hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

14.Şubat.2011

Söz, en kısa zamanda (hatta bu akşam bile olabilir) evde burun bandı hazırlama postunu yazacağım, ama bunu konuda da iki çift laf edemeden geçemiyorum:

Benim bildiğim, medyada herkesin kafamıza kazıdığı şey, meyvelerin sağlığımıza faydalı olduğu. Peki neden faydalılar? Çünkü içlerinde vitamin var, çünkü az kalorililer ve belki de en önemlisi çünkü bol posa içeriyorlar. Yani lifli besinler. Ve yine bize artık ezbere öğretilen, meyvelerin en faydalı kısımlarının kabuğa çok yakın kısımlarda olduğu. Dolayısıyla bir meyveden an fazla faydayı sağlamak için kabuğuyla yemeliyiz. Mesela elmayı, armudu. Ama bu da ideal durumlarda… Mesela benim bir süredir kafama takılan ilk soru bu: Meyvelerdeki tarımsal artıklar, meyvenin sadece kabuğunda mı birikiyor, yoksa içine de işliyor mu? Çünkü ben ne kadar yıkasam da iyi temizleyemediğime dair bir kanım olduğundan, kabuğun altındaki kısımdan feragat edip, kabuğunu soyarak yiyorum, ikram ediyorum. Ama zaten o kimyasallar meyvenin içine de işliyorsa, gereksiz tasalar içindeyiz; yapacak en ufak birşey yok.

Bir diğer algılayamadığım olay da, meyveleri ve sebzeleri sıkıp suyunu içmek. Örnek olarak elmayı almak istiyorum: Elmayı sıktığımızda, elmanın bütün o posası zaten aletin içinde kalmıyor mu? Ortaya bir su bardağının üçte biri kadar bir elma suyu çıkacağını düşünüyorum (Hiç sıkmadığımdan, bilemiyorum, tahmin ediyorum.). E bir bardak elma suyu içmek demek, ortalama 3 elmanın suyunu çıkarıp, bütün o posaları çöpe atmak demek değil mi? Nerede kaldı o elmanın vücuda değeri? Bir yandan da çok daha yüksek bir kaloriyi, bir dikişte mideye indiriyoruz. Oysa 3 elma yemek hem insanı deli gibi şişirir, doyurur. Bu da ikinci önemli sorum: Meyve-sebze sularında, o meyve-sebzeye ait hangi besin değerleri kalır; hangileri posayla birlikte çöpü boylar?

Veya bir brokoli demetini sıkıp da çıkacak olan (tahminimce üçte bir bardak) yeşil suyun ne kadar değeri kalıyor? Bu konuda ikna olmam zaten çok zor, ama aklıma birazcık yatan gerekçeler şunlar:

- “Bizim oğlan meyveyi ağzına koymuyor, tek çare meyveyi taze taze sıkıp veriyorum.
- “Ben zaten meyvemi sebzemi ayrıca yiyorum da, mesela kola/gazoz içeceğime, yine meyveyi sıkıp içiyorum.” (E zaten bu kadar fazla meyve yemek, o kadar da iyi birşey değil.)
- “Benim meyveyi soyacak yiyecek ortamım yok, büfeden alıyorum bir portakal suyu mis gibi içiyorum. Ne yani gazlı içecek mi içeyim?” (Bence de bu durumda kesinlikle iyi yapıyorsun.)
- ” Brokoliyi ölsem de ağzıma koymam, o yüzden bari suyunu sıkayım dedim. O şekilde arada kaynıyor.”
- “Sıkılmış meyve ve sebze sularına bayılıyorum.” (Zaten bunun üstüne tek bir laf edilemez. Ama benim kastettiğim, bunu sevdiğinden değil de, çok iyi birşey yaptığına inanarak yapanlar.)

Tek itiraz etmediğim, portakal suyu. O da artık bir içecek olarak da oldukça yaygın olarak içildiği için. Kahvaltıda içildiğinde garipsemediğim, hatta lezzetli olduğunu ve boşaltım sistemini de çalıştırdığını düşündüğüm bir içecek.  Ama tabii ki her şekilde, tazesini yemeyi tercih ederim.

Bir diğer muhalefetim de, yemek yanında içilen meyve sularına. Mesela ben çok karşılaşıyorum, ızgara köfte ile şeftali suyu ısmarlayanları. Neee?? Nasıl yani!!! Döner sandviç yanında kayısı suyu içenleri. Bu damak tadını da hiç anlamıyorum. Zaten masaya hazır kutuda veya şişede satılan bol şekerli meyve sularından getiriyorlar. E o zaman teorik olarak döner sandviç yanında sütlaç da yiyebilirsiniz veya ızgara balık tabağının kenarında soğan dilimleri yanında şeftali dilimleri ikram edilebilir.

Bugünkü muhalefetim bu yönde. Ne zamandır aklımdaydı, bugün patladım… Ispanağın suyunu sıkanlara küsüm:) Ispanak suyu içenler, haydi beni ikna edin bu konuda.

”Meyveleri ve sebzeleri sıkmak neden?” için 17 yorum var.

  • Kesinlikle meyve sebzelerin faydaları tartışılmaz, paylaşımlarınız çok faydalı başarılar dilerim.

  • OZGE SIKICAN diyor ki:

    NY/ABD’ de yasayan bir Saglik Kocuyum. yani insanlara saglikli beslenme konusunda yardim ediyorum. Guzel konulara parmak basitiginz icin ilk once cok tesekkur ediyorum. Sunu soylemek istiyorum ki meyve/sebze yemek her zaman icin kendinize yapabileceginiz en buyuk iyileiklerden biridir. hayvansal urunleri mumkun oldugunca azaltmaniz gerekiyor eger saglikli bir yasam surmek istiyorsaniz, tabii ki sebze-meyve alirkende organik, hormonsuz ve en onemlisi mevsiminde yemeniz gerekiyor. bunun en buyuk sebeplerinden bir tanesi meyve ve sebzelerin icine konular hormonlar bu urunleri tuketmenizle size geciyor ve bagisiklik sisteminizin cokmesine sebep oluyor. Domatesi yazin, portakali kisin yemegi ogrenmemiz gerekiyor. Diger onemli bir konuda yesil sebze ve meyve suyu icmek/tuketmek kendi vucudunuza ve bagisiklik sisteminize yapabileceginiz en buyuk iyiilktir. Icinde posasiyla yapilanlar (blender da yapilanlar) cok daha makbuldur cunku vucudumuzun onlardan alicagi lif’ede cok ihtiyaci var. Ozellikle de tuvalet sorunu/hemoraid sorunu olanlarin yuksek lifli yiyecekler tuketmesi gerekmemektedir. Eger saglik ve beslenme konusunda sorulariniz varsa bana ozgesikican@gmail.com adresinden ulasabilirsiniz.

    ev en onemlisi diyet yapiyorum diye baslanilan hesey sonunda ters tepki veiri, bir yasam bicimi olarak bakilmasi gerekir yemek duzenine, cunku insanlar ozellikle kadinlar diyet yapiyorum mantigina girdiklerinde muhakkak birgun o diyeti bozup eski gunlerine geri donuyorlar ve verdikleri kilolari fazlasiyla geri aliyorlar.

  • Senem diyor ki:

    GIA ben de şu meyve sulu diyetlerden yapmıstım gecen yıl, kitapta okudugum kadarıyla sebze meyve suyu katı haline göre kana daha çabuk karışıyor

    meyvenin katı dokusunu işlemek mide ve bagırsaklar için daha fazla efor gerektirdiği için (bu işlem için ne kadar kalori harcandıgını bilemiyorum tabi ) sebze sulu meyve sulu diyetlerde amaç biraz da vucudu dinlendirmektir
    taze sıkılmıs bir meyvenin sebzenin suyu direk kana karışıp serbest radikallere saldırıyor, ama bu yapılırken katı bırşey yenilmiş gibi mide ve sindirim sistemi yorulmuyor

    bu tarz diyetlerde protein ve meyve suyundaki karbonhidrat dısında başka kaynaktan karbonhidrat alınmıyor bu durumda azcık yorgunluk ve baş dönmesi olabilir
    işte bu olası yorgunluk durumuna karsı vucudu extra yormak istemiyorlar

    ben yapmıstım,gerçekten içtikçe içesim geliyordu keşke biri bana litrelerce domates brokoli elma havuc ıspanak suyu sıksa da içsem

    bu diyetlerde temel malzeme elma ve havuctur, eğer ot sıkmak isterseniz mutlaka bolca elmanız da olsun
    ben ıspanak da ısırgan yapragı da sıkıp içiyorum bence çok güzel

    bir de yemek mevzuuna değinmeden geçemeyeceğim, dilim şeftaliyle sıkılmıs suyunun tadı dokusu ve damakta bıraktıgı lezzet aynı degıl, kıyma da et ama parça etin tadı lezzeti farklı değil mi:)

  • GIA diyor ki:

    Katı meyve sıkacağı markaları, beni düşman ilan etmişlerdir zaten. Ama benim tam demek istediğim aman meyve-sebzeleri sıkmayın değil. Ama sırf böyle bir mahalle baskısı var diye, detoks merkezlerinde bol bol çim suyu, brokoli suyu içmek teşvik ediliyor diye, kendini meyve-sebze suyu içmenin çok çok iyi birşey olduğuna inandıranlar için söylemiştim.
    Yoksa her şekilde güzel birşey meyve-sebze suyu, gazlı içeceklerden, hazır meyve sularıyla kıyas kabul edilebilir mi? Tabii ki böyle bir durumda kat be kat iyi bir çözüm. Veya çocukların cips, gofret yemeleri yerine, taze sıkılmış meyve suyu içmelerinden daha güzel bir şey olabilir mi?

  • love and smile diyor ki:

    Son günlerde acaba katı sıkacağı mı alsam diye düşünürken bu yazı ve yorumlar ilaç gibi geldi. Çok teşekkürler. Meyve ve sebze yemeyi çok severim, şu an karar verdim yemeye devam içmeye değil :)
    bu arada ben de peynir reçel ikilisine bayılırım :)

  • derya diyor ki:

    Sıkılmış meyve ve sebze sularına karşıyım. Bir ara annem detoks yapmak için almıştı katı meyve sıkacağı, çok da kullandı. Ben nerede bunun posası dediğimde, ne yapalım yani kırmızı pancarı da yiyemem ya diyordu. Oysa ben kırmızı pancar, yer elması gibi sebzeleri salataların içine rendeliyorum valla çok da güzel yeniyor. Ayrıca diğer ürünleri bilmem ama bu makineleri temizlemesi de zaman istiyor. Bir bardak meyve suyu için bu eziyet çekilir mi? Masamın üstünde hergün bir kase meyve durur gelir gider yerim. Ayrıca sebze yemeği yaparken daha yıkama aşamasında bir kısmını yerim özellikle karnabahar ve beyaz lahana favorim. Ama sevdiğim için yiyebiliyorum. Sevmeyip kendine böyle bir yol seçenlere saygım sonsuz…

  • GIA diyor ki:

    Çok teşekkürler Aslı, bu yazıyı paylaştığın için.

  • AsLI diyor ki:

    Bende bu konu ile ilgili bulduğum bi yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum.

    Meyvenin Rengine Sakın Aldanmayın!

    Meyve ve sebzeleri leziz ve daha canlı gösteren tarım ilaçlarındaki kimyasal maddeler vücut için çok zararlı.

    Manavdan meyve alırken dikkat! Meyvelerin daha canlı ve parlak görünmesi, sebzelerin daha uzun süre dayanıklı kalması için üreticiler çok çeşitli tarım ilaçları kullanıyor.
    Bunlar, sevdiğimiz çilek, elma ya da marulun çok leziz görünmesini sağlıyor. Fakat kullanılan tarım ilaçlarındaki toksinli (zehirli kimyasal) maddeler vücuda zarar veriyor. Uzmanlar, sofralardan eksik olmayan ve bu toksinlere en çok maruz kalan 8 besini ve bu besinleri sağlığa zarar vermeden yemenin yollarını şöyle sıralıyor:

    Çİlek: Birçok doktor çileklerin daha kırmızı ve iri görünmeleri için üreticilerin çeşitli ilaç kullandığını söylüyor. Bunları çilekten yıkayarak arıtmak mümkün değil. Bu nedenle her yerden değil doğal yollarla ürettiğini bildiğiniz yerlerden, mümkünse organik çilekler almalısınız.

    Nane: Diğer baharatlara oranla en çok tarım ilacı nanede tespit edildi. Evde kendiniz kurutma imkanına sahip değilseniz nane yerine sarımsak, kekik ya da diğer baharatları deneyin.

    Peynir: Toksinler peynir çeşitlerinin içindeki yağlarda kolayca barınabilirler. Bu yüzden çok yağlı peynirler sağlığa toksin açısından da zararlıdır. Az yağlı, yağsız teneke peynirlerini tercih etmelisiniz.

    Elma: Üreticiler elmanın daha kırmızı görünmesi için çeşitli tarım ilaçları kullanıyor. Bu kimyasallar elmanı kabuğuna yerleşiyor. Eğer doğal yollarla kimyasallardan uzak yetiştirildiğini bilmiyorsanız, elmayı kabuklarını soyarak yemeniz gerekir.

    Somon: Bu balık türü, kirli sularda yaşayan ya da toksinlere maruz kalmış küçük balık türleriyle beslenir. Bu toksinler balığın derisine yerleşir. Yerken, mümkün olduğu kadar iyi pişirip derisini, pullarını çıkarmalısınız. Balığın beyaz eti dışında hiçbir yerini yememelisiniz.

    Yağlı et: Bu tür ete en iyi örnek ördek. Toksinler yağlı kısmında uzun süre kalabilirler. Bu nedenle yağsız olan tavuk ya da hindi etini tercih etmelisiniz.

    Marul: Bozulmamaları için tarım ilaçları kullanır üreticiler. Bu yüzden sıkıca hava kompresi yapılarak paketlenmiş marul ve benzeri yeşil yapraklı sebzeleri tercih edin. Uzmanlar, toksinlerin dış yapraklara yerleştiğini, içtekilere ise ulaşamadığını belirtiyor. Hazır satılanlar ise havasız paketlendikleri için bu tür tarım ilaçları kullanılmıyor

    TOKSİNLER VÜCUDA NELER YAPIYOR?

    1. Bağışıklık sistemini zayıflatır
    Vücuda fazla miktarda kimyasal girmesi, mikroplarla savaşmak için gerekli olan hücre üretiminin yavaşlamasına neden oluyor. Bu durumda bağışıklık sistemi harekete geçer ve gerektiğinde savaşmak için depoladığı antioksidanları, yani A, C ve E vitaminlerini tüketir.

    2. Kilo alınmasına yol açar
    Kimyasallar vücudun yağ yakmasını sağlayan adrenalin ve dopamin miktarının düşmesine yol açar. Ayrıca iştahı açar, buna karşılık egzersiz yapma isteğini öldürür. Bu toksinlerin kimi de vücutta yağ olarak depolanıp kalır.

    3. Göğüs kanseri riskini artırır
    Kimi kimyasallar vücutta östrojen, yani kadınlık hormonu taklidi yapar. Bunun artması, hücreler arasındaki bağlantının kopmasına neden olur. Vücudun yok edemediği bu sahte östrojenler büyür ve artar. Doktorlar, fazla miktardaki östrojenin göğüs kanseri riskin artırdığını araştırmalarla ortaya çıkardı.

    4. Daha yorgun hissettirir
    Eğer kendinizi her zaman yorgun hissediyorsanız, yediğiniz yemeklerde fazla miktarda kimyasal olabilir. Toksinler, kasların yediklerini enerjiye dönüştürmesini sağlayan sisteme saldırır. Enerji üretemeyen vücut da kendisini yorgun hisseder.

    http://lokman-hekim.net/haberler/meyve.asp

  • Yemek ile kutu meyve suyu ok! haklısın ona lazım yok, ama salata ve taze portakal suyu çok severim ben. Ya da tost ile muzlu süt ve gerçek muz püresi ile büfe usulu harika doyar insan… Gelgelelim sebze meyve sularına baktım tek kaldı, sıkarım ya da çorba yaparım. Bazen de sırf deney olsun diye ezer, sıkar, püre yapar parçalar karıştırır tadarım. Benimki sadece deneysel:) Harika yazmışsın yine!

  • sokak kedisi diyor ki:

    Sevgili GIA, sebze suyu sindirim esnasında bütün yenen sebzelere göre daha iyi emilim olacağı için öneriliyor. Bitkilerin hucre duvarindaki seluloz, insan vucudu tarafindan sindirilemez. Parcalama bu yuzden onemli.

    Yalniz onerilen asla posasini geri atan sikma yontemleri degil. Asil onerilen Vitamix (http://www.vitamix.com/index.asp) vb. guclu robotlar. Vitamix bir fenomen aslinda, rawcularin bir numarali aleti. Bu robotlara ananas ve karpuzu bile kabuklariyla atiyorsun. Oyle guclu ki, kabuklar, posalar, cekirdekler.. tane tane kalmiyorlar, resmen kivamli bir su elde ediyorsun. Mesela cilegin taneleri olur ya, onlar da guzel birer vitamin deposu ama hepsini tek tek cigneyip parcaladigin muddetce! Bu da mumkun degil tabi, o yuzden at Vitamix’e suyunu cikar :)

    Doner yanindaki meyve sularina gelince.. tazesi olsa ben de her yemekte icerim meyve suyunu, corba ile bile :) Ancak konsantre bilesen iceren her turlu icecek cok gereksiz bir seker yuklemesi yapar, bu cok dogru.

  • GIA diyor ki:

    Yani tabii ki, benim kimsenin zevkine bir laf etmeye haddim yok. Ben de peynirle reçel yerim. Ama mesela insanlar, et yemeklerinin içine vişne-ayva-erik katmayı yadırgarlar ya, veya salataya armut-kuru kayısı eklemeyi, aslında onun çok daha aykırısı etin yanında meyve suyu içmektir bana sorarsan.

    Ah ah, bırak şu meyve-sebzeyi de, görüşelim diyorsun. Hep aklımda olduğunu söylememe gerek var mı? Daha bugün sabah niyetlendim; ama okuldan 5.30′da çıkabilince planlar değişti.

  • GOB diyor ki:

    Ben de yaz meyvelerini yemeyi, kışın ise dolapta çürümeye terk ettiğim portakal ve elmaların suyunu içmeyi tercih ediyorum:) Tadını seviyorum, bir de ferah ferah hoşuma da gidiyor içim temizleniyor gibi psikolojik bir etkisi var:))
    Benim kızkardeşimin kocası öyledir köfte yanında şeftali suyu filan içer heheheh zevkli bi durum değil, ama işte değişken birşey sonuçta ben de peynirle reçel yerim :))
    Öptüm seni..Özledigimi de söyleyeyim de..:)

  • GIA diyor ki:

    Çok tatlısın Ayşe, çok teşekkür ederim:)

  • Ayşe diyor ki:

    “Paylaşımlarını ilgi ile takip ediyorum, emeğine sağlık… Seni okumayı seviyorum, okudum ve gidiyorum”
    Sevgiler…

  • Ben de meyve ve sebzelerin posasıyla tüketilmesi taraftarıyım. Hatta bilimsel olarak da bunun böyle olması daha faydalıdır. Sebze suyu çıkaran aletlerin mantığı sebzelerin pişirilmesiyle ortaya çıkabilecek olan vitamin kayıplarını önlemek olarak açıklansa da bence gereksiz. Çünkü pişirilme yoluyla en çok azalan vitamin C vitamidir o da zaten 1 tanecik kivi yemeyle bile yerine konabilir. Kaldı ki vitaminin bozulması denen şey oksidasyon olayıdır. Isıl işlemlerden ve ışık temasından etkilenebilir ama bir sebzeyi veya meyveyi ne kadar ufak parçalara getirirseniz oksijen/ışık ile temas eden yüzeyi artacağı için daha kolay okside olacaktır.
    1 bardak sebze/meyve suyu yapmak için çok fazla yiyecek harcanması kalori artmasına neden olmasının yanı sıra, bence biraz israf da sayılır.5 tane portakalı veya havucu arka arkaya yiyin desem yiyemezsiniz ama suyunu sıkıp için bakalım 5 saniyede nasıl da kalorili bir içeceği içiyorsunuz!
    Bu tarz cihazların üretildiği ülkelerde yeme içme kültürü çok farklıdır. Sebze yemeği yapmak, pişirmek gibi bir imkan ve kültür yoktur. Yakıt sıkıntısı/mutfak sıkıntısı olan ülkelerde yiyecekler çiğ tüketilmeye alıştırılmıştır (örn: Uzak doğu)
    Bir diyetisyen olarak posası alınmış içeceklere karşı olduğumu belirtmekten çekinmiyorum. Ama herkes seçimleri konusunda özgürdür.

  • goygoycu diyor ki:

    Yaz meyvelerini yemekten, kış meyvelerini sıkmaktan hoşlanıyorum. Vitamini kabuğunda muhabbeti elbette doğrudur, ama suyunun da tamamen çöp olduğuna inanmıyorum. Dolayısıyla mevyeyi hiç yemeyip vitamin almayacağıma suyunu icerim az vitamin alırım.

  • SİMLA diyor ki:

    Aaynı fikirdeyim. Sebzeyi de meyveyi de yemekten hoşlanıyorum. Suyunu içmekten değil.

Bir Cevap Yazın