hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

Temmuz, 2010 içinde kaydedilmiş postları görüyorsunuz.

Temmuz, 2010 içinde neler yazmışız?

Bu çilekleri bir yerde sunulması için hazırladım. Aklımda bunlardan yapmak vardı, ama taşımak zor olacaktı. O yüzden, bu şekilde sunmanın en iyi yol olduğuna inandım. Kremasını evde hazırlayayım diye, bir sürü tarif baktım. Hem krem şanti kıvamında olsun, hem de o kadar köpük köpük olmasın diye. En sonunda çok aceleye geldiği için, Dr Oetker’in vanilyalı hazır pasta kremasından kullandım. Resmini çekmemişim; ama bir kısım kremayı da, ikiye ayırıp çekirdeklerini çıkardığım kayısıların içine sıktım ve aynı şekilde sandviç yaptım. Onlar da güzel oldular. Açıkçası ben çok sevdim bu tatlıyı… Bir daha yaparım mutlaka. Sizce nasıl?

Malzemeler:

- 30 iri çilek
- 1 paket Dr Oetker vanilyalı pasta kreması
- 2 dolu dolu çorba kaşığı labne peyniri

Üzerinde yazan tarife göre kremayı hazırlayın. En sonunda labne peyniri de ekleyin, iyice çırpın. Çileklerin saplarını ayıklayın, yıkayıp kurulayın. Ortadan ikiye bölün. Devrilmeden durabilsinler diye, ufacık bir kesik atın alt tarafına. Krema torbasına koyduğunuz kremayı, çileklerin üzerine sıkın. Kremanın üzerini çileğin diğer yarısı ile kapatın.

Not: Tarifte 30 çilek dedim ama krema 30 çilek için bile çok fazla geliyor. Ya kremanın bir kısmını saklarsınız veya çileklerin yanında 20 tane de kayısı yaparsınız. Dr Oetker pasta kremasının 100 gramındaki besin değerleri de şöyleymiş: 237 kkal, 15.2 gram yağ ve 22.3 gram karbonhidrat.

Öneri: Sunmadan önce, çileklerin kenarlarını bir tabağa koyduğunuz damla çikolatalara batırabilirsiniz. Veya belki, sandvicin arasına birkaç tane de damla çikolata ekleyebilirsiniz.

5 yorum 0-100 kkal, Tatlılar

Geçen haftalarda bir Amerika seyahati gerçekleştirdiğimden bahsetmiştim. Gidişimiz çok meşakatli oldu. Sabah 11.20′de Chicago uçağımız vardı. Seyahat öncesi kendisini uyku tutmayan annem sayesinde 6′da ayaktaydım. Havaalanına olması gerektiğinden de erken ulaşma sevdalısı eşim sayesinde de 8 Havaş’ındaki yerlerimizdeydik. Havaalanındaki THY bankosuna ulaştığımızda, uçağın 5 saat rötar yaptığını söyledi bankocu hanım. Ve sanki çok doğal bir soruymuş gibi, “Eee napayım, vereyim mi???” Sanki Beşiktaş’tan Kadıköy’e geçiyoruz. Sanki uçak rötar yaptı diye Amerika’ya gitmekten vazgeçip, eve döneceğiz; sağlık olsun başka zaman deneriz diyeceğiz. “E vereceksin tabii biletleri!!!“  Nasıl bir lakayıtlık, hiç anlaşılmaz!!! Ne sebebi söylendi 5 saatlik rötarın, ne de bir kere “kusura bakmayın” denildi.

Uçağa bindik, havalanmamız 1 saat sürdü. Ve sayın pilot, bir kere ağzını açıp da, “Ey yolcular toplam 6 saatlik rötar yaptık, çünkü bıdıbıdıbıdı; aktarmalarınızı kaçırdığınızdan dolayı kusura bakmayın.” demedi. (Bir sonraki rötarı dönüşte, Las Vegas – Chicago arası United Airlines uçuşunda yaşadık; tam 1 saat. Hosteslerden biri hastalanmış, yedek hostesi evinden çağırmışlar. En az 6 kere anons edildi: Özür dileriz, hostes hastalandı, şimdi yolda, özür dileriz…. Uçağa bindik, pilot güzel ve sempatik bir şekilde açıklamasını yapıp, özür diledi. Dolayısıyla kimsede bir asabiyet olmadı.) Neyse, biz saat 15.20′ye kadar havaalanında takıldık. Bunun üzerine 12.5 saat de uçuş süresi eklendi.

Tabii rötar yüzünden, bağlantı uçuşumuzu da kaçırdık. Bir sürü konuşma, sıra bekleme, vs. sonrası, THY tarafından havaalanı yakınlarında bir otele yerleştirildik. Yolda da hiç uyuyamamış olmanın tesiriyle deli gibi bitkin ve açtık. Otelde nevar ne yok kolaçan edecek halimiz de yoktu; odaya birşeyler isteyelim istedik. O saatte istenebilecek tek şey bir sandviçti; seçeneklerimiz de tavuk, domuz ve angustu. Herkesin gözleri parladı; angusu denemek için iyi bir fırsat olduğunu düşünerek. İlk izlenimler, danadan bir farkı olmadığı yönündeydi; hem de hemen hemen hiç.

Sonraki deneyim ise, McDonalds’da eşimin sandvicinden 2 koca ısırık almamla oldu. Geçen gece angusu sevdiğinden olsa gerek, Grand Canyon yolunda girdiğimiz McDonalds’da Angus Burger yemeyi seçti. Zaten sandviç başlı başına had safhada lezzetli gözüküyordu. Ben yine ette bir değişiklik farketmedim; gayet lezzetli bir hamburger köftesiydi. Şimdi biraz bakınayım Internet’te derken, gördüm ki Angus Burger diyet açısından bir kabusmuş. Resimdeki burger, ki bu eşimin yediği, tam 750 kkal! İçinde 23 gram yağ var. (Sanırım her bir ısırığım ortalama 80 kkal:)) İçine peynir, mantar, pastırma eklendiği değişik çeşitleri de varmış. Kalori değeri 790 kkl’ye kadar ulaşıyor. Ama çok lezzetliydi gerçekten; itiraf ediyorum:) Dokuzuncu Bulut da, angusla ilgili güzel bir yazı yazmış; onu da mutlaka okuyun.

Uzun lafın kısası: Angusu denedim, birşey olmadı:)

10 yorum Dünya mutfağı, Gezi notları