hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

19.Ocak.2011

Starbucks’taki alengirli kahvelerden ziyade, tercihim çoğu zaman günün kahvesi oluyor. Boyutu sorulduğunda ise, “en minik boy“, “en ufak boy“, “en küçük boy” gibi bir cevap geveliyorum. Şanslıyım ki beni anlıyorlar, “haaa, tall” diye tercümeyi patlatıyorlar. “Oh yeaa, excuse me, tall demek istemiştim.” diyorum içimden. Ve her seferinde bu muhabbeti yadırgıyorum. Ve dahası, o en minik boyun en az 3 parmaklık kısmı bardakta kalıyor.

Ben yadırgamaya devam edeyim, Starbucks kahve boyutlarını daha da büyütmüş… Trenta diye bir boy daha çıkmış, yaklaşık 1 litre kadar. İçimden sadece “Yu.!” demek geliyor şiddetle, ama terbiyemi çok bozmayayım. Bu arada, resimdeki kutu içecek, bizim kutu içeceklerden biraz daha büyük. Amerika’daki kutu içecekler 355 ml, bizdekiler 333 ml. Dikkatinizi çekerim.

Ayrıca umarım bu boy, sadece kahveler içindir. Trenta boy bir frappuccino düşünebiliyor musunuz? Onun yerine gidip, 6 dilim pasta yemek çok daha mantıklı olsa gerek.

”Kahve, daha çok kahve, daha çok, daha çok….” için 21 yorum var.

  • Fatih Mehmet ULU diyor ki:

    Aman Allah’ım ne kadar kahveci olmuşuz 60ml türk kahvesi ile bi gün idare eden millete en küçüğü 300ml bende amerikada yaşayanların neden akılları başında değil diye düşünüyordum. bu özentili hayatı bırakın adamların midesi mide değil fos… çukur sanki güne kahve içerek başlıyorlar diyecekler ki o kahve başka, başka maşka anlamam bom boş mide yüzünü bile yıkamadan kahve. şimdi bize içireceğiz diye süsle püsle kendi kahveni sırada bekle sipariş ver otur amuda kalk takla at şimdi hazır buyrun starbuckss kesinlikle saçma adam ayağına kadar hizmet edip getiriyor bizim çaycılar bide laf ediyoruz yok önlüksüz yok bıyıklı bilmem ne kardeşim özenen olmayın özenilen olun. geçenlerde ikeadan kart verdiler kahve sınırsız dediler e alalım bedava sirke dedim bi de hanıma parayla aldık yazık oldu ne sınırsızı bi yudumdan sonra içmeye devam edene para ödülü vermeleri lazım herkese kafeinsiz mutlu günler…:)

  • melda diyor ki:

    aynı şeyleri ben de hissediyorum. :) birgün “oh yes, tall” diyeceğim ben de az kaldı. inatla “en küçük boy” istemeye devam ediyorum ama :)

    short da var değil mi? eşim birgün onun için çocuk boyu diyince istemeye utandım bir daha :))) çocuklar kahve içer mi o ayrı tabi :)

  • Zehra diyor ki:

    Bazı insanlara çay mı kahve mi diye sorduğunuzda, tercihi çay ise şayet, Starbucks ve benzeri mekanlara olmasa da olur mantığı ile bakıyorlar. Ya fiyatlarını uçuk buluyorlar, ya kahvesini beğenmiyorlar v.s. Okuyucuları tenzih ederim tabiki ama, etrafımda gördüğüm birçok örneğe istinaden yazıyorum bunları. Ben de, tam tersi, kesinlikle bir kahve tutkunuyum. İşyerime geçmeden önce, sabahları oturup, 15 dk orada soluklanmak bana çok keyif veriyor. Sadece kahve değil tabii ki, harika sandviçlerini ve keklerini de yemek mümkün bu arada. İçeri girdiğimde, oranın kokusu bile bana çok çekici geliyor mesela.
    Sonuç itibari ile fazlasıyla göreceli bir konu :)

  • acemi asci diyor ki:

    Uzun oturulabiliyor bu doğru, ama kahveler pek de 3-5 tl değil. Ve yaşça büyükler de var. Eğer coğunluk üniversiteliler ise bu tabii daha da üzücü. Sağlık açısından.

  • GIA diyor ki:

    Bence Starbucks’ın bu kadar tutmasının nedeni, öğrencilerin çok rahat/uygun fiyatla sosyalleşebildiği bir mekan olması. Toplam 3-5 TL vererek aldıkları bir kahve ile, isterlerse saatlerce oturabiliyorlar orada. Ama diğer cafe’lerde bunu yapamıyorlar. Yoksa, kahve sevmekle alakası olduğunu düşünmüyorum şahsen ben. En azından, bizim yaş grubumuz, gerçekten kahve içmeye gidiyor olabilir. Ama asıl kitle, gördüğüm kadarıyla lise-üniversite öğrencileri.

  • acemi asci diyor ki:

    Ben Starbucks çılgınlığını çozemiyorum…Acayip pahalı kremalı karton bardakta kahveler, yapay yiyecekler…Kopkoyu bir kahve ile dekorasyon
    Neden? Tunalı’da nerdeyse yerin altında var birtane. Hapishane gibi ama tıklım tıklım …Neden??? Biz özenti miyiz yoksa acayip bir kremalı kahve tutkusu varmıs da habersiz mi yaşıyor muşuz?

  • chanbong diyor ki:

    Venti ve trenta gibi garip isimler kullanilmasinin nedeni bu kelimelerin amerikan ounce olcu birimine atifta bulunmasi.
    Venti bardaklar 19.98 oz. yani 20 gibi birşey. (zaten venti 20 demekmis italyanca’da)
    Trenta bardaklar da 31 oz. (trenta da 30 demekmiş)
    Yani çok alakasiz isimler değiller.
    Ha niye İtalyan derseniz, espresso, cappucino falan hep İtalyan menseili icecekler, o konsepte bagli kalmislar derim.

    Ben de Starbucks avukati gibi konustum tam :) Starbucks kahvesini cok da sevmem üstelik.

  • GIA diyor ki:

    Valla konunun güzelliği, tamamen sizin yorumlarınızla şekilleniyor. Ben sadece bir giriş yapıyorum aslında:))

  • Gülfem harika konu seçmişsin HA-Rİ-KA! yorumlar da dahil olmak üzere çok faydalı bir konu oldu bu bence! Serap Hanım ayrıca içime su serpti, ben bire indirmiştim ayılamadan geziyordum, demek ki iki de kabul:)

  • SİMLA diyor ki:

    Starbucks’ın doğuş hikayesini izlemiştim. En çok güldüğüm de VENTI dedikleri boyun aslında İngilizce’de hiçbir anlamının olmadığı İtalyanca’da 20 demek olduğu alakasız olsa da kulağa hoş geldiğinden o boy kahve için kullanıldığıydı. Yani VENTI isterken İngilizce bile konuşmuyoruz aslında:D Şimdi aynı şey demek TRENTA için geçerli zira Trenta İtalyanca’da 30 demek. Ne alaka demeyin kulağa hoş geliyor.(Grande büyük demek o uymuş birtek:P)

  • GIA diyor ki:

    İşte mantıklı açıklama geldi.
    Çok doğru, gazlı içeceklerde de %75′i buz oluyor zaten. Bizim gibi bademcikleri pek hassas bir millete hiç uygun değil:)
    Aynen dediğin gibi olacak herhalde; 1-2 parmak fazla kahve koyup, bir kürek daha fazla buz koyacaklar.

  • chanbong diyor ki:

    Sadece buzlu iceceklerde bu boyu sunacaklar, öyle dediler. Yoksa 2500 kcal’lik frappuccino falan yok ortada :)
    Türkiye’yi bilmiyorum da Amerika’da iced tea/coffee alınca bardağın %75′ini falan buzla dolduruyorlar, asıl parayı buza veriyoruz yani… Şimdi bardağı büyütüler, buz arttı, kahve/çay da bir parmak falan artar tahminimce. Kazıklanan yine biziz.

  • GIA diyor ki:

    Ay, ay, bakar mısınız; diyetisyenimizin ağzından baş damlıyor:) Ben boşuna demiyorum Serap Serap diye:)

    Demek short/small diye bir boy daha var, tezgahın derinliklerinde. Hmmm, bilmiyordum. Ben o minik bardakları gördüm de, sadece espresso verdiklerini düşündüm onda. Double (!) espresso.
    Özge, demek bir huysuz insan ben değilim. Çok takdir ettim o beyefendiyi de. Ben de benzer bir belgesel izlemiştim, 0.99 cent fazla vererek büyük menü istemeyenlerin oranı o kadar azmış ki. Yani zaten küçük menü sipariş etmeniz için, hem karar verirken bir bariyerden geçeceksiniz, hem de tezgahtaki büyük seçim ister misiniz sorusunun bariyerini geçeceksiniz. Ancak o zaman küçük bir menüye ulaşabiliyorsunuz. Bütün sistem daha büyüğünü seçtirtmek üzere kurulu. Süpermarkette de, kova kadar dondurmaların birim fiyatı öylesine düşüyor ki, dondurmanızı kovada almaya eğilim gösteriyorsunuz.

    Simla, ben hiç öyle biri olamadım işte:) Hem ek malzemelerden çok hoşlanmıyorum, hem de nedense asla istediğimi yapmayacaklar, kesin karıştıracaklar gibi bir hissim var. Çünkü ne zaman restoranda birşey yerine başka birşey istesem, kesinlikle istediğim şey gelmiyor. Ben de huysuzluk yapıp, geri göndermiyorum, geldiği gibi yiyorum. Yoruldum artık.

    Pastayım Sana, aynen dediğin gibi bir hareket başlatalım:) O short (!) bardaklar rafların ön taraflarında görmek istiyoruz.
    Az az içip, daha çok kahve içmek istiyoruz!

  • Ben de aynı senin gibi oluyorum Gülfemcim, Starbucks dilinden konuşamıyorum :) Hatta ben kahveyi mümkünse porselen veya seramik benzeri kaplarda tercih ederim. Karton bardak, tahta çubuk..Ee o zaman kahve keyfi bunun neresinde?
    Yine de kahveci biri olarak derim ki kahve bulduysanız kaçırmayın. Günde 2 fincan kahve harika bir antioksidan kaynağıdır. Ama mümkünse şurupsuz, kremasız ve küçük porsiyonlarda olsun.. Az süt ve az şeker olabilir. Yanında tatlı varsa şeker de olmasın tabii :)

  • elif diyor ki:

    Merhaba,

    Starbucks’ın sıcak kahveleri için “small” diye tabir ettikleri ve “tall” dan bir küçük boy bardakları da var. Ama en küçük boy dediğinizde hemen “tall” mu diyorlar? Pazarlama taktiği olsa gerek. En küçük boy tanımı onlar için “tall” sanırım. İngilizce’nin bu kadar hayatımıza girmesine karşıyım, ama bundan sonra “small” boy istiyorum derseniz daha makul boyutlu bir kahve içebilirsiniz.

    Ayrıca bu yeni boylar sadece buzlu kahve, buzlu çay gibi içecekler için kulllanılacakmış.

  • Uzun yazacağım pardon ama güldüğüm bir hadise:) Geçen sabah Starbucks’ta bir beyefendi (görseniz anlardınız) espresso istedi. Barista’da “single mı double mı?” dedi.. Beyefendi cevap verdi : Neden İngilizce konuşuyoruz ki? – Arkasında ben vardım ve güne harika bir kahkaha ile başladım:) Bu arada en küçük “tall” değil – “tall”ların arkasına sakladıkları “short”lar var! En küçük deyince “tall” diyorlar bana, hayır bir küçüğü diyorum “haaaa short” diyorlar:) İnatla isteyiniz… Geçen gün Burger King belgeselinde gördüm, olumlu soru sormaları satış artırmak için hile imiş… “Büyük patates alır mıydınız?” gibi – o yüzden inatla ne istiyorsanız onu bastırın! Sevgiler!

  • SİMLA diyor ki:

    Aslında en küçüğü short fakat nedense (!) söylemeden onu vermiyorlar. Ben de çoğu kez short alıyorum. Aslında o kadar çok şartım oluyor ki bardağın üzeri not doluyor. Bir tek karamel latte seviyorum ben. Yağsız süt ,tek pompa şurup, 65 derece olsun çok ısınmasın derken içine fenalık geliyordur çalışanların eminim:D

  • pastayimsana diyor ki:

    Ben de aynı dertten muzdaripim Gülfem. Her sefer küçük boy isteyip, koca bardağı elime aıip gidiyorum. Bir defasında küçük boy istiyorum dedim, adam tall boy bardak aldı eline. Hayır en küçüğünden, gerçek “küçük”boy olsun dedim. O zaman yan taraftan küçük bardak aldı. Starbucks Türkiye’ye ilk geldiginde tall boy orta boy olarak veriliyordu. Bir de “small” boy vardı ve tam bana göreydi… Yine küçük porsiyon istiyoruz Starbucks’tan!!!

  • GIA diyor ki:

    Hakikaten illa abartacaklar yani. Hadi gazlı içecekleri 1 litre içmelerine çok laf etmiyordum, çünkü olabilir. Ben de bir oturuşta 500-600 ml içtiğimi biliyorum zamanında. Ama kahve bu!

  • GOB diyor ki:

    :))) süper ifade etmişsin şekerim.. Bende de benzer hisler oluşuyor o ‘tall’ lafını duyunca. Bir de bazen Tall’dan daha küçük bir boy kahve aldığım oldu, ama normalde hep o boy veriyolar ve cidden miktarlar çok fazla ve azcık aromalı birşey içiyorsan direk mide bulandırıcı oluyor.

  • Plndrkn diyor ki:

    Gerçekten delilik! Bu nasıl bir bardaktır böyle!! Ben zaten daha hiç büyük boyda bir şey içtiğimi hatırlamıyorum, adamlar iyicene büyütüyolar :))
    Deli bu Amerikalılar, illa “en” olacak..

Bir Cevap Yazın