web stats script

HAFiF TARiF

Kalori değerleri ile birlikte verilmiş hafif ve yaratıcı yemek tarifleri     

Mayıs, 2010 içinde kaydedilmiş postları görüyorsunuz.

Mayıs, 2010 içinde neler yazmışız?

Eti Cin, küçüklüğümüzün bisküvisi. O kadar çok sayıda meraklısı var ki. Eti, Eti Cin’leri küçük boy halinde paketleyip satmaya başladı biliyorsunuz. Tabii bisküvisi fazlalaştı, portakal jöleli kısmı azaldı. Ve gerçek Eti Cin meraklılarının hoşuna gitmedi bu durum, hem de hiç. Önce Cengiz Semercioğlu‘ndan duydum, sonra da Eti Cin manyağı bir arkadaşımdan.

Eti’ye duyrulur…  Saygılarımla.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Bu resmi bir arkadaşım yolladı dün, o yüzden asıl kaynağını bilmiyorum. Ama ben bayıldım bu fikre:) Resimden anlaşılıyor, ama ben özetleyeyim: İncesinden bir çeşit spagetti alıyorsunuz. Dilimlediğiniz sosislerin içine spagettileri saplıyorsunuz. Sonra makarnalar haşlanıncaya kadar haşlıyorsunuz. Sonuç en son resimde!

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Becks‘in düzenlediği harika bir etkinliğe katıldım geçen hafta, Mutfak Sanatları Akademisi‘nde. Diğer etkinlikler alınmasınlar ama, şimdiye kadarki en eğlenceli etkinliğimdi diyebilirim:)  En azından bana çok hitap etti. Bir türlü kopamadığım 80′lerden şarkılar eşliğinde yemek pişirmek çok hoştu. Kendimce ciddi bir diyette olduğum için, yemeklerin ve  Becks’lerin tadına pek varamasam da; kullandığımız tariflerden ummadığım kadar lezzetli şeyler çıktı. Sizle yavaş yavaş paylaşacağım. İlki: Kızarmış ananas dilimleri, vanilyalı dondurma ile.

Hem kızartma, hem ananas, yağın içine atılan sulu bir meyve… Yok, hiç şansı yok dedim. Hiç işim olmaz. Ama sonuç harika oldu, hele de dondurma ile birleşince. Rahatlıkla önerebilirim.

Aşağıdaki hazırladığımız unlu karışım, 4 dilim ananas için çok fazla geldi. Bence niyetlenirseniz, ölçüleri yarıya indirin veya 8-10 hatta 12 dilim ananas ile yapın.

Malzemeler:

- 4 taze ananas dilimi
- 200 gram un
- 2 adet yumurta sarısı
- 5 gram kabartma tozu
- 1 şişe soda
- 50 gram toz şeker
- 2 top vanilyalı dondurma

Un, yumurta sarısı, kabartma tozu, soda ve şekeri bir kap içerisinde boza kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Hazırladığınız bu karışıma, ananas dilimlerini batırın, her taraflarını bulayın. Fazla hamurunu silkerek temizleyin ve çok kızgın yağa atın. Altın sarısı rengi aldıklaında yağdan çıkarın ve bir kağıt peçete üzerinde, fazla yağını süzdürün. Yanında vanilyalı dondurma ile servis edebilirsiniz.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

TuzBİBER dergisinin 1 Ağustos günü, İstanbul’da bir partisi olacak. Sürprizler ve çeşitli etkinlikler içermesi kuvvetle muhtemel; benden duymuş olmayın;) Parti bir bruch içerecek ve ücreti de 20-25 TL arası olacak. (Kişi sayısına göre fiyat değişebilir.)

Eğer katılmayı düşünüyorsanız, sizden ricamız 30.Haziran.2010 gününe kadar, adınızı, varsa blogunuzun ismini, telefonunuzu ve mail adresinizi, tuzbiberpartisi@hotmail.com adresine göndermeniz. Tarih yaklaşırken bir kez daha duyuru yapacağım; ama siz şimdiden takviminize bir işaret koyuverin!

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
17.Mayıs.2010

İyi Beslenme İyi Gelecek projesini belki televizonlardan duymuşsunuzdur; ben de ilk defa projenin yüzü olan Hülya Koçyiğit‘ten dinlemiştim. Geçtiğimiz hafta, daha yetkili ağızlardan da dinleme şansım oldu ve bazı yönleriyle beni çok etkiledi.

TOÇEV, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sana birleşerek böyle bir işe girişmişler. İlk önce Karadeniz’de, Sinop’tan başlamışlar. Ellerinde, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan aldıkları yardıma muhtaç çocukların listesiyle, aileleri bizzat kendi evlerinde ziyaret etmişler. Çocukların gerçekten yardıma muhtaç olup olmadıklarını kontrol etmişler. Sinop sonrası, yollarına Kastamonu ve Çankırı diye devam etmişler. Hedefleri büyük, sırayla tüm Türkiye’deki illere yayılmak.

Peki ne yapıyorlar?

Öncelikle beni de dehşete düşüren bir sayı var ortada: Türkiye’de toplam 5.3 milyon çocuk, alması gereken besinleri alamıyor; iyi beslenemiyor. Bunun suçlusu ilk olarak tabii ki maddi durumlarının yetersizliği. Ama bunun kadar önemli olan başka birşey de, gerekli bilince sahip olmamaları. Örneğin, kahvaltının çok önemli bir öğün olduğu, bir çocuğun karnı aç bir şekilde okula gönderildiğinde konsantrasyonunu toplayamayacağı, dolayısıyla derslerde tam başarı sağlayamayacağı bilinmiyor. Öncelikle bunun eğitimini veriyorlarmış. Bölgedeki aileleri toplayıp; akıllarındaki her türlü soruyu sorabilecekleri bir ortam hazırlıyorlarmış. Sadece beslenme soruları için diyetisyen değil, çocukların sorunları için pedagog da hazır bulunuyormuş.

Belirlenen çocuklara aylık gıda paketleri veriliyormuş. Projenin maddi desteği Sana‘ya ait. Gıda paketinin içinde, Sana ürünleri başta olmak üzere, peynir, süt, mercimek, bulgur gibi; çocukların büyümesinde gerekli bazı besinler de oluyormuş. Ayrıca, bu besinlerle nasıl yemekler yapabilecekleri de anlatılıyormuş. Örneğin mercimekli bulgur pilavı tarifi gibi. Amaç çok daha fazla ilde, çok daha fazla sayıda çocuğa bu paketleri ulaştırabilmek.

Biz neler yapabiliriz?

Şu aşamada, projenin finansal kısmını Sana karşılıyor. Bizim yapabileceğimiz tek şey, Türkiye çapında çok sayıda miniğin yeterli beslenemediğinin farkında olmak. Çocukların bir günde ihtiyaç duydukları kalori miktarı, yetişkinlere oranla çok daha yüksek. Biz burada yediklerimizin kalorisini azaltmak için türlü çabalar içindeyken, bu çocuklarımız almaları gereken kalori miktarını bile tamamlayamıyorlar. Başka yapabileceğimiz şey ise, bu projeden çevremizi haberdar etmek. İleride gönüllü anne olarak, Türkiye’yi gezip, çocuklarla birerbir ilgilenebilirsiniz. Belki ileride halkın da maddi katkısını almak isterlerse; siz de bir çocuğa 1 aylık, 3 aylık veya 1 yıllık gıda paketi yardımı yapabilirsiniz.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Kahvaltı için önerdiğimiz, sosis içinde pişirilen bir yumurta vardı. Biberli yumurta da sosis yemek istemeyenler için, daha da uygun bir çeşit olmuş. Yapımı ve sunumuyla ilgili ayrıntıları Shutter Bean‘de bulabilirsiniz. Diyet yapanlar için de oldukça şık bir kahvaltı seçeneği.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark
12.Mayıs.2010

Oy, oy, oy…

Kaynak: Tender Crumb

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Soldaki resimdeki vücut 113 kg, sağdaki vücut ise 54 kg. Görüldüğü gibi, estetik farklar dışında da, korkunç fark var. Oldukça çarpıcı…

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Daha önce annemler gittiklerinde getirmişlerdi bize: Kırmızı pul biber, biber salçası, nar ekşisi. Biz her birini çok sevdik, hele pul biberi. Dolayısıyla ben de gittiğimde, bu ürünleri bulup almak istedim. HATAŞ‘ın satış yerlerinden birisi havaalanı yolunda, araba gerektiriyor. Ama şehir içinde de var. Balıkçılar Çarşısı’nı solunuza alıp, biraz ilerledikten sonra göreceksiniz ufak bir dükkanı. Karşı tarafında da kaçakçılar çarşısı var, sorunca gösterirler size. Ben tatlı biber salçası, pul biber, nar ekşisi ve pilavlık bulgurunu kullanıyorum ve çok memnunum. Dükkanda sizinle ilgilenen Mehmet Duman bey. Tabii bu alınanları taşımak çok sorun olduğundan, kargo ile yolluyorlar. Biz, birçok kişiye de aldığımız için 20 kiloluk bir koli oldu. PTT Kargo ile 20 TL ek vererek kapımıza kadar getirttik. Bitince telefon ile sipariş vermeyi düşünüyorum. Fiyatlar da hatırladığım kadarıyla şöyle:  Yarım kilo pul biber 6 TL, 2.2 kilo biber salçası 13 TL, 1 kilo nar ekşisi 19 TL gibi.  Cam şişe olunca 1 TL ek koyuyorlar üzerine. Bittiklerinde, telefonla sipariş vereceğim. (0 326 225 05 00, açık adres: Yavuz Sultan Selim Cad. Balıkçılar Çarşısı Yanı, Antakya)

Satıcıdan ve yerli birinden öğrendiğim kadarıyla: Bu biberlere bohşin deniyormuş. Yaklaşık 30 cm boyunda, iri, etli kırmızı biberler. Bunlar güneş altında kurutuluyorlarmış. Babamın konuştuğu bir köylü, bir kişinin günde ortalama 5 tane biber yediğini söylemiş. Köyde, yer gök bu biberlerdenmiş. Satıcının dediğine göre, Urfa biberi, yani isotun elde edildiği biberin kurutulma biçimi de farklıymış. Öncelikle, Urfa biberi daha ufakmış ve iki naylon arasına koyup güneş altında kurutuyorlarmış. Bu açıdan bakıldığında, bohşinin daha sağlıklı olduğu kanısını getirdik. (Not: Bu arada satıcı biberi bokşin diye söylüyordu, ama ben Internet’te arayınca Antakya’da Bohşin adlı bir köy olduğunu gördüm. Muhtemelen bohşini, bokşin anladığıma kanaat getirdim. Bilenler bizi aydınlatsınlar lütfen.)

Antakya ile ilgili diğer gezi notları:

- Antakya Gezi Notları – 1
- Antakya Gezi Notları – 2
- Antakya’da neler yenilebilir? – 1
- Antakya Gezi Notları – 3
- Antakya’da neler yenilebilir? – 2
- Hatay’da Harbiye şelaleleri- Künefe Dosyası
- Antakya’da HATAŞ ürünleri

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Harbiye, Antakya merkezine 7-8 km kadar uzaklıkta, mesire yeri olarak kullanılan bir yer. Öyle yeşil ki…

Manavgat şelalesi gibi olmasa da, oldukça çok suyu olan minik şelaleleri var. Şelalelerin çevresine de restoranlar kurulmuş. Meşhur kömür ateşinde pişirilmiş piliç ve üstüne künefe yemeğe gidiliyor. Tarihteki ismi Daphne. Biliyorsunuz Antakya’nın defne sabunu çok meşhur. Hem Antakya’nın içinde, hem de Harbiye’de satılıyorlar. Defne sabunu alırken dikkat etmeniz gereken şu: Sabunlar içlerindeki defne oranına göre fiyatlandırılıyorlar. Örneğin içinde %20 oranında defne olan sabun da var, has defne sabunu da var. Ona dikkat edin, bilinçli olun. (Bize de bir satıcı anlattı.) Ayrıca, Harbiye’de ipekçi dükkanları da var. İpek dokumalı fularlar, kravatlar, kumaşlar veya gömlekler mevcut. Ama herkesin dediği, Samandağ‘daki ipeklerin daha kaliteli olduğu. Samandağ’a da gidecekseniz, oradan almayı tercih edebilirsiniz.

Biz Antakya merkezindeki Habib-i Neccar Camii‘nin önünden kalkan minibüslere bindik. 1.5 TL. Zaten uzun bir yol değil, 15 dakika kadar sürüyor. Harbiye merkezinde bahsettiğim dükkanlar var. Sohbet ettiğimiz bir Antakyalı, bize Kervan Restoran‘ı önermişti. Kervan Restoran, yolun üzerinde büyük, yemyeşil vadiyi yukarıdan gören, kapalı ve temiz bir restoran. Yemekten sonra, size sorarlar meyve mi künefe mi isterseniz diye dedi. Künefe istersiniz dedi. Harbiye’nin künefesi daha farklı oluyormuş, kadayıfı daha fazlaymış ve birçok insan bu tarz künefeyi daha çok seviyormuş. Biz bu tavsiyeleri dinlemeyip, şelalenin dibine inelim dedik.

Aşağı doğru kıvrılan yol üzerinde birçok restoran var. Plastik sandalyeli, çevresindeki sularda ördekler yüzen yerler. Hadi burada oturalım, daha sempatik, gazete de okuruz dedik (Cennet diye bir yer.). Ortaya birkaç tabak meze getireyim mi? diyen garsona, hadi getir bakalım dedik. Humus, babagannuş, soğansız bir çoban salata, yoğurtlu bir meze, biber salçası ve zahter getirdi. Zahter ve babagannuşu bayağı sevdim. Ardından da meşhur piliçten istedik. Bir pilici ikiye bölüp, kömür ateşinde pişiriyorlar. Mangalda tavuk yani. Acayip güzeldi diyemeyeceğim maalesef, fena değildi. Çok övülen bir tavuk olduğu için, beklentilerim büyüktü. Biz belki doğru bir yer tercihi yapamadık. Bir Antakyalı’nın dediğini yapmazsan başına gelecek bu GIA!

Neyse künefe ile keyfimiz yerine gelebilir diyorduk ki, künefeler 2 kişilik tepsilerde yapılıyormuş. Eşim sadece bir çatal alacağından, ben de en fazla 3-4 çatal almayı planladığımdan çok ziyan olacak diye yiyemedik:(  Toplam 50 TL verip çıktık. (Hesabı kontrol etmenizi öneririm.) Ortam güzeldi ama; çevrede ördekler dolaşıyordu, yemyeşil ağaçlar, şırıl şırıl su sesleri arasında sadece çay içmek bile keyifli. (Annemler de Şelale diye bir yerde oturmuşlar, onların da tavuğu önce az pişmiş gelmiş; sonra bir daha pişirtmişler; ama sonuçta memnun kalmışlar.)

Antakya ile ilgili diğer gezi notları:

- Antakya Gezi Notları – 1
- Antakya Gezi Notları – 2
- Antakya’da neler yenilebilir? – 1
- Antakya Gezi Notları – 3
- Antakya’da neler yenilebilir? – 2
- Hatay’da Harbiye şelaleleri
- Künefe Dosyası
- Antakya’da HATAŞ ürünleri

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Yine önceden duyduğum bir yer de Anadolu Restoran‘dı. Bayağı  büyük bir restoran, iki katlı. Sultan Sofrası’nda yer bulamadığımız akşam, buraya da uğradık. Rezervasyonunuz yoksa alamayız dediler. Hemen karşısında yeni açılan Leban‘ı önerdiler. Eski bir Antakya evini restorana çevirmişler. Sanırım yeni açılmışlar, çok ilgiliydiler. Benim midem çok fena olduğundan (Harbiye’de yediklerim mideme pek yakışmadı.), aşçı tabağı istedim. Çok da memnun kaldım.

Eşim de Leban köfte diye birşey istedi; çok özelliği olmayan bir çeşit ızgara köfteydi; güzeldi.

Anadolu Restoran‘a, önce bir öğlen gittik. Aşur ve firik pilavı denemeyi çok istiyordum; ama yokmuş. Tepsi kebabı yedik. Maalesef fotoğrafı pek net çıkmamış, ama yine de koymak istedim. Gerçekten çok lezzetliydi. Fiyatı 14 TL. Aslında yediğimiz köfteler sanki birbirinin aynı da, pişirilme biçimleri değişik. Ve köfteler gerçekten çok lezzetli, hele de hafif acıdan hoşlamnıyorsanız. Fırında pişmiş bu tabak, sıcak geliyor önünüze. Ağzınız yana yana yiyorsunuz.

Ayrıca, bu restoranın oruğunu daha çok beğendim ben; onu da deneyin derim. Daha çok benziyor içli köfteye; hamuru çok kalın değil. Tabii damak tadına göre değişir.

Tavsiye edilen yemeklerden biri de, kağıt kebabıydı; ama onu yemek kısmet olmadı. Çünkü birgün kapıda birini dürüm yerken gördük. Dürüm seven bir çift olduğumuzdan deneyelim dedik. Adana dürüm, şimdiye kadar yediğim en güzel lezzetlrden biriydi. Pek sofistike değil ama, inanılmaz birşey… Lavaşı çok sıcak ve salça aromalı. Köfte zaten inanılmaz. Bence kesinlikle deneyin.

Yine Anadolu Restoran’da yediğimiz ekşi aşı (analı kızlı)… Ben ilk defa tattım, iyi oldu. Ama bir daha yemem herhalde, sıra gelmez.

Tatlıya gelelim. Zaten iki çeşit tatlı var: İrmik helvası ve künefe. İrmik helvasını denemek istedik. İrmik helvasının içinde bayağı bir peynir var, kıvamı öyle yoğun ki. Fakat porsiyon çok büyüktü.. İki kişilik bile değil, kesinlikle dört kişilik. Çok ziyan oldu. Denenebilir.

Antakya ile ilgili diğer gezi notları:

- Antakya Gezi Notları – 1
- Antakya Gezi Notları – 2
- Antakya’da neler yenilebilir? – 1
- Antakya Gezi Notları – 3
- Antakya’da neler yenilebilir? – 2
- Hatay’da Harbiye şelaleleri
- Künefe Dosyası
- Antakya’da HATAŞ ürünleri

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Yine Uzun Çarşı’dan bazı fotoğraflar. Künefe için kullanılan tel kadayıflar, sıcak sıcak çıkarılan yassı kadayıflar, salçalı ekmekler ve kasaplar.

Kasaplarda istediğiniz kadar eti gramla alıp, tepside hazırlatıp; yine çarşının içindeki fırınlarda pişirtip yiyebiliyorsunuz. Böyle bir adet var. Hoşuma gitti; bu şekilde hem kasap kazanıyor, hem de fırıncı.

Antakya ile ilgili diğer gezi notları:

- Antakya Gezi Notları – 1
- Antakya Gezi Notları – 2
- Antakya’da neler yenilebilir? – 1
- Antakya Gezi Notları – 3
- Antakya’da neler yenilebilir? – 2
- Hatay’da Harbiye şelaleleri
- Künefe Dosyası
- Antakya’da HATAŞ ürünleri

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

TuzBİBER dergisinin Mayıs sayısı çıktı. pdf olarak indirmek isterseniz, buradan yapabilirsiniz. Keyifli okumalar…

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Bu kurabiyeler okuyucularımdan biri Damla’ya ait. Kendisi, annesinden kalan bir tarifle yaptığı kurabiyelere, Lady Raven Kurabiyeleri ismini verdi ve bu tarifi yayınlamamı rica etti. Ama piştikten sonra çekmeyi unutmuş:) İçinde hiç yağ olmaması ilginç.

Malzemeler:

- 1 çay fincanı pudra şekeri (bizim neskafe fincanı dediğimiz herhalde)
- 1 yumurta
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 2 yemek kaşığı süt
- Aldığı kadar un
- Kakao

Malzemeleri güzelce karıştırarak, biraz sert bir hamur yapın. Hamuru ikiye bölüp, bir yarısını bol kakao ile yoğurun. (Hamur iyice sertleştiğinden biraz zor olabiliyor.) Ardından, hamurları merdane yardımıyla 1-2 cm inceliğinde açın. Kurabiye kalıplarıyla kesin. Küçük toplar, şeritler yaparak, kurabiyeleri süsleyin. Yağlı kağıt serilmiş tepside, 180 derece arası fırında, 30 dakika kadar pişirin.

Ayrıca, Damla bizim elmalı turtanın hamurunu kullanarak, minik çilekli tartlar hazırlamış. Onlar da pek güzel:)

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Böyle bir paketin varlığını haber verdiler; belki ilginizi çeker… Siz yine de niyetlenirseniz, tüm araştırmalarınızı yapın; hangi tarihlerde ücretsizmiş, hangi tarihlerde ücretliymiş diye. Anneler Günü için ücretsiz yapmışlar.

Anadolu Sağlık Merkezi ve Turkcell, yeni bebek sahibi olmuş anneler için bir paket hazırlamışlar. Bu pakette, bebeğin fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimiyle ilgili bilgiler, aşı ve sağlık kontrolü takvimi, beslenme önerileri, kız ve erkek çocuklara ayrı boy ve kilo takibi, genel öneriler ile hekim videoları yer alıyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanları ile çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından geliştirilen “Bebeğim Büyürken” paketi kapsamında annelere haftada en az dört, babalara haftada bir mesaj gönderiliyor. Ayrıca bilgilendirici videolar da paylaşılıyor. Paket, her türlü cep telefonu modeliyle uyumlu olarak çalışıyor.

Paketten ücretsiz yararlanmak isteyenlerin BEBEK yazıp 2222’ye göndermeniz ve gelen mesajı bebeklerinin doğum tarihi bilgisiyle birlikte yanıtlamanız yeterliymiş. Pakete üye olunduktan sonra bilgi ve öneriler SMS ve video olarak cep telefonuna gelmeye başlıyor. Ayrıca AILE yazıp, babanın Turkcell hatlı cep telefonu numarasını ekleyip, 2222’ye SMS göndererek babanın da paketten ücretsiz faydalanması sağlanabiliyor.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark

Diyetisyenimiz Serap hanımdan, hepimizin yapabileceği, vücudumuzu temizleyen bir detoks diyeti önermesini istemiştim. O da bize aşağıdaki diyeti hazırladı. Ben bu diyeti 1 hafta uygulayıp, karnım sürekli tok olarak 1 kilo vermiştim.

Detoks (detox)”, kelime anlamı olarak  toksinlerden arınmak demek. Vücudumuzda az su içmekten, karışık/sağlıksız beslenmekten, alkol kullanmaktan, stresten ve dış çevre koşullarından kaynaklanan toksin adı verilen kötü etkiler ortaya çıkıyor. Bunların birikimi daha yorgun, enerjisiz ve sağlıksız hissetmemize neden oluyor. Zaman zaman detoks diyeti yapmak hem bu kötü etkileri vücuttan uzaklaştırmamıza, hem de kilomuzun kontrolüne faydalıdır.

Öncelikli amaç, vücutta birikmiş olan toksinleri su, vitaminler ve mineraller yoluyla atmak. Bunun için barsakları boşaltmaya, bütün gün hiçbir şey yememeye veya çimen suyu içmeye gerek yok Mutfağımızda bulunan yiyeceklerle  de bunu çok kolay yapabiliriz. Düşük kalorili bir beslenme şekli olduğu için, yemeyi fazla kaçırdığımız zamanlardan sonra bir hafta kadar uygulayabiliriz.

Detoks haftasının özelliği bol su, vitamin ve mineral içeren besinleri sık sık tüketmektir. Yağlı, tuzlu, hazır ve işlenmiş besinlerden uzak kalmak, hem vücudun rahatlamasına neden olacak, hem de reflü, kabızlık, hazımsızlık gibi sindirim sorunlarını da çözecektir.

ÖRNEK DETOKS BESLENME PLANI

Kahvaltı (08.00):

- Açık siyah çay veya yeşil çay (şekersiz)
- 2 ince dilim kaşar peyniri (40g) veya 2 kibrit kutusu kadar beyaz peynir (60g)
- 2 dilim tam buğday ekmeği
- Domates, salatalık, yeşil biber, bol maydonoz

Ara (11.00):

- 4 adet kuru kayısı + 4 yarım parça ceviz

Öğle (12.30):

- 1 kase çorba (kurubaklagil veya domates çorbası)
- 6-7 yemek kaşığı dolusu sebze yemeği (mevsim sebzeleri)
- 1 su bardağı dolusu yoğurt (kaymaksız)
- 1 tatlı kaşığı zeytinyağlı salata + limon+ sirke (bol yeşillikli)
- 2 dilim tam buğday ekmeği

Ara (15.30):

- 1 küçük boy armut

Ara (16.30):

- 1 küçük elma

Ara (17.30):

- 1 adet muz

Akşam (19.00):

- 1 kase çorba (kurubaklagil veya domates çorbası)
- 6-7 yemek kaşığı dolusu sebze yemeği (mevsim sebzeleri)
- 1 su bardağı dolusu yoğurt (kaymaksız)
- 1 tatlı kaşığı zeytinyağlı salata + limon+ sirke (bol yeşillikli)
- 2 dilim tam buğday ekmeği

Ara (21.00)

- 12 adet küçük çilek
- 1 adet kivi veya 10 adet yeşil erik

DİKKAT!

✓ Haftada 2-3 kez öğle veya akşam öğününde ızgara balık veya tavuk + çorba + salata + 1 dilim ekmek yiyebilirsiniz.

✓ Maden suyu içmeyiniz, turşu yemeyiniz, soya sosu kullanmayınız. Yemeklere ve salatalara fazladan tuz atmayınız.

✓ Her öğünde 1 su bardağı su içmeyi unutmayınız. Günde 2 litre kadar su içiniz.

✓ Günde 2 fincan yeşil çay içiniz

✓ Günde 1 fincandan fazla kahve içmeyiniz

✓ Bu diyet farklı ağırlıklardaki insanların açlık-tokluk durumlarında farklı etkiler gösterecektir. 65 kilonun altındakiler öğle ve akşam öğünlerinde ekmeği 1 dilim azaltabilirler. 90 kilonun üstündekiler her öğüne 1 dilim fazladan ekmek ekleyebilirler.

Related Posts with Thumbnails
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Reader
  • StumbleUpon
  • Share/Bookmark