Başarı Hikayesi 3 – 20.30’dan sonra buzdolabı açmanın cezası 50 TL!

, GIA

Okuyucularımızdan Nixie, eşiyle yaptıkları ve başarılı oldukları diyetin ayrıntılarını da paylaştı bizlerle:

“Herkese merhaba… Diyet olayına biraz benim de katkım olsun istedim. Suyun metabolizmayı hızlandırdığını biliyordum, ama iş temposundan düzenli su içmeyi sağlayamıyordum. Özel suluk aldım:)) Kapaklı. Hep yanımda taşıyorum. Onu gördükçe su içiyorum. Zaten belli bir süreden sonra alışkanlık oluyor. Kesinlikle öneririm. Yediklerimi yazıyordum. Bu çok faydalı, ama belli bir süre sonra ona bile üşendim. Yediklerinizi görünce “dur” diyorsunuz kendinize…

Evde varsa biriyle beraber yapın diyeti… Mesela ben eşimle başladım… Hayatta dediğimi yapmayan eşim, baktı ki göbek aldı başını gidiyor, diyeti kabullenmek zorunda kaldı:)) Canımız hangi saatte neyi yemek istiyorsa yiyorduk. Ama buzdolabı kapağına ve abur cubur dolabına not yazdım: ”Kapanış saat: 20.30… Eğer açmak isterseniz 50 lira”:)) Yani biz söz verdik birbirimize. Kim 20.30′dan sonra içecek dışında birşey yerse, karşı tarafa 50 lira ödeyecek…İlginçtir ki kuralı bozan olmadı. Normalde bunu hiç sağlayamamıştık.. Şimdi yeme gereksinimi bile duymuyoruz. Eşim geceleri uykusuzluk çekiyordu şimdi çok rahat uyuyorum diyor. Bir de ne yiyorsak yarısını paylaşıyoruz… Örneğin patlamış mısır. Paketin tümünü bitiriyorken, şimdi yarısını eşim yiyor.

Yemeklerde ekmek arayan bir insan değilim. Sizlerin sayesinde güzel tarifler denedikçe dışarıdan abur cubur da almıyorum. Çok tarif deniyorum. Ama çoğunu dağıtıyorum ki, çok yemeyeyim. Bunun dışında ağızda uzun uzun çiğnemek çok önemli, ama ben bunu yapamıyorum. İşim gereği… Fakat fırsat olduğu zaman deniyorum. Gerçekten bir süre sonra çene yoruluyor, “offff yoruldum” deyip bırakıyorsunuz..

Tabak çanaklarınızı olabildiğince küçültün. Çünkü tencere büyükse, ona göre yemek yapıyorsunuz.. Sonra çöpe gitmesin yemek diye fazla yiyorsunuz. Yani ben böyle yaptığımı farkettim:)) Ya da çorba kasem büyükse tıka basa dolduruyorum. Sonra onu bitirmeye çalışıyorum.

Biz 2.5 haftadır uyguluyoruz, ama açıkcası kilo takibini düzenli yapmıyoruz. Karnımın şişkinliğinin olmaması bana yetiyor. Ben çok kilolu değilim. Yaş ilerledikçe kilo vermek daha da zorlaşıyor biliyorum. Bu yüzden dikkat ediyorum. 1.60 boyum. Kilom 66 idi. 2 hafta önce. 66’yı görünce dehşete kapıldım. Bunun 70’i de var. Ben biliyorum bu hileyi. 60 kg olduğum dönemi hatırlıyorum. Önce 61 sonra 62 sonra… derken 66’yı gördüm işte. Eşim de 73.5’u gördü. O daha da panik oldu:) Diyete başladık, 2 gün sonra 1 kilo verdik. Muhtemelen bizim vücutlarımız neye uğradığını şaşırdı. Şu anda ikimiz de 2 kg verdik. Eşim için daha da zor diyet yapmak. Çünkü pizzacıda çalışıyor. Ama herşey bir yana 20.30 bir yana. Şimdi 20.00 yapmayı planlıyorum sınırı ama başaramadım henüz. 2 gündür hastaneden yorgun geliyorum, gelir gelmez uyuyakalıyorum. Saate bir bakıyorum 21 olmuş. Hastanede nöbetçiysem ya da evimde izinliysem, bu kurala tam uyuyorum. Bu sıralarda da hastanede öğle yemeklerini ikiye bölüyorum. Zaten çok güzel değil yemekleri, porsiyonları da ufak. Oturur oturmaz ikiye bölüyorum. “Bu kadar yiyeceğim.” diyorum. Ekmek yemiyorum…

Yani benim uyguladığım bu şeye diyet denir mi bilemiyorum, ama bana çok yarar sağladı. Sadece kilo olarak değil. Su içmek alışkanlık olduğu için sistit olmuyorum. Hastane çok yoğun olsa bile suyu mutlaka içiyorum. Ve hastanede çok fazla enfeksiyon kapan ben, henüz grip falan olmadım. Bu da sudan dolayı ,farkındayım.S ürekli boğazım için gerekli nemi sağlıyorum. Enfeksiyon başlangıcını farkediyorum, boğazım yanıyor….Sonraki gün hiçbirşey kalmıyor. Mesela eşim hiç meyve tüketmezdi. Şimdi 20.30’dan sonra birşey yememiz yasak ya, eğer akşam yemeğini yiyememişse “nolcak şimdi, aç mı yatacağım?” diyor. Hayır diyorum. Meyve yiyebilirsin. Ama bir tane. Meyve yemeyen adam meyve yemeye başladı…
Bu uygulamalar, özellikle su içmem selülitlerimi de azaltıyor…Bunu da farkediyorum. Su içiyorum derken litrelerce suyu kastetmiyorum. Yudum yudum, sindire sindire.

Hareketi 2 katına çıkarmak… Bir arkadaşım hastanenin diyetisyeni kontrolünde kilo vermeye çalışıyor. O 70 üzeri… 3 kilo vermiş 3 haftada. Sabırsızlanıyor haliyle, bir an önce gitsin diye. Çünkü zayıfladığını gördükçe çok seviniyor. Dediğim gibi hastanede olduğu için diyetin kontrolü elden gidiyor. Nöbet çok yoğun olduğunda, ara öğünleri yapamıyor. Geçenlerde bana dedi ki “Sakın işleri yapma, ben yapmalıyım, kilo vereceğim. Hareketimi artırmam lazım:))” Elimdeki enjektörleri ona verdim.”Buyur o zaman şimdiden başla. Koridorun en sonundaki odanın, yap gel“. Sonra tıpış tıpış gittiğini görünce “Koşar adım canım, koşar adım, böyle enerji kaybı mı olur?” diye bağırdım arkasından:)

Gerçekten benim de farkettiğim şey bu…Eğer o haftayı çok yoğun bir tempoyla geçirdiysem,mesela alışveriş (Biz alışveriş sırasında birşey yemiyoruz ve 6-7 saat sürekli mağazaları dolaşıyoruz.) ev temizliği, ya da iş…Kesinlikle kilo veriyorum. O yüzden evde sürekli PC başında olmak bana yaramıyor…

Herkese diyetlerinde başarılar diliyorum:)) Ya biz insanız… Mükemmel çalışan bir bedenimiz var. Bir kadın olarak herşeyi başarıyoruz da boğazımıza dur demeyi mi başaramıyacağız? Peh, gülerim ben buna:))) Hoşçakalın…”

Pin It

5 yorum

  • Deneyeceğim…Gerçekten akıllıca bir yöntem. Daha rahat ,daha kolay bir hayatı kim istemez…

  • Önce kararlı olmak, sonra da uygulamak lazım. Uygulama için çok güzel bir yöntem bulmuşlar, çok hoşuma gitti.
    Her yaşta sağlıklı olmak için, düzenli beslenme ve sporu yaşam tarzı olarak benimsemek lazım diye düşünüyorum…
    Güzel paylaşım için çok teşekkürler, sevgiler.

  • Bence yaşam tarzınızı değiştirmişsiniz önemli olan da o…Alelacele verilen kilolardan daha değerli ve kalıcı…

  • Harika uygulama. Zaten 21 gün dayanmak yeter, sonra alışkanlık oluverir. Ama dokuzuncu bulut çok haklı önce kararlı olmak lazım!

  • Bence de çok güzel bir uygulama. Listeli diyetlerden çok daha mantıklı….

Bir Cevap Yazın

(E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.)

/>

Günün Önerisi: Sebzeli Lazanya

Popüler Yazılar