
GIA şu an Alaçatı’dan bildiriyor:)
Çok yakın iki arkadaşım, Rengin ve Aslı’nın, bu sene açtıkları Sade Cafe & Restaurant‘tayım. İstanbul’daki cafelerini kapatıp, en büyük hayallerinden birini gerçekleştirmek üzere buraya taşınırken, özellikle bana büyük umut vermişlerdi. Herşeyi bırakıp, Alaçatı gibi harika bir yazlık kasabaya taşınma fikri bile midemde kelebekler uçurmuştu.
Eski bir taş evin giriş katını kiralayıp, içini tamamen yenilediler. Uzaktan resimlerle takip etmeye çalışsam da, gelip gördüğümde ne harika bir iş başardıklarını gözlerimle görmüş oldum. Kapalı mekanı küçük olan Sade’nin asıl özelliği arkadaki bahçesi. Taş evin tüm özelliklerini korumuşlar. İsmi gibi sade, ama çok keyifli bir bahçe hazırlamışlar.
Evlerine her yemeğe gidişimde tadı damağımda kalan yemekler yediğimden, sofra düzeni ve sunuma dair yeni şeyler görüp öğrendiğimden, yemek ve sunum kalitesi konusunda en ufak bir şüphem yoktu zaten. Nitekim, ikram ettikleri herşeyi eleştirel gözle inceledim ve evlerindeki ikramlardan hiç farkları olmadığını gördüm. Arkadaşlarımı can-ı gönülden tebrik ediyorum:)
“Peki benim okuyucularım için bir güzellik yapmayacak mısınız?” dedim. “Yapmaz mıyız?” dediler:) Hafif Tarif ismiyle gelen misafirlere %15 indirimi kopartmayı becerdim:)


Sade, özellikle akşam yemekleri için çok hoş. Fiyatları 40 TL – 90 TL arasında değişen fiks menüler sunuyorlar. Menüleri inceledim de, 40 TL’lik menü bile bayağı zengin. Özellikle Alaçatı gibi, herşeyin çok pahalı olduğu bir yerde ilaç gibi gelebilir.


Alaçatı’nın o meşhur caddesinden ilerlerken, Kyo adlı mayo mağazasının karşısındaki sokağa giriyorsunuz. Bu yol aynı zamanda pazara ve antika pazarına giden yolmuş. Sağda Sade‘yi göreceksiniz. Açık adresi: Tokoğlu Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi No:10. Piyasadan uzak kalıp, keyifli bir bahçe ortamında lezzetli yemek yemek isteyenler için çok uygun bir adres; gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Rezervasyon için telefon numaraları: 0 232 716 0624-25.
Ege otları, mezeleri, balık çeşitleri ve hünkar beğendileriyle iddialılar. Ben tutkunu olduğum mezelerinden, zeytinyağlılarından ve balıktan tattım.
Mekanlar

Gazetede, Wimbledon tenis turnuvasında ortalama 24 ton çilek tüketildiğini okudum geçenlerde. (Her haberde farklı miktarlar var; ama çok fazla tüketildiği sonucunu çıkarabiliriz.) Merak ettim, bir araştırayım dedim; çok da birşey bulamadım. Ama Torino’lu adlı blogda, biraz bilgi vardı.
Üzerine krema dökülmüş çilek, Wimbledon’ın geleneksel aperatifiymiş. Bir kasesi 2 £, yani yaklaşık 4 $. Bir tabak spagetti bolognese ise 12.5 £ imiş (25 $).
Hafif bilgiler

Her evde mutlaka garantili bir krep tarifi olmalıdır. Fransa’da yaşayan arkadaşım Melek’in ilkokulda öğretmeninden öğrendiği ve hala uyguladığı krep tarifi aşağıda. Geçen gün, ölçüleri azaltarak ben de denedim; kıvamı da lezzeti de gayet güzel oldu.
Malzemeler:
- 3 veya 4 yumurta
- 250 gram un
- Yarım litre süt
- 1 yemek kaşığı sıvı yağ
- Bir çimdik tuz
Önce yumurtaları çırpın. Ardından unu ekleyip karıştırmaya devam edin. Sonra sütü azar azar içine ekleyin ki, top top olmasın. Tuzu ve yağı en son ekeyip krep hamurunuzu oluşturun. Bu karışımı yarom saat-1 saat kadar buzdolabında bekletin. (2 güne kadar da bekletebilirsiniz.) Buzdolabından çıkardıktan sonra bir kez daha karıştırın. İçine azıcık sıvı yağ veya tereyağ eklediğiniz çok kızgın tavaya, krep hamurundan yarım kepçe kadar dökün. Çok ince bir tabaka oluşturabilmek için, tavayı oynatarak hamuru tavanın her tarafına yayın. 2-3 dakika sonra, arka tarafını da pişirin.
Hiç krep yapmadıysanız, tavada nasıl pişirebileceğinizle ilgili resimleri burada bulabilirsiniz. Bir de dantel krep tarifimiz var, oldukça ilginç; ona da mutlaka göz atın.
Aşağıda krep tavasında yaptığım kreplerin birkaç kare fotoğrafını bulabilirsiniz:



100-200 kkal, Hamur işleri, Kahvaltı seçenekleri, Vejetaryen seçenekler, Çay Saati, Çocuk partisi


Cold Stone bir dondurmacı, ama ne dondurmacı. Çeşit çeşit dondurmaları ve süslemek için kullandıkları besin maddeleri var. Mesela ceviz, fıstık, çilek, muz, Snickers parçaları, fıstık ezmesi, çikolatalı-karamelli-çilekli soslar, çeşit çeşit çikolata parçaları, kurabiyeler, vs. Neyse çok uzatmayayım: İstediğiniz tip dondurmadan koca bir parça alıyorlar ve tezgahın üzerine koyuyorlar. Dondurmanın kıvamı koyu, bizim Maraş dondurması gibi, kendini hemen bırakan cinsten değil. Ellerindeki iki kaşık yardımıyla, dondurmayı biraz düzleştiriyorlar. Üzerine istediğiniz şeylerden ekliyorlar. Mesela yarım muz, biraz ceviz, çikolata sosu, biraz kurabiye parçası… Ardından o kaşıklar sayesinde, dondurmayı tezgahın üzerinde malzemelerle karıştırıyorlar. Ardından ya kaba, ya külaha, ya kase şekli verilmiş külahlara, ya da çikolataya batırılmış külah çeşitlerine koyuyorlar. Böyle birşey olamaz, o kadar söylüyorum:)
Özellikle içine beyaz çikolata, muz ve çilek parçaları konmuş (strawberry banana rendezvous) olan; browni ve çikolata soslu meşhur chocolate devotion ve fıstık ezmesi, Reese parçaları ve çikolata sosu eklenmiş çeşidi (peanut butter cup perfection) inanılmaz güzel… Kendi karışımınızı kendiniz hazırlayabilirsiniz, ama onların bizler için hazırladığı karışımlara buradan bakabilirsiniz.
Gezi Notları, Mekanlar

Bu ay üstüste seyahatlerim oldu. (Resimdeki gibi bir yere gidemedim maalesef.) New York, Paris, birkaç kez Ankara… Genelde kültür gezileri oldu: Bol yürümeli, koşturmacalı, oldukça yorucu ama güzel… Her ne kadar seyahatlerde yanımda yeterli donanım olsa da, internet erişimi oldukça sorun oldu. Bu arada Hafif Tarif de sekteye uğradı tabii. Önümüzdeki hafta da, yurt içinde bir deniz tatili yapma planım var, yine ara vereceğim. 13 Temmuz itibariyle sürprizlerle aranızda olacağım; düzenli okuyucularımdan bir süre izin istiyorum:)
Görüşmek üzere…
Not: New York’la ilgili seyahat notlarımı kardeş blog Kırmızı Baykuş‘ta bulabilirsiniz. Parça parça ekliyorum…
Gezi Notları, Hafif bilgiler