hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

Haziran, 2010 içinde kaydedilmiş postları görüyorsunuz.

Haziran, 2010 içinde neler yazmışız?

Ben köfte harcına, ufalanmış bayat ekmek yerine, etimek koyuyorum. Annem de öyle yapıyor çünkü. Eşim de bu işe çok şaşırıyor. Bugün dedi ki: “Bence bu sizin uydurmanız, kimse köfteye etimek koymuyordur.” Ben de kesin birilerinin bu işi yaptığını savundum. Şimdi bir anket başlatıyorum; hem de köfte konusunda bir kamuoyu yoklaması olur:

Köfte harcına ne koyuyorsunuz sevgili okuyucularım?

25 yorum Hafif bilgiler

Fairy sayesinde, geçtiğimiz haftalarda Gülhan Kara ile bir araya geldik. Zaten Fairy‘i hepimiz öğrenmiştik reklamlarından: Berna Laçin ve kuru fasulye tenceresi ile: ) Benim öğrenip şaşırdığım şey ise, Fairy’nin 120 senelik bir İngiliz markası olduğu idi. Hatta öyle yerleşmiş bir markaymış ki, İngiltere’de bulaşık deterjanı fairy diye anılıyormuş. Hani, granül kahvenin nescafe veya cep peçetelerinin selpak diye anılması gibi. Fairy’nin sadece bulaşık deterjanı yok, aynı zamanda bulaşık makinesi deterjanı da var. Ben birkaç sefer kullandım, gayet güzel; fiyatı da diğerlerine göre uygun.

Bu arada, burada İngilizler’in nasıl bulaşık yıkadığına dair bir yazı okudum, çok çok ilginç! Bulaşıkları köpürtüyorlarmış, sonra bulaşıklığa diziyorlarmış (durulamadan), sonra da kurulayarak yerlerine kaldırıyorlarmış.

Gülhan Kara, televizyonda da zaman zaman gördüğüm ve tarzı ile bana oldukça hitap eden bir bayan. Fairy etkinliğinde de, benim için oldukça faydalı olan bir et pişirme yöntemi öğrendim kendisinden. Ben et pişirme konusunda çok iyi değilimdir. Kırmızı eti çok sevmediğimden olsa gerek, geçmişte de hiç özel bir ilgi duymamıştım. Sadece ağır misafirleri çağırdığımda yaptığım, salçalı bir  dana strogonof tarifim vardır ki, o gerçekten çok başarılıdır. Risksiz ve çok beğenilen bir yemektir; bir gün onu da yapacağım sizin için, aşama aşama.

Bugün vereceğim yöntem, çok daha basit. 10 dakika içinde hazır olan ve oldukça başarılı bir tavada et pişirme yöntemi. Size gereken 2 parça et, bir tava (teflon veya dökme demir), karabiber taneleri, sıvı yağ, tuz ve isteğinize göre balsamik sirke. Parça etlerin çok ince olmaması gerekiyor. Belki resimdekilerden bile daha kalın olsa daha iyi. Ne kadar ince olursa, o kadar sertleşiyor. Oysa etin dışının biraz sert, ama içinin yumuşak olması önemli biliyorsunuz. Etin suyunu kaybetmemesi lazım ki, lezzetini de kaybetmesin.

Öncelikle tavanıza biraz sıvı yağ koyup, iyice kızdırıyorsunuz. Ben yer fıstığı yağı kullanıyorum dökme demir tavada. Yer fıstığı yağının yanma derecesi çok yüksek. Ayrıca gerçekten de çok lezzetli bir koku veriyor eti kızartırken; sanki yeni kızarmış patates kokusu gibi… Biz Fairy etkinliğinde riviera zeytinyağı kullanmıştık. Tavanızın çok kızgın olması gerek, bu en önemli püf noktalardan.

Bu sırada etlerinizi hazırlayabilirsiniz. Bir yöntem, karışık veya tek tip tane biberleri, bıçağın sırtı ile ezip, bifteğin üzerine bastıra bastıra yerleştirmek. (Ben evde yaparken, Ikea’dan 13 TL’ye aldığım ve herkese kesinlikle önerebileceğim karabiber değirmenini kullandım. En geniş ağzına ayarladım, böylelikle tane karabiberi büyük büyük öğüttü.) Ardından bifteklerin üzerine incecik bir çizgi zeytinyağı gezdirip, parmaklarınızla  yayıyorsunuz.  Aynı şeyi, bifteklerin arka tarafına da uyguluyorsunuz.

Siz bu işlemleri yapana kadar, zaten tava kızıyor. Kızgın tavaya biftekleri koyuyorsunuz. Her bir yüzünü 2-2.5 dakika kadar pişiriyorsunuz. Kendi damak tadınıza göre, kaç dakika pişireceğinizi belirlersiniz. Bu dakikalar, etin kalınlığına göre de değişiyor tabii. Biz fotoğraftakileri 2.5′ar dakika tuttuk, iyi pişmiş oldular. 2 dakika belki daha bile iyi olabilirdi.

Bir de, isteğinize bağlı olarak, etler piştikten sonra, üzerine biraz balsamik sirke gezdirip her iki tarafını da 30 saniye tutabilirsiniz. Bu da hafif bir aroma veriyor ete; şarap yerine kullanılabilecek birşey. Ben beğendim, eşim olmasa daha iyi olur dedi.

Sonra da tavadan alıp, bol salata ile afiyetle yiyorsunuz; çok güzel ve pratik bir öğün oluyor.

Tuzunu ne zaman atalım derseniz: Gülhan Kara et piştikten sonra, tavadan almadan hemen önce serpebileceğimizi söyledi. Ben de öyle yapıyorum.

5 yorum Et yemekleri, Etkinlikler

Roesti (rösti), bir İsviçre yemeği. İsviçreliler, eskiden kahvaltıda yedikleri röstiyi, şimdi her öğünde yiyebiliyorlar. Ana malzemesi rendelenmiş patates. İçine tuz, karabiber ekleyip; ister tereyağı, ister sıvı yağ koydukları tavada arkalı önlü kızartıyorlar. Köftenin yanına, pilav yapmasam da ne yapsam? diye düşünürken bunu denemek aklıma geldi. Ben orijinal bir rösti yemedim, ama misafirlerimden biri İsviçre’de bir süre kaldığı için, yorum yapabildi. Dediğine göre lezzeti tutturmuşuz, ama onlar daha iri rendeliyorlarmış patatesi. Sonra baktım, onların çok iri delikli rendeleri varmış, sırf bu iş için kullandıkları. Ben dayanamayıp içine biraz kaşar rendesi ve biraz da maydonoz ekleyince; GIA imzalı bir rösti hazırlamış oldum:)

Malzemeler:

- 4 orta boy patates
- 60-80 gram kadar taze kaşar peyniri
- 1 avuç maydonoz
- Tuz, karabiber

Patatesleri irice rendeleyin. Fazla suyunu sıkarak alın. İçine rendelenmiş kaşar, maydonoz ve baharatları ekleyip iyice harmanlayın. Bir tavaya tereyağı veya zeytinyağı koyun, üzerine harcı yayın. Ben tereyağ kullandım, ama bir daha yapsam zeytinyağı kullanırım. Sanki biraz ağır oldu. Bir tarafını iyice kızartın. Ardından, düz bir tabak yardımıyla ters çevirin. Arka tarafını da iyice kızartın. Dilimleyerek, etin yanında yan yemek olarak ikram edebilirsiniz.

Öneri: Gördüğünüz gibi röstinin içine istediğiniz herşeyi katmak mümkün. Mesela biraz sarımsak rendesi veya taze soğan veya biraz pastırma-sucuk, ne isterseniz…

Yukarıdaki malzemelerle yapılan tavada patatesi 4 porsiyon olarak düşünürsek,

1 porsiyon röstideki kalori miktarı, yaklaşık: 259 kkal

12 yorum 200-300 kkal, Dünya mutfağı, Sebze yemekleri, Vejetaryen seçenekler