksa sırf sütle de yapabilirsiniz. Böreği bir gece önceden hazırlayıp, buzdolabında bir gece bekletirseniz, daha güzel oluyor.

Yukarıdaki malzemelerle yapılan börekten 9 dilim çıkacağı düşünülürse,

1 dilim peynirli böreğin kalori değeri: 213 kkal

Farklı börek tarifleri isterseniz, şunlara bir göz atın:

Baklava yufkasından börekPeynirli börekSodalı börekMilföyden çiçek böreklerIspanaklı peynirli yağsız kırpık börekIspanaklı / patlıcanlı simit böreği

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Pişmiş havuçla aram gerçekten pek kötü. Ama şu sandviçin içinde gözüken havuçlar, bir anda bana o kadar lezzetli geldiler ki. Peynirli bir sandviçi, nasıl da lezzetlendirirler diye düşündüm. Bu havuçları hazırlamak için gereken:

Malzemeler:

- 2 çorba kaşığı toz şeker
- 1 çorba kaşığı taze limon suyu
- 2 çay kaşığı toz kırmızı biber
- 1 çay kaşığı kimyon
- Yarım çay kaşığı tarçın
- Çeyrek çay kaşığı acı kırmızı biber
- 1 çay kaşığı tuz
- Çeyrek su bardağı zeytinyağı
- 8 orta boy havuç

Tüm baharatları zeytinyağı ile karıştırın. Şeker eriyene kadar çırpın. Havuçları incecik dilimleyin. Eğer varsa, dilimleyici aletlerden faydalanabilirsiniz. Tuzlu kaynar suda, çok az haşlayın (Tarifte 45 saniye diyor.). Sudan çıkardıktan sonra, iyice kurulayın ve hemen sosun içine atın. İyice harmanlayın. Havuçların her biri soslansın. Havuçları marine olması amacıyla, oda sıcaklığında en az 4 saat bekletin.

Kaynak: Love & Olive Oil

Related Posts with Thumbnails
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark