hafif tarif

kalorileri ile birlikte verilmiş resimli yemek tarifleri

Temmuz, 2008 içinde kaydedilmiş postları görüyorsunuz.

SON YORUMLAR

Temmuz, 2008 içinde neler yazmışız?

25.Temmuz.2008

Çin’de yemek yemek deyince, önce durup bir düşünmek gerek. Türkiye’de Çin restoranlarında yediğimiz lezzetli tavuk yemeklerinden pay biçerek, “Ben Çin yemeğini çok severim.” demek doğru değilmiş, Şanghay gezimde bunu öğrendim. Bildiğimiz tarz yemeklere sıklıkla rastladığımı söyleyemem.

Yemekler chopstick denen çubuklarla yeniyor. Bu çubukları ilk kullananlar nasıl zorluklarla karşılaşıyorlarsa, Çinliler de batılı restoranlarda bıçak ve çatalı gördüklerinde aynı zorluklarla karşılaşıyorlarmış. Çin’de kullanılan geleneksel çubuklar yuvarlak veya kare hatlı. Japonya’da kullanılanlar ise, ucuna doğru sivrileşiyorlar. Dolayısıyla, Japon tipi çubuklarla yemek çok daha kolay oluyor. Ucuz restoranlarda, çubukları kağıt bir poşet içinde getiriyorlar. Ancak, bu şekilde Çin’de senede 45 milyar çift çubuk harcanmakta olduğundan, Çinli çevreciler bu uygulamadan son derece rahatsızlar. Çubuklarla birini göstermek, çubukları birine karşı tutmak veya çubukları tabaktaki yemeğe (örneğin pirinç) saplayıp, dik bir şekilde durmalarını sağlamak kaba birer davranış olarak algılanıyor. Eğer tabağınızın yanında çubukları koymanız için bir nesne getirilmediyse, tabağınızın yanına koyabilirsiniz. Şunu da söylemekte fayda var: Bir arkadaşımdan öğrendiğime göre Çinliler’e göre yemek masaları çok kirli kabul edilirmiş. Dolayısıyla çubukları bir kez masaya bıraktıklarında, bir daha kullanmazlarmış.

İyi restoranlarda İngilizce menü mevcut. Hatta birçok restoranda da karşılaştım. Öncelikle sokakta ayaküstü yenen bir yemekle restoranda yenilen yemeği birbirinden ayırmak gerekiyor. Çin’de geleneksel bir akşam yemeği bir kase pirinç veya bir kase çorba işe başlıyor. Ucuz restoranlarda çorbayı ağzınıza dayayıp, içindekileri çubuklar yardımıyla ağzınıza yollamanızı yadırgamıyorlar. Bu şekilde çorba içen bir sürü insan gördüm, pek de hoş bir görüntü değil, özellikle de ses çıkardıklarında. Yemeğin yanında sıcak veya soğuk yeşil çay benzeri bir çay getiriyorlar. Sabah kahvaltılarında da, öğle yemeklerinde de. Ayrıca bir içecek isterseniz, onu da ayrıca getiriyorlar. Sigara içilmeyen bir alanda değilseniz, her yerde sigara içebiliyorsunuz. Biz, orada tanıştığım bir arkadaşımla güzel bir Çin restoranına öğle yemeğine gittik. Yemekler set halinde geliyordu: Yani bir ana yemek, bir çorba, bir küçük tabak sebze ve bir küçük tabak meyve. Tüm bunlar ise ortalama 25 yuan tutuyordu. (= 2.5 euro) Çıkarken de bahşiş bırakmadık (Bizim kabalığımzdan değil, arkadaşım bırakılmadığını söyledi.. Hiçbir zaman çorba içmediğim için, yorum yapamayacağım; fakat yediğimiz soslu patlıcan kızartması yanında pirinç yemeği, hem bol hem de çok lezzetliydi. Hatta Çin yemekleri hakkında fikrimi değiştirmeme de neden oldu.

Bir akşam yemeğinde Çin yemeklerinin çoğunu tatma olanağı buldum. Ancak, sadece domuz eti çermeyenleri. Türkiye’den geldiğim için beni Müslüman masasına oturtmuşlardı. Yemekler ortada dönebilen ve Lazy Susan denen bir sehpa üzerine konuluyor. Siz tabakları bitirdikçe yeni tabaklar getiriyorlar. Aşağıda ilk gelen yemekleri görüyorsunuz. Diğer tabaklar nazaran bu ilk gelenler bayağı moral bozucuydu gerçekten. Orta kısımdaki soslar hep duruyor. Genelde yemekleri sadece haşlayıp getiriyorlar; dolayısıyla sos kullanmak gerekebiliyor. Resimde görülen horoz buna bir örnekti. Horozu kemikleriyle birlikte haşlayıp, dilimleyip getirmişlerdi. Çok özel bir yemekmiş, çünkü hiç bir baharat veyas sos kullanılmadan yapılıyormuş.

Elimi sürmeye korktuğum bir diğer yemek ise, biber turşulu haşlanmış tavuk bacağı. Başka bir tabakta ördek ayağı, bir diğerinde ise dana damarı yemeği de vardı. Evet doğru duydunuz!  Bana kalsa her birinin ayrı ayrı fotoğrafını çekerdim, ama utandım. Bunlar bir Türk için oldukça zorlayıcı yemekler olsa da, gerçekten çok lezzetli balıklar, tatlı ve pembe renkli börekler, haşlanmış deniz ürünleri salatası, bildiğimiz çay yapraklarının kızartılmış haliyle ikram edilen karidesler gibi şahane yemekler de mevcuttu.

Güzel restoranlarda yemekleri sergiliyorlar. Bir bölümde canlı hayvanlar, diğer bir bölümde kızartılmış büyük hayvanlar ve tabak içinde ikram edilen yemekler. Restoran girişinde sizi karşılayan kibar ve hoş giyimli kızlar görülmekte. Yemek sonunda, ki en az 30 ayrı tabak yemek gelmişti, bitiremediğiniz yemekleri paketleyip götürmemizi teklif ettiler. Adet buymuş. Biz o kadar çok yemiştik ki, yanımıza almak istemedik. Belki de ince olmalarının sebebi tatlı alışkanlıklarının olmayışı diye düşündüm. Tatlı olarak meyve yiyorlar; ki meyve de genellikle kavun ve karpuz. 30 tabak yemeğin içinde tek tatlı olan şey yoğurtlu meyve salatası ve havuç ve elma harcı ile kızartılmış börek idi.

Bir kere de Mc Donalds’da yedim, büyük Mc Chicken menü fiyatı 18 yuandı (1.8 euro). İnsan tavuk dışında pek başka şey denemek istemiyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim,;burada yediğimiz Çin yemeklerinin gerçek Çin yemekleriyle gerçekten pek bir alakası yok.

22 yorum Dünya mutfağı, Gezi notları, Hafif bilgiler
22.Temmuz.2008

Gerçekten acıktığınızda ve son yediğiniz lezzetli yemeği düşünüp ağzınız sulandığında, daha fazla yiyeceğinizi sanırsınız değil mi? Hayır! Eğer kadınsanız, öyle olmayabilir.

Physiology & Behavior dergisinde yer alan son bir makaleye göre, son yediğiniz yemeği kafanızda ne kadar büyük ve lezzetli olarak hayal ederseniz, atıştırma isteğiniz o derece az oluyor. Bir akademisyen olarak,  endeksli bir dergide basılan bir makaleden alındığı için, konu ilgimi çekti.

Araştırmacılar bir grup kadının bir kısmından son yedikleri yemeği ayrıntılarıyla anlatmalarını isteyip, diğer kısımdan istememişler. Yemeği ayrıntılarıyla anlatan grup, atıştırmak için sunulan kurabiyelerden çok daha az yemiş.

Yani; “Öğlen rahat bir tavuk yemişimdir.” veya “O kadar büyük ve lezzetli bir makarna yedim ki, iki gün birşey yiyemeyeceğim herhalde.” benzeri cümleler duyarsanız, bilin ki bunu diyenler daha az atıştırmaya çalışıyorlar:)

0 yorum Diyet, Hafif bilgiler

Süpermarkette tavuk almak için dolaşırken, kuşbaşı doğranmış Norveç somonunu görünce tavuktan vazgeçip balığı tercih ettim. Nasıl pişireceğimi sonra düşünürüm dedim. Eve gelir gelmez, çok kısa süre içinde  yemek yememiz gerekiyordu. Tarifini aşağıda yazdığım balık yemeği herşey dahil 20 dakikada hazır oldu. Eşimin son zamanlarda yediği en güzel yemek olduğunu belirtmesini de söylemeden geçemeyeceğim:)

Somonla ilgili diğer tariflerimiz için şunlara bakabilirsiniz:

- Somonlu Noodle- Somon Köftesi- Kağıtta Somon

Malzemeler:

- 600 gr kuşbaşı doğranmış somon balığı
- 1 büyük kırmızı biber
- Yarım turuncu/sarı biber
- 2-3 dal maydonoz, kereviz sapı, vs
- Bir tutam susam
- Tuz

Somonları yıkayıp, orta ateşe koyduğunuz tavaya dizin. Üzerine ince doğradığınız biberleri ve maydonozuları ekleyin. İstediğiniz miktarda tuz ve bir tutam susam serpip, kendi suyunda ve yağında yaklaşık 20 dakika pişirin.

Tavsiye: Somon çok hızlı pişen bir balık. Pişmesine yakın tavanın kapağını açarsanız, suyunu iyice çekmesini de sağlamış olursunuz. Somon aynı zamanda, oldukça yağlı da bir balık. Dolayısıyla tavaya yağ koymanıza hiç gerek yok. Sadece tarifi hafif yapmak amaçlı değil, fazladan eklenecek yağın, yemeği çok ağır yapacağına inanıyorum. Pratik ve Omega 3 açısından çok faydalı bir yemek yapmak isterseniz, bu tarifi deneyin derim. Yemeği hazırlamak için çok aceleci davrandığımdan, biberleri gelişigüzel doğradım. Eminim hepsi bir boy kesilmiş biberlerle görünümü çok daha güzel olacaktır.

Ben bu hafif yaz yemeğini sık sık yapmayı planlıyorum. Bir dahaki sefere, buzlukta sakladığım iri taneli bezelyelerden de ekleyeceğim. Hem görüntü hem de lezzet açısından yakışacağına inanıyorum.

300 gr somondan oluşan bir porsiyon yemeğin kalorisi: 275 kkal

20 yorum 200-300 kkal, Balık yemekleri