web stats script

HAFiF TARiFLER

Kalori değerleri ile birlikte verilmiş hafif, yaratıcı ve resimli yemek tarifleri     

Eylül, 2008 içinde kaydedilmiş postları görüyorsunuz.

EkleBunu RSS Ekle Butonu


ARŞİV

Eylül, 2008 içinde neler yazmışız?

26.Eylül.2008

Gezip, gördüğüm yerlerdeki yemekler haricinde, ilginizi çekebileceğinizi düşündüğüm yemek dışı konularda da yazmaya karar verdim. Bunlardan bir tanesi İtalya’da gezebileceğiniz outletler, özellikle Milano çevresindekiler.

Outletler, şehir merkezinden oldukça uzakta kurulan; birçok değişik markanın mağazalarını barındıran ufak köyler. Bizdeki outlet kavramından daha farklı. Outlet deyince benim aklıma nedense “eşeleyip bulma” geldiği için, çok uzak dururum. Ancak İtalya’da ve Amerika’da gezdiğim outletler bildiğimiz mağazalardan meydana geliyor. Kesinlikle “eşeleme” durumu yok. Fiyatlar da, normal mağazalara göre %20-%70 arası indirimli. Son derece temizler, özellikle tuvaletlerinin modernliği ve temizliği beni şaşırttı. Her ne kadar bazılarına gitmek için turlar düzenlense de, arabasız gitmenin zahmetli olacağına inanıyorum. Sizlere birkaç tanesinden bahsedeceğim:

- Fidenza Outlet Village: Parma’ya 30 km, Milano’ya 110 km mesafede, Türkler’e çok hitap edeceğini düşündüğüm bir outlet. Milano’ya uzak olduğu için, ismi duyulmuyor olabilir. Biz tesadüfen önünden geçerken görüp, dolaştık. Free Wi-Fi olması beni çok mutlu etti. Fornarina, D&G, Furla, Coccinelle, neredeyse tüm spor markalar, Stefanel, Versace gibi başlıca markalar bulunuyor.

- Franciacorta Outlet Village: Milano’ya 92 km mesafede bulunuyor. Outletleri araştırırken, Türkiye’den sadece outlet gezmeye yönelik 4 günlük bir tur yapıldığını bile gördüm:) Franciacorta da, bu tur dahilinde gidilen iki outletten biri. Fidenza’ya nazaran daha fazla marka barındırıyor. Ayrıntılı bilgileri kendi web sayfalarından alabilirsiniz.


- McArthurGlen Designer Outlet: Başında “premium” veya “designer” kelimesi geçiyorsa, o outletin daha üst sınıf markalar barındırdığını söyleyebiliriz. Türkiye’den yapılan outlet turuna dahil olan 2. outlet burası. Milano’dan gidilen outletler arasında gösterilmesine karşın, Floransa’ya daha yakın.

Milano’ya 320 km, Parma’ya 205 km, Floransa’ya ise 30 km uzaklıkta. Ünlü modacılara ait kıyafet ve aksesuarları, daha uygun fiyatlara bulmak mümkün. Bulunan markaları, burada görebilirsiniz. Prada ayakkabılar, Vesace kotlar, Ferragamo çantalar ilginizi çekiyorsa, bir şekilde buraya yolunuzu düşürmelisiniz.

23.Eylül.2008

Diyet yaparken belki de en çok zorlanılan noktadır, açlığı bastırabilmek. The American Journal of Clinical Nutrition‘da yayınlanan bir dizi makale bu konuyu ele almış.

Özellikle kadınların kilo değişimleri incelenmiş ve “enerji yoğunluğu” diye bir kavram ortaya atılmış. Enerji yoğunluğu, besinin kalori değerinin ağırlığına bölünmesi olarak tanımlanmış. Yani düşük enerji yoğunluğuna sahip besinler, miktarı fazla olup, kalorisi az olan besinler. Bunu hesaplamanın kolaylıkları var. Öncelikle bir porsiyon besinin kalorisiyle birlikte, ağırlığına da dikkat etmeye başlayın:

- Eğer besinin ağırlığı (gram olarak), kalorisinden düşükse, o besin düşük enerji yoğunluğuna sahiptir.

- Eğer besinin ağırlığıyla kalorisi eşitse veya kalorisi ağırlığının 2 katıysa, dikkat edin, ufak porsiyonlar halinde yemeye çalışın.

- Eğer kalorisi ağırlığının 3 katı ve daha fazla ise, aman uzak durun!

Peki neden?

Yüksek enerji yoğunluğuna sahip besinlere dayalı beslenme biçimi, sadece kalori bakımından yüksek değil, aynı zamanda işlenmiş karbonhidratlardan, doymuş ve trans yağlardan oluşan sağlıksız bir beslenme biçimi. Az miktarda meyve ve sebze içeriyor. Yapılan çalışmalarda, bu şekilde beslenen kadınların kısa bir sürede 7 kilo aldıkları görülmüş.

Ne yapmalıyız?

Besin etiketlerini okumayı adet haline getirmeliyiz. Yeni başlayanlar için ufak ipuçları da yok değil:

Akıllı gıdalar (düşük enerji yoğunluğuna sahip – daha büyük porsiyonla yiyebilirsiniz)

- Meyve ve sebzeler
- Et/tavuk suyuna çorbalar
- Esmer pirinç, yulaf, tam taneli ekmekler ve esmer makarna
- Su oranı fazla gıdalar

Çok kalorili gıdalar (yüksek enerji yoğunluğuna sahip – çok ufak porsiyonlarla yiyebilirsiniz)

- Tuzlu krakerler
- Sıvı/katı yağlar
- Kızarmış tüm besinler
- Şeker içeren tüm gıdalar

Kaynak: Health.com

20.Eylül.2008

Bu kadar hafif tarif verirken, arada ağır tariflere de yer vermeye karar verdim. Ne de olsa arada sırada böyle kaçamaklar da yapmak lazım. İlk seçtiğim tarif gerçekten ağır oldu:) Bu yüzden adına atom kurabiye dedim, atom tatlısı da diyebiliriz. Çikolata severler, tatlı krizine girenler, çocuklar kurabiyemizin hedef kitlesini oluşturuyorlar. Çocuklu misafirlerinize bir kere denemeniz şiddetle tavsiye olunur.

Hamur için malzemeler:

- 1 paket oda ısısında margarin (250 gr)
- 2 yumurta
- 1 paket kabartma tozu
- 2 yemek kaşığı kakao
- 1 çay bardağı şeker
- Aldığı kadar un (yaklaşık 2.5-3 su bardağı)

Şerbeti için malzemeler:

- 2 su bardağı şeker
- 1 su bardağı su

Şerbeti soğuk kullanacağımız için, kurabiyeyi yapmadan önce pişirmekte fayda var. Su ve şekeri kaynayana kadar pişirip, soğuması için bir kenara bırakın.

Kurabiye hamuru için tüm malzemeleri karıştırıp, kulak memesi kıvamında (ne çok yumuşak, ne çok sert) bir hamur elde edin. Hamurdan pinpon topu büyüklüğünde toplar yaparak, yağlanmış tepsiye dizin. 180 derece fırında yaklaşık 25 dakika kadar pişirin. Kurabiyeler sıcakken soğuk şerbeti üzerine dökün, iyice emmesini bekleyin. Üzerine hindistan cevizi veya fıstıkla ikram edebilirsiniz.

Tavsiye: Kurabiyelerden pinpon topu büyüklüğünde yaklaşık 18 tane çıkıyor. Kurabiyeleri yuvarlarken içine iki yarım ceviz ekleyip yuvarlarsanız, çok hoş olacaktır. Şerbeti de olduğundan, hem çay yanına hem de yemek üzerine ikram edebilirsiniz. Bir kere de sıvı yağla deneyip sonuçları aktaracağım. Bu yaptıklarımı misafirliğe giderken götüreceğim için, riske girmek istemedim. Tat olarak çok farketmeyeceğine inanıyorum; sıvı yağ kullanarak pişirdiğimiz cevizli tarçınlı kurabiyede olduğu gibi.

1 adet atom kurabiyenin kalori değeri: yaklaşık 266 kkal

Çok severek takip ettiğim bir blog olan Salıncakta İki Kişi‘de bizi de ilgilendiren bir post gördüm. Bakın bizim yağsız cipslerimizden çok daha az kalorili bir cips önerilmiş.

Kağıt Cips fikri, İzlandalı bir tasarımcı olan Hafsteinn Julisson‘a ait. Bu değişik aromalara sahip cipsler hiç kalori içermiyorlar, çünkü kağıttan yapılmışlar. Naneli, yabanmersinli ve patates aromalılarını bulabilirsiniz. Tasarımcı bunu aromalı hava yemeye benzetmiş. Cipsler yenebilir bir kağıttan üretilmişler ve tamamen organikler. Bol lif içerdikleri de söylenebilir herhalde:)

Düşündüm ve 0 kalorili başka bir yiyecek bulamadım. Bu açıdan bana çok ilginç geldi. İçecekleri kalorisiz yapmayı becerdiler de, bu ilk kalorisiz yiyecek maddesi herhalde.  Tabii ne kadar yenilebilecek ondan emin değilim. Sizin aklınıza başka birşey geliyor mu?

18.Eylül.2008

Bu da İtalyan usulü bir fast food menüsü. Ana yemek makarna. 4 farklı sostan birini seçme şansınız oluyor. Siz siparişinizi verdiğinizde, içeride az pişmiş halde duran makarnalardan bir miktarını kaynamış suya atıyorlar. Bu sırada da istediğiniz sosu tavaya alıp ısıtmaya başlıyorlar. Makarnalar birkaç dakika durduktan sonra sosun içine atıp, çeviriyorlar. Yanında salata, içecek ve bir ince dilim baharatlı ekmekle servis ediyorlar.

17.Eylül.2008

Yurtdışı seyahatlerinde, fırsat bulabilirsem süpermarketleri dolaşmayı çok seviyorum. İtalya’da gezerken bana ilginç gelen bu ürünleri gördüm. İkisi de çorba yapmak için düşünülmüş.

Birinde yeşil, sarı, kırmızı mercimek, maş fasülyesi, bakla, buğday ve börülce karıştırılıp paketlenmiş; diğerinde ise daha iri taneliler: Barbunya, kuru fasulye, kırmızı fasulye, siyah fasulye, kuru bakla ve nohut. Henüz ikisini de denemedim. Dener denemez, size tecrübelerimi aktaracağım. Eğer güzel bir lezzet elde edersem, evde bu şekilde karıştırıp kullanabiliriz.

Daha ince, daha enerjik ve daha sağlıklı olmak çok da zor değil. Besinleri yakıt olarak görmekle başlayabilirsiniz. Bazı besinler (EVET denenler) vücudunuza yakıt sağlayacak, bazıları ise (HAYIR denenler) vücudunuzdaki mevcut yakıtı tüketecektir. Tek yapmanız gereken EVET‘leri seçmeyi alışkanlık haline getirmek.

1. İçecekler, şekerli yiyecekler

EVET

  • Su, filtre kahve, çay ve yağsız süt.
  • Bal, Stevia (tatlandırıcı), esmer şeker. (Esmer şeker de yine bir şekerdir; ancak potasyum, kalsiyum ve folat açısından beyaz şekerden daha zengindir. Yine de ikisi arasındaki fark çok da fazla değil, dikkat edin!)

HAYIR

  • Normal ve diyet gazozlar ve asitli içecekler, sporcu içecekleri, enerji içecekleri, şekerli çay, milkshake veya frappucino tarzı kahveler.
  • Mısır şurubu, beyaz şeker ve tüm tatlandırıcılar.

2. Karbonhidratlar

EVET

  • Tam tahıllı, bol lifli, düşük glisemik endeksli karbonhidratlar. (Günlük beslenmenize tam tahıllı ürünler seçmeyi alışkanlık haline getirmek, kilo vermek ve kilonuzu korumak adına atabileceğiniz en önemli adımdır.)

HAYIR

  • Beyaz, rafine edilmiş, az lifli, yüksek glisemik endeksli karbonhidratlar.
  • Çok yüksek protein içeren beslenme tarzı. Bu tarz diyetler kısa vadede çok hızlı bir kilo kaybı yaşanmasına sebep olur, ancak normal beslenme biçimine dönüldüğünd kiloların geri gelmesi önlenemez. Bunun yanında solunum düzensizlikleri, kabızlık da birlikte gelecektir.

3. Günün en önemli öğünü

EVET

  • Her sabah kahvaltı etmek. Güne meyve, tam tahıllar, haşlanmış veya az yağlı yumurta ve meyveli/meyvesiz yağsız süt veya yoğurt ile başlayın. Fındık, badem, ceviz de yiyebilirsiniz.

HAYIR

  • Kahvaltıyı atlamak. Kahvaltıda şarküteri ürünleri, şekerli mısır gevrekleri veya beyaz undan yapılan çörekler yemek.

4. 10.00-15.00 arası

EVET

  • Acıktığınızda birşey atıştırmak. Doğru atıştırmalığı seçtiğinizde, bir sonraki öğünde daha az yiyeceksiniz. Atıştırmalıklar ufak bir porsiyon olmalı. Bir avuç fındık/badem, bir parça yağsız peynir, bir muz, 2 küçük kare bitter çikolata veya 2 kepekli bisküvi ve bir kaşık humus gibi.

HAYIR

  • Yemek yeme aralarını çok uzun tutmak. Acıkınca çikolata, tatlı bisküvi gibi işlenmiş besinler atıştırmak.

5. Porsiyonlar

EVET

  • Porsiyon küçültmek. Her yediğiniz kalorisini saymak zorunda değilsiniz; ama Amerika’da obezite salgınının en büyük nedenlerinden biri porsiyonların çok büyük olmasıdır. Etler ve pilav, makarna gibi yan yemekler için iskambil destesi büyüklüğünü esas alın ve bunu aşmamaya çalışın. Salata ve sebze porsiyonlarınız daha büyük olabilir.

HAYIR

  • Büyük seçim menüler. Eğer önünüzdeki yemekle doymadıysanız, salata, sebze ve meyve ile doymayı deneyin; ikinci bir porsiyon yemek almayın. Sebzelerin kızartılmamış olması veya yağ içinde yüzüyor olmaması esastır.

6. Daha fazla hareket

EVET

  • Hareketli olmanın bir yolunu bulun: Bahçeyle uğraşın, bir spor merkezine gidin, çocuklarınızı parka götürün, yarım saatlik mahalle yürüyüşleri yapın, ağırlıklarla ufak egzersizler yapın, dansedin…

HAYIR

  • Kaybedecek çok kilonuz olduğunu düşünüp, havlu atmak. Çok küçük adımlarla başlayın. 10 dakikalık bir yürüyüşün size sağladığı faydaya inanamayacaksınız.

Dünya mutfaklarından örnekler verip de, kendi ülkemizin güzelliklerini atlamak bana yakışmazdı. Size Kuşadası’na 15 km uzaklıkta bulunan Güzelçamlı‘nın çok leziz pidelerini tanıtmak istiyorum. Daha önceden gidenlerin tavsiyelerine uyarak Güzelçamlı köyünün içinde yer alan Bozdoğan Pidecisi’ne gittik. Birçok çeşit yemek bulabiliyorsunuz, ama biz pidelerini denemek istedik. Peynirli-kaymaklı pidesi ve özellikle kıymalı pidesi gerçekten çok lezzetli.

Tahinli pide Aydın Karacasu’ya has bir lezzetmiş. Öncelikle incecik bir hamurun üzerine bir kat tahin sürüyorlar. Tahinin üzerine ise 2 yemek kaşığı kadar toz şeker serpiyorlar.

k

Biz bu şekilde pişiriyorlar sanıyorduk, meğer işin sırrı tahini hamurun içine yedirmekmiş. Üzerindeki malzemelerle birlikte hamuru iyice yoğuruyorlar. Bol tahinli bir hamur ortaya çıkıyor. Lahmacun gibi açtıkları bu hamurun üzerine yine bir kat tahin sürüp, biraz toz şeker serpip pide fırınında pişiriyorlar. Sıcak sıcak ikram edilen bu pide, resmen tadından yenmiyor. Kesinlikle hafif denebilecek bir yiyecek değil, ancak zaten önceden de bir porsiyon pide yediyseniz birkaç dilimle yetiniyorsunuz. Biz 4 kişi bir porsiyonu anca bitirebildik.


The Wall Street Journal’da Temmuz 2008′de yayınlanan bir makaleye göre:

Temmuz 2008′de, New England Journal of Medicinedergisi, 3 farklı tarz diyet uygulayan çok kilolu 300 kişi üzerinde yapılan bir araştırma sonuçlarını yayınladı. Bu diyetler: Akdeniz diyeti, az karbonhidrat diyeti ve az yağ diyeti. Katılımcılar İsrail’de bir nükleer araştırma merkezi çalışanları ve İsrail’de günün en büyük öğünü olan öğle yemeklerini bu merkezin kafeteryasında yiyorlar. Bu şekilde 2 sene boyunca, katılımcıların yedikleri yemekler kontrol altında tutulabilinmiş.

2 yıl sonunda, günlük beslenmesindeki yağ oranını azaltan gruptakiler ortalama 2.7 kg kaybetmişler. Oysa Akdeniz diyeti uygulayanlar ve karbonhidratı azaltanlarda 4.5 kilo kadar bir azalma görülmüş.

Kırmızı et bakımından fakir olan Akdeniz diyetinin, kandaki şeker oranını dengede tutmada çok başarılı olduğu görülmüş. Karbonhidratın azaltılmasının ise, iyi kolestrolün arttırılmasında çok etkili olduğu gözlemlenmiş. Her 3 tip diyet de, kötü kolestrol (LDL)’ün azalmasında benzer derecede etkili olmuşlar.

Araştırmaya sermaye sağlayan kurum, Robert Atkins’in kurduğu bir organizasyon. Robert Atkins aynı zamanda, et ağırlıklı, karbonhidratı azaltarak kilo vermeyi amaçlayan meşhur Atkins diyetinin de mucidi.

Yemek pişirirken veya ısıtırken illa ki birkaç lokma aşırılır: Tuzu nasıl olmuş? İyi pişmiş mi? Acısı nasıl? Daha kötüsü, pişen tüm sütlü tatlıların mutlaka dibi sıyrılır. Hatta sıyırmak için özellikle tencerede bırakılır. Bir kaşık, bir kaşık daha… Peki bu ekstra kalorilerden nasıl kurtulabiliriz?

1. Yemek pişirmeden önce ufak birşeyler atıştırın: Biraz meyve veya sağlıklı bir atıştırmalıkla, açlığınızı biraz bastırın.

2. Şekersiz sakız çiğneyin: Özellikle çikolatalı pasta tarzı tehlikeli tatlılar hazırlarken, ağzınızda mutlaka sakız olsun. Böylece, ağzınıza “yanlışlıkla” çikolata parçaları atamazsınız.

3. Meyve-sebze tabağı hazırlayın: İlla atıştırmak istiyorsanız, bir salatalık, bir havuç veya meyve parçalarıyla dolduracağınız bir tabağı tezgahın üzerine koyun. Yemek yaparken rahatça atıştırabilirsiniz.

4. Kesin çözüm: Yemeği pişirecek başka birini bulun:)

Related Posts with Thumbnails