This entry was posted on Pazar, Mayıs 25th, 2008 at 8:29 pm and is filed under 100-200 kkal, Sebze yemekleri, Vegan seçenekler, Vejetaryen seçenekler.
Türk mutfağının en güzel yemeklerinden biri olan imambayıldının illa kızartılarak yapılması gerektiğine inanırdım. Bu yüzden denemeyi düşünmedim bile. Ancak bu yemeği de hafif hale getirmek mümkünmüş. Patlıcanları kızartmayıp, fırında pişirerek; bir anda çok hafif ve lezzetli bir zeytinyağlı yemek elde etmiş olduk. Zaten yağda kızartılmadığı zaman, imambayıldı sadece sebzelerden oluşan, çok sağlıklı bir yemek haline geliyor.
Malzemeler:
- 6 adet patlıcan (Benim yaptığım 6 patlıcan toplam 1200 gr geldi.)
- 3 iri domates (600 gr kadar)
- 1 iri kuru soğan
- 3 çorba kaşığı zeytinyağı
- 3-4 diş sarmısak
- 1 yeşil biber
- 2 kesme şeker
- 1 avuç maydanoz
Patlıcanların kabuklarının hepsini soyup, tuzlu suda 20 dakika kadar bekletin ki acı suyu çıksın. Tuzlu sudan çıkarıp, durulayın ve iyice kurumalarını sağlayın. Üzerlerine çatalla delikler açın. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizin. Üzerlerine 2 çorba kaşığı zeytinyağını fırça ile sürün. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 30 dakika kadar, iyice yumuşayana kadar pişirin.
Patlıcanlar pişerken, bir yandan da içini hazırlayacağız. Bunun için kuru soğanı piyazlık (yarım ay) şekilde doğrayın. Bir tavaya 1 çorba kaşığı zeytinyağı koyup, soğanlar pembeleşinceye kadar çevirin. Sonra içine ufak ufak doğradığını yeşil biberi, şekeri, kabuklarını soyup küp küp doğradığınız domatesleri, ince ince doğradığınız sarmısakları ve tuzunu ekleyin. 10 dakika kadar pişirin. Altını söndürmeye yakın, ince kıydığınız maydonozları da ekleyip, iyice karıştırın.
Patlıcanları fırından çıkarıp, bir borcama yerleştirin. Her birinin göbeğini kesip, içini doldurmak için kaşıkla birer cep oluşturun. Az pişirdiğiniz domatesli harçla, patlıcanların içini doldurun. Harcın suyunu da patlıcanların üzerine gezdirin. 170 derece fırına yeniden koyun ve 40 dakika pişirin. Artık imambayıldılarınız hazırdır, afiyet olsun.
Tavsiye: Benim ilk imambayıldı deneyimim olduğu için biraz acemilik yapıp, uzun ince patlıcanlar seçmişim. Daha ufak patlıcanlar seçmekte fayda var. Ayrıca fırına koymadan önce yarım çay bardağı kadar da sıcak su eklemiştim, ki buna hiç gerek yokmuş. Domatesin suyu yeterli gelmekte. Patlıcanların saplarını ayıklamayın, sadece yeşil yerlerini kesin. Böylelikle, ortasını havuz şeklinde açmak çok daha kolay olacaktır.
Patlıcanları fırında değil de, ocakta közleyerek pişirirseniz, eminim imambayıldılarınız tadından yenmez:)
Orta boy bir patlıcanda 28 kalori ve 4 gram karbonhidrat bulunmakta. 1 çorba kaşığı sıvı yağda ise ortalama 130 kalori. İmambayıldının harcındaki şeker dışında, kan şekerini yükselten hiçbirşey bulunmuyor. İsterseniz şekerleri kullanmadan hem yemeğinizden 40 kalori daha kısmış olursunuz, hem de glisemik indeks değerini düşürmüş olursunuz.
1 imambayıldının kalori değeri: 126 kkal


26.Mayıs.2008 / 12:28 pm
harika bir görüntü gerçekten
fırınlanmış sebzelerin tadı hatta çok daha güzel oluyor bence
sebzeler hem kendi tadını koruyor hem de hafif oluyor,
eline sağlık…
26.Mayıs.2008 / 1:38 pm
Resmi çektiğimde henüz yemeğin tadına bakmamıştım. Çok içten söylüyorum ki, çok çok lezzetli olmuştu. Kızartmaya gerçekten gerek yokmuş dedim bir kez daha.
26.Mayıs.2008 / 7:06 pm
super gorunuyo valla. bu yontemle artık bır suru fırında patlıcan tarıfı deneyebılırım.kızartmak zorunda kalmamak cok guzel.ellerıne saglık
26.Mayıs.2008 / 8:36 pm
Valla öyle canım. Ama bu imambayıldıyı kesinlikle tavsiye ediyorum. Patlıcanda kızarmamış olmanın verdiği en ufak bir lezzetsizlik olmadı:) Maydonoz da harcına çok güzel bir tat verdi. Sanırım ben de bu yazı bu yemekle geçireceğim soğuk soğuk:)
27.Mayıs.2008 / 2:06 am
Helal olsun sana helal olsun
27.Mayıs.2008 / 10:16 am
sanırım bu verdiğin
tarif üzerine herkes evinde bir imambayıldı
macerası yaşayacak:))
27.Mayıs.2008 / 10:38 am
Bunda payım olursa, ne mutlu bana:)
29.Mayıs.2008 / 8:32 am
Merhaba GIA,
sitenin resmen müdavimi olmuş durumdayım
ama kaç gündür sitende yeni bi lezzet göremiyorum,
lütfen biz müdavimlerini unutma:)
29.Mayıs.2008 / 8:58 am
Haklısınız. Bu aralar fazlasıyla yoğundum, yemeğe pek fırsat kalmamıştı. Ama bugün değişik bir lezzetle yine karşınızdayım:)
25.Haziran.2008 / 10:09 am
Off Off nefis..resmen ağzımın suyu aktı..Serin serin yaz akşamları için harika bi yemek.
Ben geçen sene Beşiktaşta ilk defa gördüğüm bir patlıcan çeşidiyle yaapmıştım.Ufacık tombul ve pasparlak morlardı.Sırf görüntülerine kapılıp 2 kilo almışım kendimi kaptırıp:) Kızartarak yapmıştım bu yöntem aklıma gelmediği için ve harikaydı.:) ama artık fırında pişiricem.
25.Haziran.2008 / 11:44 am
Geçenlerde yemeğe gelen arkadaşıma da ikram ettim. Kızartmaya hiç gerek olmadığını söyledi o da. Aslında patlıcan seçimi de önemli. Ben ilk denememde acemilikle aldığım uzun ince patlıcanlar yerine, daha kısa ve tombişleri seçtim bu sefer. Onların içinde de daha fazla çekirdek oluyor. Hoş beni çok rahatsız etmedi, ama hoşlanmayanlar olabilir. Bunun da çözümü var: Fırında pişirdiğiniz patlıcanların içlerini doldurmadan önce, görünen çekirdeklerin bir kısmını atabilirsiniz.
1.Mayıs.2010 / 7:21 pm
deniyorum inşallah dediğiniz gibi lezzetli olur
20.Haziran.2010 / 3:12 pm
Bende bugün ne yaacağım derdiyle tutuşurken bu siteyi buldum. Evde kıyma ya da et olmadığı için patlıcanları kullanamayacağımı düşünmüştüm. Kasaba gidip et almayada üşendim. Sonra bu siteyle karşılaştım ve de imam bayıldı ile tabii. bu sıcak günlerde bu kadar hafif bir tarif inanın ki hoşuma gitti. Az önce patlıcanları soyup beklemeye aldım. Umarım görüntüsü kadar bende güzel bir lezzet oluştururum.
20.Haziran.2010 / 5:10 pm
Hosgeldin mavinur:) umarım sonucu beğenirsin, merakla yorumlarını bekliyorum.