hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

0-100 kkal kategorisinde kayıtlı postları görüyorsunuz.

'0-100 kkal' kategorisinde nelerimiz var?

Kahvaltı için önerdiğimiz, sosis içinde pişirilen bir yumurta vardı. Biberli yumurta da sosis yemek istemeyenler için, daha da uygun bir çeşit olmuş. Yapımı ve sunumuyla ilgili ayrıntıları Shutter Bean‘de bulabilirsiniz. Diyet yapanlar için de oldukça şık bir kahvaltı seçeneği.

4 yorum 0-100 kkal, Kahvaltı seçenekleri

Eşimin gözlerinde bir sorunu var. Tarif ettiğine göre: “Böcekler uçuşuyor”. Doktorlara gittik. Sonuçta söylenen şey, bunun miyoplarda görüldüğü, tedavisi olmadığı, böyle yaşamaya alışılması gerektiği ama daha da ilerlerse mutlaka doktora gidilmesi. Çok karmaşık bir ismi de, ama unuttum. (Bu arada bu ismi iki doktor da söyleyemedi; ama gözünden başka bir rahatsızlık yaşayan bir iş arkadaşımız, doktorlardan çok daha iyi bir şekilde anlattı. Kaynakları verdi, o garip latince ismini söyleyerek. O sayede okuduk, öğrendik.) O da alışmaya çalışıyor bir senedir. Bu arada göze faydası olan şeyleri araştırıp, bol bol yapmaya çalışıyorum.

Geçen sene büyük ilgiyle izlediğim Gıdalar Hakkındaki Gerçekler kitabından, konuyla ilgili bir bölüm buldum; sizle de paylaşmak istiyorum:

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD), gözün arkasındaki iç yüzey retinadaki hücrelerin hasar görmesinin sonucudur. Retina gözde, ışığın görüntü meydana getirdiği bölgedir. Milyonlarca ışığa duyarlı hücre içerir, bunlar beyne sinyal gönderirler. Serbest radikaller ise, retinadaki hücrelere zarar ve bazısının faaliyetlerine tamamen son verirler. En önemli hücreler, aynı zamanda en fazla risk altında olanlardır. Bunlar retinanın merkez kısmındaki ayrıntılı görmemize yardım eden makulada bulunur. 60 yaş üzerindeki her 6 kişiden birinde YDMB var. 75 yaş üzerinde bu oran 3 kişiden bire iniyor. YBMD tamamen kör yapmaz, ancak görüşü o kadar azaltır ki; pek çok YBMD hastası yasal olarak kör kabul edilir.

Ne yazık ki, ışığa maruz kalmak bile retinada serbest radikal üretir. Bu nedenle tüm gün gözleriniz bağlı dolaşmıyorsanız, bir miktar hasar kaçınılmazdır. Işık ne kadar parlak ve maviyse, o kadar çok serbest radikal üretilir. En çok hasar veren ultraviyole ışınlarıdır. Tabii ki doğanın gözleri korumak için kendi yöntemleri vardır. Tüm retinada bulunan bir pigment, mavi ışığı ve ultraviyoleyi absorbe eder. Retinadaki bu pigmentin bir rolü de, güçlü bir antioksidan olmasıdır. Bilim insanları bu pigmente “makuler pigment” derler. Şaşırtıcı bir biçimde bedenlerimiz makuler pigmenti üretemez. Sadece bitkiler tarafından yapılan sarı-turuncu renkte kimyasal bileşimden oluşur. Gözümüzdeki pigment seviyesini belli bir düzeyde tutmanın tek yolu, bunları içeren sebzeleri yemektir. Makuler pigmentteki iki kimyasal lutein ve zeaksantindir. Bu maddelerin en çok bulunduğu besinler ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler ve tatlı mısırdır. Yumurta sarısı da, lutein içeren bir besindir; aynı balkabağı, bezelye, brokoli ve brüksel lahanası gibi. Aşağıda hangi sebzede ne kadar lutein olduğu görülüyor:

Bu yüzden, balkabağından çorba biçiminde faydalanmaya karar verdim. (Ayva faydalı diye, ayva reçeli yeme felsefesi bana ters de… O yüzden balkabağı göze iyi geliyor diye, kabak tatlısı yapmayı reddettim.) Bir de püre yapılabilir, ama önce kabağa iyice alışmak lazım. Tahmin ettiğiniz gibi, hafif tatlımsı bir çorba oluyor. Ancak, içine attığınız tuz ve karabiber ile o tatlımsılığı azaltabilirsiniz.

Malzemeler:

- 500 gram balkabağı
- 1 havuç
- 1 soğan
- 4 su bardağı kadar su
- 1 su bardağı süt
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- Tuz, karabiber

Önce yağda soğanları bir süre kavurun. Kavrulduktan sonra, içine küçük küçük kestiğiniz diğer malzemeleri de ekleyin. Yumuşayıncaya kadar karıştırın. Çorbanızı el blenderı ile püre yapın.

Yukarıdaki malzemelerle yapılan çorba, 8 porsiyon olarak düşünülürse,

1 tabak balkabağı çorbasındaki kalori değeri: 75 kkal

7 yorum 0-100 kkal, Çorbalar

Reaktif hipogliseminiz varsa, Montignac diyetini takip ediyorsanız veya genel olarak işlenmiş gıdalardan uzak duran biriyseniz; size uygun bir kraker tarifimiz var.  Bu tarifi, Bengü‘den öğrenip, biraz kendime göre uyarladım. Sabahları yemek için veya ara öğünlerde atıştırmak için yanınızda taşıyabilirsiniz. Ben yemesi daha zevkli olsun diye, kurabiye kalıpları ile kestim. Çok lezzetli birşey değil; hani sunta tabir edilen hazır diyet bisküviler vardır ya, işte onları andırıyor. Zaten bu krakerleri lezzetli olduğu için değil, katkısız ve tam buğday unlu olduğu için yapıyoruz; bir nevi ekmek gibi düşünülebilir yani.

Ben iki farklı aroma ile denedim: Birinin hamuruna labne peyniri kattım; birinin hamuruna da tarçın ve zencefil. İkisi de fena olmadı; ben labneliyi daha çok beğendim. Diyet derdiniz yoksa, tarçınlının içine, birkaç kaşık pekmez veya bal da ekleyebilirsiniz. Bir diğer uyarı da; içinde katkı maddesi olmadığı için çabuk bayatlayabilir. Ben 2. günden sonra buzdolabında tuttum.

Belki içine zeytin ezmesi de katılabilir? Ama katkısız olanlardan:)

Malzemeler:

- 2 su bardağı+2 parmak tam buğday unu
- Yarım çay bardağı sızma zeytinyağı (75 ml)
- 1 çorba kaşığı yoğurt (Hamurun yoğunluğuna göre arttırılabilir.)
- 1 yumurta
- 1 çay kaşığı kabartma tozu
- 100 gram labne peyniri (Eğer tuzlu yapacaksanız.)
- Tarçın, zencefil (Eğer tarçın aromalı yapacaksanız.)

Tüm malzemelerle bir hamur oluşturun. Oldukça sert bir hamur oluyor. Merdane yardımıyla açıp, kurabiye kalıplarıyla krakerleri çıkarın. Yağlı kağıt serdiğiniz tepside, önceden ısıtılmış 170 derece fırında, yaklaşık 20 dakika kadar  (fırınınıza göre değişebilir) pişirin. Renkleri hafif pembeleşince alın.

100 gram tam buğday ununda yaklaşık 407 kkal bulunmakta.

Bir ölçü hamurdan, fotoğraflardaki gibi ufak kurabiye kalıplarıyla, 40′a yakın kraker çıkıyor. Buna göre,

1 adet labneli diyet bisküvideki kalori değeri: 42 kkal
1 adet tarçınlı diyet bisküvideki kalori değeri: 39 kkal

6 yorum 0-100 kkal, Çay saati, Diyet, Kahvaltı seçenekleri, Kekler ve kurabiyeler