hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

Ağustos, 2010 içinde kaydedilmiş postları görüyorsunuz.

Ağustos, 2010 içinde neler yazmışız?

30.Ağustos.2010

Siteyi takip edenler farketmişlerdir, ben gerçek bir dondurma delisiyim:) Piyasadaki dondurmaların hepsini denemişliğim vardı, ama sıra bir türlü Mövenpick’e gelmemişti. Bir etkinlik sayesinde tanışmış oldum. Benim açımdan çok çığır açıcı bir 3 saat oldu. Yeniliklerin çoğundan haberi olduğunu düşünen ukala GIA, aslında bir sürü şeyden bihaber olduğunu gördü:) Örneğin balzamik sirkeli, ricotta peynirli ve pembe biberli, yoğurtlu veya konyaklı , yani tuzlu dondurmaların hayatımıza girdiğinden. Hoş kendime haksızlık etmeyeyim, zaten daha ziyade restoranlara verdikleri ürünlermiş.

Tabii bu tarz dondurmaları külaha koyup yemiyorsunuz. Yemeklerle, salatalarla veya mezelerle birlikte servis ediliyorlar. Örneğin çoban salata üzerine koyulan bir top balzamik sirkeli dondurma veya semizotu salatasının üzerine koyulan bir top ricotta peynirli dondurma…

Yukarıdaki resimleri Pelin‘den aşırdım, hiihiii:)

Ben diğer konularda o kadar olmasa da, yemek konusunda yeniliklere oldukça açık biri olarak, bu yaptıklarımızdan büyük heyecan duydum. Gerçekten de beğendim. Balzamik soslusu bana biraz ekşimsi boza tadını anımsattı. Ricotta peynirliyi de çok beğendim. Yoğurtlusu da fena değildi, çok baskın bir tadı yoktu zaten. Çikolatalı-naneli dondurmayı cacığın üzerine koyanlar oldu. Ben zaten naneli dondurmadan hiç hoşlanmam; o yüzden bana göre olmadı o.

Bunlar dışında, çikolatalı dondurmasını tattım; ama muzlu, çilekli bir içecek içinde. Tabii ki çok güzeldi. Ama onu tek başına tatmak istiyorum mutlaka. Söylemeye gerek yok, her malzemeyi en iyiler arasından seçiyorlarmış ve de katkı maddesi kullanmıyorlarmış. Mesela beni şaşırtan bir bilgi de, dünyadaki en iyi cevizlerin Çin’de olduğu bilgisiydi. O cevizler 12 ay dayanabiliyormuş. Çin’le yemek olayını nedense bağdaştıramıyorum:) Tatmamız için bize tiramisulu dondurma, frambuaz ve çilekli sorbe ve mangolu ve çarkıfelek meyveli sorbelerden verdiler.

Dondurmaların fiyatları pahalı, ancak o kadar yoğun tatlılar ki; azıcık yemek kafi. Mesela tiramisulu olan… Gerçekten tiramisu yemiş gibi bir tat oluyor ağzınızda. Frambuaz ve çilekli sorbe de çok yoğun; ama bence mutlaka bir tatlının yanında ikram edilmeleri gerekiyor. İçinde bol şeker olmadığından ahududunun ekşiliği var. Benim ilk tercihim olmaz. Fakat, hiç beklemediğim şekilde mangolu ve çarkıfelek meyveli sorbeye tek kelimeyle bayıldım. Oysa ki tropik meyvelerle hiiiç aram yoktur.

Bir sürü başka çeşidi de varmış. Benim en çok merak ettiklerim krem brüleli dondurma, limonlu sorbe, vanilyalı ve çikolatalı dondurma. Eminim dördü de muhteşemdir. Beni Mövenpick dondurmalarıyla tanıştırdıkları için Gamze hanıma ve Mövenpick dondurmalarından yetkili kişilere teşekkürlerimi bildiririm.

9 yorum Etkinlikler

Biraz da magazin… Seren Serengil bir süredir yaptığı diyet sonrası, gayet hoş bir şekilde çıktı karşımıza. Akabinde, kiloları nasıl verdiğiyle ilgili demeçler vermeye başladı. Önce gazlı içecekleri ve şekeri kesip, hergün yürüyüş yaparak 8 kilo verdiğini, ardından da son 45 günde Osman Müftüoğlu’nun Bodrum’daki otelinde 12 kilo daha verdiği demeçleri.  Hatta otele gider gitmez çok kısa bir sürede 4 kilo verip, gaza geldiğiyle ilgili de bir cümlesi var. Tebrik ve takdir eder, formunu uzun süre korumasını dilerim. Severim kendisini; komik ve sevimli bulurum.

Gelelim benim dikkatimi celbeden mevzuya… Seren Serengil’in yaptığı bu açıklamalarla, Osman Müftüoğlu‘nun aynı gazetede hızlı kilo vermemeyi öğütlediği yazısı aynı hafta yer buldu. Müftüoğlu, haftada 0.5 ila 1 kilo arası vermenin sağlıklı olduğunu, aksi halde vücutta ciddi hasarlar olabileceğini buyurmuş.

Peki sorarım:

- 45 günde 12 kilo vermek (75 kilo civarı bir kadın için) hızlı kilo vermek sayılmaz mı?
- Eğer Osman Müftüoğlu, Bodrum’daki tatil köyünde haftada 0.5 kg – 1 kg arası vermeyi vaadetseydi, orası dolar mıydı?
- Kendi tatil köyünde bir haftada verilen 2 kilo sağlıklı ama evde verilen 2 kilo sağlıksız mı?

Neyin ne olduğu apaçık ortada da; bu iki demeç aynı hafta içinde, aynı gazete ekinde yayınlanmasaymış bari….

3 yorum Diyet, Hafif bilgiler
21.Ağustos.2010

Klasik bir güllaç tarifi… Güllaç paketinin üzerinde, 400 gram güllaca 3 kilo süt ve 1 kilo şeker kullanılması öneriliyor. 3 kilo süt oranı gayet güzel, ama şeker oranını biraz azaltmak mümkün. Hele de yanında dondurma da yiyecekseniz, çok şekerli bir güllaca gerek de olmayabilir. Benim ölçüm, 1 kilo süte 1 su bardağı şeker. Tadı tam kıvamında oluyor, ne fazla, ne az tatlı. Dilediğiniz gibi arttırıp, azaltabilirsiniz. Bir de güllaç pastası tarifimiz var, ona da mutlaka bir göz atın.

Malzemeler:

- Yarım kutu güllaç yaprağı (20o gram)
- 1.5 litre süt
- 1.5 su bardağı toz şeker
- 150 gram ceviz
İsteğe bağlı: Gül suyu

Sütün içine şekeri ekleyip, kaynayıncaya kadar karıştırarak pişirin. Kaynayınca altını kapatın ve el yakmayacak ısıya gelinceye kadar bekletin. Güllaca kaynar süt dökerseniz, güllaç hamur olur. Süt çok soğuksa da, yapraklar sütü emmez. O yüzden tam arasını bulmanız lazım. Bir sıra güllaç yaprağını döşeyip, üzerini bir kepçe süt dökerek ıslatın. Güllaç yapraklarının parlak kısımları üst tarafa gelsin. Orta sıraya irice kıydığınız cevizleri de döşeyip, kalan yaprakları da döşeyin. Buzdolabında 1 saat kadar beklettikten sonra dilimleyip, ikram edebilirsiniz. İsterseniz gül suyunu sütün içine katabilirsiniz, isterseniz de güllacı ikram ederken üzerine.

100 gram güllaç yaprağında yaklaşık 347 kkal bulunmakta.

6 yorum Sütlü tatlılar