web stats script

HAFiF TARiFLER

Kalori değerleri ile birlikte verilmiş hafif, yaratıcı ve resimli yemek tarifleri     

EkleBunu RSS Ekle Butonu
Temiz, sağlıklı, lezzetli ...

ARŞİV

Banko tariflerden biri daha. Hem doyurucu, hem lezzetli, hem de görüntüsü güzel. Hafif bir tarif diyemeyiz; ancak hamurundaki yağ oranını kendinizce azaltmayı deneyebilirsiniz. Ben asıl tarifi vereceğim size; ama ben yağ oranını biraz azalttım yaparken.

Bizim okulun kantininde hep standart ürünler var. Hazır tavuk ürünlerini ısıtıp, sandviçin içine koyuyorlar; soğuk patates kızartmaları ekliyorlar, kaşarlı-karışık tostlar ve bilimum gofret-bisküvi-çikolata. Haklarını yemeyeyim, elma ve yoğurt da satılıyor rtık. Yani hayatınız o kantinden beslenerek geçiyorsa, bunlara mahkum kalıyorsunuz; uzun vadede sıkıcı. Bu ıspanaylı payı yeni pişmişken ikram ettiğim arkadaşım, “Bunu minik minik yapıp, kantinde satsan; kesin köşeyi dönersin.” gibi bir yorum yaptı:)

Kiş hamuru için malzemeler:

- 1 su bardağı sıvı yağ (işte azaltılan yağ oranı)
- 1 su bardağı yoğurt
- 1 çimdik tuz
-  400 gram sade kekun

Harç için malzemeler:

- 500 gram ıspanak
- 1 soğan
- Tuz, karabiber, kırmızı biber
- 1 yemek kaşığı sıvı yağ

Üzerine dökmek için:

- 1 yumurta
- 1 su bardağından biraz fazla süt

Önce harcı hazırlayalım. Sıvı yağda ince ince doğradığınız soğanı iyice kavurun. Üzerine ince doğradığınız ıspanakları ekleyin. Suyunu çekene kadar pişirin. (Ben soğuduktan sonra içine biraz da beyaz peynir rendeledim.)

Hamur malzemelerinin hepsini yoğurarak bir hamur yapın. Ufak bir parçasını, üzerini süslemek için ayırın. Üzerini süslemeyedebilirsiniz; çünkü kişlerin üzerleri peynirle kaplı olur, hamurla süslenmez. Tatlı turtaların üzeri genelde hamurla süslenir. Ama ben kişin üzerini de süsledim. Siz bilirsiniz. Hamuru derin(!) bir borcama döşeyin. Kenarları da yüksek olsun, havuz gibi. İçine hazırladığınız harcı dökün. Ayırdığınız hamur parçası ile kişin üzerini istediğiniz gibi süsleyin.

Fırına vermeden önce sütün içinde yumurtayı çırpıp, kişin üzerine dökün. Önceden hafifçe ısıtılmış 170 derece fırında, 45 dakika kadar pişirin.

Öneri: Ben kişi resimdeki cam kalıba yaptım. Ancak, üzerine sütlü karışımı döktüğümde taşmasa bile, çok doldu Fırında pişerken, kiş biraz kabardığı için; biraz süt dışarı döküldü. Bir daha, daha yüksek kenarlı bir kap kullancağım. Ispanak yerine kabak da kullanabilirsiniz. Hatta pırasa da. Fırından çıkardıktan sonra, bir süre dinlendirip öyle dilimleyin.

Kişin hamurunu yoğurduktan sonra, 1-2 saat boyunca bekletirseniz; kalıba yerleştirmeniz daha kolay olacaktır. Hamur biraz dinlendikten sonra, kalıbınız ölçüsünde merdane ile açabilirsiniz. Hamur yeni yoğrulmuşken açılması çok zor oluyor.

Eğer ufak turta kalıplarınız varsa, kişleri birer porsiyonluk yapabilirsiniz; bence çok güzel olur:) Ben de ilk iş turta kabı alacağım; eksiğimi görmüş oldum.

100 gram sade kekunda 346 kkal bulunmakta.

Yukarıdaki malzemelerle yapılan ıspanaklı kişte, toplam 3515 kkal bulunuyor. Bu kalorinin çok büyük kısmı (1475 kkal) hamurun içindeki yağdan geliyor. Bunu 10 dilim olarak düşünürsek,

1 dilim ıspanaklı kişteki kalori değeri: 351 kkal


2 yorum 300-400 kkal, Ağır Tarifler, Hamur işleri, Vejetaryen seçenekler, Çay Saati

Aslında Montignac diyetinin popüler olduğu günler geride kaldı. Ama bugünlerde de, bu diyetin özelliklerini merak edenler oluyor. O yüzden Montignac diyetini genel hatlarıyla özetlemek istedim.

Montignac diyeti, Michel Montignac tarafından ortaya atılan bir beslenme biçimi. Michel Montignac, diyetlerin klasik ilkesi olan, “Kalori alımını kısıtla ve kalori harcamasını arttır.” tersine, “Kalori önemli değil, neyi neyle yediğin önemli.” ilkesini ortaya atmış. Besinlerin, glisemik endeks değerleri göz önüne alınmakta. Daha önce de bahsettiğimiz glisemik indeks, glusidli bir besinin yenmesi sırasında, kandaki şeker oranının yükselme miktarını ölçer. Glisemik indeks ne kadar yüksekse, pankreas insülin hormonunu o derece fazla salgılar. Gereğinden fazla salgılanan insülin ise, kişinin kilo almasına sebep olmaktadır. Dolayısıyla, glisemik endeksleri düşük besinleri seçerek, şişmanlamanın önüne geçilebilir.

Şimdi biraz ayrıntılara girelim:

Montignac diyeti, çok düşük kalorili şok diyetlere, laksatif ilaçlara (müshiller) ve mucize zayıflama ilaçlarına karşıdır. İki çeşit protein vardır: Hayvansal kökenli proteinle ve bitkisel kökenli proteinler:

- Hayvansal kökenli proteinler: Et, sakatat, şarküteri ürünleri, balık, istakoz, karides, yengeç, midye, istiridye, yumurta, süt, süt ürünleri ve peynirde bulunur.
- Bitkisel kökenli proteinler: Soya fasulyesi, badem, fındık, bakliyatlar, çikolata ve sebzelerde bulunur.

Montignac, hiçbir besinin aminoasit oranı bakımından yumurta kadar zengin ve ölçülü olmadığını söyler. Dengeli beslenme için, her yetişkin kadın günde en az 60 gram, erkek ise 70 gram olmak üzere; ağırlıklarına bağlı olarak, kilo başına 1 gram protein almalıdır. Kas geliştirmek isteyen sporcular, bol miktarda sıvı almak koşuluyla, günde 1.5 grama kadar protein alabilirler. (Konuyla ilgili bir yazıyı, burada bulabilirsiniz.)

j

Öğünler Besinler Hayvansal proteinler
Bitkisel proteinler
Kahvaltı

150 ml süt

60 gram tam ekmek

5 5
Öğle yemeği 150 gram balık
50 gram tam makarna
50 gram yoğurt

20

5

5
Akşam yemeği 200 gram mercimek
30 gram peynir
60 gram tam ekmek
3

18

5

y

Örnek olarak, 66 kg ağırlığındaki bir kişi, günde yaklaşık 33 gram hayvansal ve 33 gram da bitkisel proteini yukarıdakine benzer bir dağılım çerçevesinde almalıdır.

y

Yüksek Glisemik Endeksli Ürünler
Düşük Glisemik Endeksli Ürünler
Maltoz 110
Glükoz 100
Fırında patates 95
Hamburger ekmeği 95
Patates püresi 90
Bal 90
Havuç 85
Patlamış mısır 85
Beyaz pirinç 85
Bakla 80
Balkabağı 75
Karpuz 75
Şeker 70
Şekerli rafine edilmiş tahıllar 70
Çikolata 70
Haşlanmış patates 70
Bisküvi 70
Mısır 70
Beyaz pirinç 70
Kuruyemiş 65
Esmer ekmek 65
Kabuğuyla pişirilmiş patates 65
Pancar 65
Muz 60
Kavun 60
Reçel 60
Beyaz makarna 55
Tam ekmek / Kepek ekmeği 50
Tam pirinç 50
Bezelye 50
Şekersiz tam tahıl 50
Tahıl ezmesi 40
Barbunya 40
Şekersiz meyve suyu 40
Tam çavdar ekmeği 40
Entegral ekmek 35
Nohut 35
Süt ürünleri 35
Dodnurma 35
Kuru fasulye 30
Mercimek 30
Entegral makarna 30
Taze meyve 30
Şekersiz meyve marmeladı 30
Siyah çikolata (>%70 kakao) 22
Früktoz 20
Soya 15
Yerfıstığı 15
Yeşil sebze 15
Mantar 15

y

Montignac diyetinin mantığı, neden protein ve karbonhidratların karıştırılmaması gerektiği ve her türlü ayrıntı “Yedikçe Zayıfla” isimli kitapta mevcut. İlgililer bu kitabı okuyabilirler. Hepsini burada anlatmam imkansız. Ancak şöyle özetlemeliyiz: Montignac, vücutta anormal yağ depolanmasına yüksek insülin miktarının yol açtığının bilimsel olarak kanıtlandığını söylüyor.

Montignac diyeti ile kilo vermek isteyenlerin, I. Aşama ve II. Aşama diye ayrılan iki dönemde kilo vermelerini tamamlamaları öneriliyor. I. Aşama, bir aydan başlayıp, kişinin amacına göre birkaç ay sürebiliyor. Bu sürede “kötü”leri bırakıp, “iyi”lere alışmaya çalışılıyor. Miktar açısından hiçbir kısıtlama yapılmıyor. Hiçbir zaman öğün atlanılmaması gerekiyor; çünkü bir öğün atladığınızda metabolizmanız bir eksiklik içinde olduğunu düşünüyor, dengesi bozuluyor ve bir sonraki öğün savunmaya geçiyor. Vücutta kasten bir depolama yapıyor.

Montignac diyetine göre; kahvaltı, günün en bol yenilmesi gereken öğünüdür. Eğer sabahları açlık hissetmiyorsanız, bu akşam fazla yediğinizden kaynaklanıyordur. Bunu değiştirmek gerekir. Öğle yemeği normal, ya da en azından kahvaltıyı telafi edecek yeterlilikte olmalıdır. Akşam yemeği ise, mümkün olduğunca hafif ve mutlaka yatma vaktine en uzak zaman diliminde olmalıdır.

Eğer herhangi bir mide veya şeker probleminiz yoksa, meyveleri öğün sonunda yemek alışkanlığını bırakıp, sabah kahvaltılarına meyve ile başlamalısınız. Hatta önerilen şey, meyveyi yiyip, 15-20 dakika bekleyip, öyle kahvaltı yapmakr. Pişmiş meyvelerde ise aynı kısıtlama söz konusu değildir. Yenilmesi önerilen kahvaltı tiplerini aşağıda özetledim. Bunlardan bir tanesini seçip, yemelisiniz.

u

Glüsidli Kahvaltı
Proteinli Kahvaltı
Meyveli Kahvaltı
Taze meyve
Tam ekmek
Şekersiz marmelat
Yağsız beyaz peynir
Yağsız yoğurt
Kafeinsiz kahve
Zeytin ezmesi
Katı yumurta
Omlet
Sahanda yumurta
Jambon
Peynirler
Yağsız / yağlı süt
Meyve suyu
Muz hariç meyveler
Süt
Beyaz peynir
Yoğurt

l

Atıştırmalık olarak, meyve, badem-fındık-ceviz gibi yemişler veya yağsız bir parça peynir yiyebilirsiniz.

Öğle yemeğinde ekmek yenilmesi önerilmiyor. Miktar konusunda çok sınır olmasa da, tabii ki doyduğunuz anda bırakmalısınız. Öğle yemeğinizde öncelikle, çiğ sebzelerden oluşan bir salata yiyebilirsiniz. Örneğin çiğ sebzelerin üzerine sirke, zeytinyağı, tuz, biber ve birazcık hardaldan yapılmış bir sos dökebilirsiniz. Yağ sözkonusu olduğunda, mümkün olduğunca zeytinyağını tercih edin. Hazır salata soslarında nişastalı katkı maddeleri bulunduğu için kullanmayın. Mayonez ise, biliyorsunuz ki kalp sağlığınız için iyi değil.

Sebzelerden I. Aşama’da, yememeniz gerekenler: Havuç, patates, mısır. Ayrıca yine salata barlarda pirinç, kısır, kızarmış ekmekler, mercimek ve kuru fasuyeden uzak durun. II. Aşama’da mercimek ve kuru fasulyeyi yiyebilirsiniz.

Öğle yemeğinde, salata ve sebze yanında et yiyebilirsiniz. Fırsat buldukça bol bol balık yiyin. Kızartılırken una bulanmadıysa, kızarmış balık da yiyebilirsiniz.  Ama buğulama ve ızgarayı tercih edin. Ancak şarküteri ürünlerini azaltın. Yumurtada olağanüstü bir besin değeri vardır; mutlaka yiyin. Kümes hayvanları çok iyi bir seçimdir. Beşamel sosyla yaplan fırında etlerden uzak durun. Öğle yemeğini maalesef bir sandviçle geçiştiremezsiniz.

I. Aşama’da yememeniz gerekenler: Börek, hamur işleri, milföyler, tartlar, beyaz undan yapılan sufleler, beyaz makarna, beyaz pirinç, irmik ve patatesten yapılan herşey.

Akşam yemeği ise, dediğimiz gibi günün en hafif öğünü olmalı. Öğlen et yediyseniz, akşam et yememeye çalışın. Akşam yemeğine bir sebze çorbası içerek başlayabilirsiniz. İçinde patates olmayan, pırasa, kereviz, şalgam ve lahanalı bir çorba mesela. Yanında bir omlet ve salata yiyebilirsiniz. Omlet yerine mercimek veya fasulye de yiyebilirsiniz. Eğer öğlen çok kuvvetli yediyseniz, akşam sadece meyve ve yoğurt ya da yağsız sütlü bir tahıl ezmesi yiyebilirsiniz.

II. Aşama’da ise, öğlenleri arada bir tam ekmekle yapılan sandviç veya mercimek, kuru fasulye yiyebiliyorsunuz. Bunun gibi bazı esneklikler geliyor. Haftada birkaç kadeh içki mesela.

Yorumlar: Montignac diyetinde yenilmesi önerilmeyen besinlerle, klasik bir diyette yenilmesi önerilmeyen besinler hemen hemen aynı. Farklarından biri, besinlerin birbirleriyle karıştırılmaması esası. Örneğin öğlenleri, ekmek yenilmemesi öneriliyor. Sadece salata, et ve sebze yenip; yanında herhangi bir karbonhidrat alınmıyor. Bu bazı bünyeleri ve bazı mideleri zorlayabilir. Mideleri hassas olanlar, mutlaka bir parça ekmek yemek durumunda kalabilirler. Bu açıdan, herkesin uyabileceği bir beslenme düzeni değil. Yine bazı bünyelere ve midelere, aç karnına meyve yemek dokunabilir. Dolayısıyla, kendinizi iyi tanımadan, kesinlikle beslenme biçiminizi değiştirmeyin.

Yakın bir arkadaşım bu diyeti çok sıkı uygulayıp, hiç inemediği kilolara inmişti. Ama bu uzun sürdü mü derseniz, hayır. Öyle ya da böyle verdiği kiloları geri aldı. Bir kere de bana midesinin diyetten sonra hassaslaştığından bahsetmişti. Bakalım bu yazıya ne yorum yazacak, bize daha ayrıntılı tecrübelerinden bahsedebilir.

Denilebilecek tek şey: Hayat boyu devam ettiremeyeceğiniz her türlü beslenme biçiminden uzak durun.


2 yorum Diyet

Malzemeler:

- Bir bütün ekmek
- 2 yemek kaşığı tereyağ
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 3 diş sarımsak
- Bir avuç maydonoz
- Bir tutam tuz

Fırını önceden 200 dereceye ısıtın. Ekmeği uzunlamasına ikiye ayırın. Tereyağı oda sıcaklığında biraz yumuşamış olsun. Bir mutfak robotunda zeytinyağının içinde sarımsağı iyice parçalayın. Tereyağını da ekleyip, biraz daha karıştırın. Maydonozu  ve tuzu da ekleyip, birkaç saniye daha karıştırın. Karışımı ekmeklerin üzerine sürün. Önceden ısıtılmış fırında, 10-15 dakika kadar pişirin.

Yukarıdaki malzemelerle yapılan sarımsaklı ekmekte toplam 1444 kkal bulunmakta. Bunu 8 porsiyon olarak düşünürsek,

1 porsiyon sarımsaklı ekmekteki kalori oranı: 180 kkal

Buna benzer lezzetli tariflerimiz de mevcut:

Peynirli Sarımsaklı Ekmek Dilimi
Peynirli Zeytinli Ekmek Pizzası
Peynirli Sebzeli Ekmek Dilimi
Sebzeli Ekmek Dilimi

Kaynak: Budget Bytes – Garlic Bread


7 yorum 100-200 kkal, Kahvaltı seçenekleri, Vejetaryen seçenekler, Çay Saati

Yorumsuz!

Kaynak: Engineer Baker


3 yorum Yaratıcılıklar

Okuyucularımdan Efser, bize ilginç bir tarif yolladı. Yufka yerine ekmek kullanılarak yapılan bir nevi börek. İsmini ben uydurdum; daha iyi bir önerisi olan varsa değiştirebilirim.E fser, karidesli bir harç koymuş; ama siz istediğiniz harcı koyabilirsiniz. Değişiklik arayanlar için birebir…

Uzun baget ekmek hafif dondurduktan sonra, ince ince dilimliyorsunuz. Dondurulmazsa, keserken formu bozuluyormuş. İçindeki malzeme: Karides, kuru soğan, fesleğen ve kurutulmuş domates karışımı. Ekmek biraz yumuşayınca, katlayıp, bohça haline getiriyorsunuz. Tereyağında altlı üstlü kızartıyorsunuz. Efser, üzerine yumurta sarısı ve tuzsuz tereyağı ile yaptığı çakma bir hollandez sos dökmüş.


2 yorum Börekler, Okuyucu tarifleri, Çay Saati

Hangi taze yapraklar böyle şekillendirilebilir acaba? Böyle canlı görünmesi için canlı olması lazım. Yonca şeklindeki yaprakları çıkarmak için, şekilli bir delgeç kullanmışlar (Böyle miydi ismi? Kağıtta iki delik açan aletin ismi?). Sizin ufaklıkların böyle aletleri varsa, bir deneyin isterseniz…

Kaynak: Foodmayham


1 yorum Pratik Yöntemler, Yaratıcılıklar

Bizim ailede sevilen bir çorbadır; ama sirke ve sarımsak sevenlere hitap eder. Biz genelde un çorbası; bazen de yalancı işkembe çorbası deriz. İçinde işkembe bulunmaz; ama sirkesiyle sarımsağıyla işkembe çorbasını andırır.

Malzemeler:

- 2 tepeleme çorba kaşığı un
- Yarım çay bardağı kadar zeytinyağ veya 1 tepeleme çorba kaşığı tereyağ
- Tavuk suyu veya sade su veya sade su + 1 bulyon
- 1 kase didiklenmiş tavuk but eti
- Bolca sarımsak (6-7 diş)
- 3 -4 çorba kaşığı sirke
- Tuz

Bir tencereye unu ve yağı koyun. Yağın ölçüsünü kendiniz ayarlayabilirsiniz. Örneğin, gerçek tavuk suyu kullanıyorsanız, yağ miktarını biraz azaltın. Sade su kullanıyorsanız biraz daha fazla yapın. Ama, unun tencereye yapışmayıp, kaşıkta toplandığı yağ ölçüsü idealdir.

Yağ ve unu, un kokusu gidene kadar iyice kavurun. Ardından içine suyu eklemeye başlayın. Suyu yavaş yavaş eklemenizde fayda var. Çorbanın kıvamını, eklediğiniz su miktarı belirleyecek. Tarhana çorbası kıvamında,  yani hafif koyu olmalı. Topak olmaması için, karıştırmaya devam edin. Takriben 5 bardağa yakın su alacaktır. Çorbaya koymaya karar verdiğiniz tuz miktarının yarısını ekleyin. Diğer yarısını da sarımsakların üzerine koyacağız.

Çorba kaynayıncaya kadar karıştırın. Kaynayınca, içine didiklenmiş tavuk etlerini atın. Bir taşım daha kaynayınca altını kapatın. Bir kasede sirke, tuz ve dövülmüş sarımsakları iyice karıştırın.

İsterseniz bu sosu tencerenin içine ekleyebilirsiniz; isterseniz herkes istediği kadar tabağına alabilir. Biz o şekilde tercih ediyoruz; çünkü bazıları çok az sarımsak koymak veya hiç koymamak isteyebiliyor.

Çorbaya tavuk suyu ve didiklenmiş tavuk yerine, et suyu ve didiklenmiş et de koyabilirsiniz. Sade suya, hatta tavuksuz yapılan un çorbası bile gayet lezzetli oluyor.

Yukarıdaki malzemelerle yapılan çorbadan yaklaşık 10 tabak çıktığı düşünülürse,

1 porsiyon yalancı işkembe çorbasındaki kalori değeri: 88 kkal


6 yorum 0-100 kkal, Çorbalar

8.Mart.2010

Ratatouille filmini hatırlarsınız? Yoksa izlemediniz mi? Mutlaka izleyin; yemekle ilgili çok eğlenceli bir film. İzleyenleriniz hatırlarlar, son sahnede yemek eleştirmeni gelir ve bir ratatouille (ratatuy) ısmarlar, yer ve kendinden geçer. Annesinin yaptığı ratatuyu hatırlar, vs. Şu aşağıdaki tabak, aynı filmdeki tabak değil mi?

Kaynak: Sauce and Sensibility


4 yorum Film Köşesi

Serap hanım, Serap hanım… Bu aşağıdaki tabağı haftada bir sefer gönül rahatlığıyla yiyebilir miyiz? Peki iki sefer? :) Yanında ne yiyebiliriz? Öğlen veya akşam yemeği olarak yememiz arasında bir fark olur mu?

Resmin kaynağı: Lucullian delights

Diyetisyen Serap hanım der ki: Makarna çok yağlı,kremalı soslu yapılmadığı sürece hem diyeti bozmayacak hem de sık sık yenilebilecek kadar masum bir yiyecektir. Onun masumiyetini bozan, yanında yenen yüksek kalorili şeyler veya porsiyon kontrolünü sağlayamamamızdır. Üstelik de, makarnanın pirinç pilavı gibi çok yağlı pişirilmesi de gerekmez. Değişik baharatlarla, salçayla veya yoğurtla bile yağsız yenebilir. (Hatta ben yağsız ve sade bile yiyebilirim :))

Makarna birincil olarak enerji veren bir yiyecektir.Vücut makarnadan gelen kaloriyi depolamak yerine, harcamak ister. Ama makarna yediğimiz öğünde, ekmek vb. gibi başka karbonhidratlar olmamalıdır. Makarnalı bir öğünü dengelemek istersek, yanına yoğurt ve/veya salata eklememiz yeterli olacaktır. Genellikle öğle öğününde yememiz daha iyi olur. Bu şekilde vücut aldığı enerjiyi daha iyi harcayabilir.

Gelelim makarnamızı nasıl yiyeceğimize

- Diyelim ki sabah bir tost ile güne başladık,öğlen ızgara et türü, pilav, salata içeren bir öğün yedik. Akşam da canımız makarna yemek istiyor. O zaman en doğru seçim salçalı veya domatesli makarna olabilir; ama yanında et olmayan sade bir makarna olmalıdır. Yanında 4-5 kaşık kadar zeytinyağlı bir sebze yemeği, 2 kaşık yoğurt ve salata da yiyebiliriz. Tabii diyet yapıyor, kilo vermeye çalışıyorsak makarnanın miktarı haşlanmış olarak 200-250 ml hacmi, yani 1 kupa kadarı geçmemelidir.

- Diyelim ki sabah bir tost ile güne başladık, öğlen sebze yemeği, pilav, yoğurt içeren bir öğün yedik. O zaman akşam kıymalı, etli, ton balıklı veya peynirli bir makarna yiyebiliriz. Hatta yalancı mantı bile yapabilirsiniz. Yanında light bir içecek veya ayran, salata da tercih edebiliriz. Yine makarna porsiyonuna dikkat etmek şartıyla tabii…

Ekmek yemeyi gözden çıkartırsak böyle bir porsiyon makarnayı her gün bile yiyebiliriz. Ama kilo vermeye çalışıyorsak, fotoğrafta görünen miktarı biraz azaltmak da fayda var :)
Makarnayı çok seven ve haftada en az 4 kez yiyen bir diyetisyen olarak, hem bilgilerime hem de tecrübelerime güvenerek diyebilirim ki: Makarna şişmanlatmaz! Ama sosuna ve porsiyonuna dikkat lütfen!

Kendinize iyi bakın…


3 yorum Diyet, Diyetisyen Serap Orak Tufan

Geçen günkü doğumgünü pastasından sonra, bunu da eklemek istedim. Ama bunu kimin yaptığını bulamadım:( Bulunca hemen koyacağım, yoksa kendisine teşekkürlerimi sunarım. Hangisini daha çok beğendim, valla seçemedim. İkisi de harika tasarımlar!


8 yorum Hafif bilgiler, Yaratıcılıklar, Çocuk partisi

Ailemize bir bebek eklendi bu hafta:) Pek tatlı birşey… Geçen hafta kayınvalidem sordu; lohusa şerbetini nasıl yapacağız diye? Kem küm dedim, daha o konuya çalışmadım:) Zaten sadece bir kere içtim; o da bol şekerli, tarçınlı ve karanfilliydi. Ama bildiğim kadarıyla farklı şekillerde de yapmak mümkün. Mesela içine limon veya zencefil katarak; şekerini azaltarak.

Sizin önerileriniz var mı bu konuda? Biraz az şekerli bir tarif?

Lohusa şerbeti, bir bebek doğduğunda yapılan ve bebek haberini çevreye müjdelemek için eve gelenlere ve komşulara ikram edilen şekerli bir içecek. Kız bebek için yapılan lohusa şerbeti ile erkek bebek için yapılanın, birbirinden farklı olduğu da söyleniyor. İçerik olarak ne fark olduğunu henüz öğrenemedim, ama sunumunda şu farklılık varmış: Bebek erkekse sürahinin boynuna kırmızı kurdele bağlanırmış, bebek kız ise sürehinin boynuna kırmızı tülbent bağlanırmış. Şerbet çok tatlı olduğu için yanında peksimet veya galeta ile ikram edilirmiş. Hem de gümüş zarflı bardaklarda. Ama yanına bisküvi yakıştıranlarımız da var:) Mevsime göre, sıcak veya soğuk içilebilen bir şerbet. Şerbeti içtikten sonra anneye, “Sütün bol olsun!” temennisinde bulunmayı da unutmayın.

Eski adetlerimize göre, lohusaya evin en geniş odasında, yataklık denilen karyolada veya üst üste konularak yükseltilen altı-yedi kat şiltenin üzerinde lohusa yatağı hazırlanırmış. Yatağa atlas veya kadifeden gelin yorganı örtülürmüş. Yatağın yanına mutlaka kese içinde Kur’an-ı Kerim ve parlak ömrü sembolize eden gümüş ayna asılırmış. Bir şişe sarımsak saplanıp, üstü kırmızı gaz boyaması (kırmızı bir tülbent) ile sarılır, sarımsak ve nazar boncukları ile süslenirmiş. Bu sarımsak, 40. gün hamama gidilirken, kapının eşiğinde lohusaya ezdirilerek evin acı görmemesi ve acıların uzaklaştırılması sağlanırmış. Lohusa yatağı yedinci gün toplanırmış. Yatağın kalkacağı gün, mahalle imamı veya ailenin reisi olan yaşlı bir erkek; bebeğin sağ kulağına ezan ve Kelime-i Şahadet, sol kulağına da Besmele ile üç defa ismini okurmuş.

Sizlerden gelen önerileri derleyip bu posta ekleyeyim dedim. Örneğin, lohusa şerbetinin kaynar diye de bilindiğini yeni öğrendim. (Okuduklarıma göre Adana yöresinde kaynar deniyormuş, doğru mu?) Gerçekten de, kaynar diye arayınca daha fazla sonuç çıkıyor. Biliyorsunuz, şerbet için, kırmızı renkli bir şeker kullanılıyor. İçine gıda boyası ve biraz tarçın-karanfil karıştırılan toz şeker esaslı bu şekeri, aktarlarda bulabilirsiniz. Hatta Ali Muhiddin Hacı Bekir‘inkiler çok güzel diye bilinirler; ben de duymuştum. Ama bunu evde de yapmanız mümkünmüş.

Bakın Yeşim blogunda, ayrıntılarıyla çok güzel anlatmış. Hiç de zor gözükmüyor, herkes yapabilir. Ayrıca Yeşim’in çok sık yaptığı bir içecekmiş (ortada bebek olmasına gerek duyulmadan yaptıkları:)); onun tarifi de burada.

Bir diğer güzel tarif de Neslihan‘dan. Sürahiyi nasıl bağladığını da fotoğraflamış.


9 yorum Hamilelik ve bebek, İçecekler

Mart ayı TuzBİBER sayısı için, kağıtta somon yapmıştım.

Aslında tarifin ismi üşengeçler için somon olmalıydı da; daha sofistike dursun diye kağıtta somon dedim:) Daha önce de tavada somon tarifi vermiştim; o da son derece pratikti. Ama bu ondan bile pratik. Gitgide pratikliğin dozunu arttırıyorum; bu aralar çok yoruluyorum da. Ama inanmazsınız, bu şekilde pişirilen somon bayağı  bayağı lezzetli oluyor. Tabii, ızgarasını tercih ederim; ama ızgara yapacak durumunuz yoksa bu şekilde de deneyebilirsiniz. Hem bulaşığı da olmuyor…

Malzemeler (2 kişilik):

- 400 gr somon fileto
- 2 çorba kaşığı soya sosu
- 3-4 diş sarımsak
- Karabiber

Yağlı kağıdın içine somonu yerleştirin. Derisi alta gelsin ki, kızarırsa kabuğu kızarsın.

Somonun üzerine biraz karabiber serpin, çok az da soya sosu gezdirin. Sarımsakları balığın üzerine dizin. Hepsi bu kadar.

Yağlı kağıt ile bir paket yapıp, tavanın içine oturtun. Yaklaşık 20-25 dakika kısık ateşte pişirin. Yanına bir salata ve bir dilik kepekli ekmekle, işte size harika bir diyet öğünü.

Somon balığının 100 gramında yaklaşık 180 kkal, 1 çorba kaşığı soya sosunda ise 10 kkal bulunmakta.

1 porsiyon kağıtta somonun kalori değeri: 370 kkal

Somon balığındaki besin değerleri için hemen buraya göz atın. Yanında bir salata ve bir dilim kepekli ekmekle, alın size harika bir diyet öğünü. Geçenlerde teriyaki sosu aldım; biraz şekerli ve azıcık sarımsak aroması olan bir soya sosu çeşidi. Balığa da bayağı yakışıyor. Evde varsa, soya sosu yerine teriyaki sosu da deneyebilirisiniz.


4 yorum 300-400 kkal, Balık yemekleri

Dergimizde benim de, Serap hanımın da yazılarımız var. Mutlaka bir göz atın…. Bu sayfadan da pdf’ini indirebilirsiniz.


1 yorum Hafif bilgiler

Şu güzelliklere bakar mısınız? Partilerde veya açık büfe tatlı masalarında yenmek için hazırlanmış. Çok hoş gözüküyor. Ama benim gözümü tırmalayan şu oldu: Bu kadar uğraşılmış, böyle estetik bir görüntü elde edilmiş; ama sanki plastik kaşıklar işi biraz bozmuş. Onlar da son derece sempatikler, renkli renkli; ama metal kaşıklarda sunulsa çok daha etkileyici olurmuş gibi geldi bana.

Bu süper fikir ve el işçiliği için, Delicious, Delicious, Delicious‘ın eline sağlık diyorum. (Sen bakma benim ukalalığıma Delicious; oturulan yerden tenkit etmek hep çok kolay olmuştur:) Kaşıkların içine önce eritilmiş çikolata doldurmuş. Ardından da çeşitli süslerle süslemiş. Daha ayrıntılı resimlere buradan ulaşabilirsiniz…


2 yorum Tatlılar, Yaratıcılıklar, Çocuk partisi

27.Şubat.2010

Amelie’s House‘un, kendi elleriyle boyadığı doğumgünü pastası. Ben çok çok beğendim; çok farklı olmuş.


3 yorum Hafif bilgiler, Yaratıcılıklar, Çocuk partisi

Aslında bu maske ve tonik, genel manada sorunlu ciltler için uygun. Şu an itibariyle, Youtube‘da, 3687 yorum almış ve  hepsi de 5 yıldız vermiş. O yüzden dikkatimi çekti.

Sivilcelenmeye çok müsait olan, kuruya yakın ciltler için. Bazen pul pul olabilen, bazen sivilcelenebilen ciltler. Yağlı cilt lafı geçmese de, yağlı ciltlilerin de uygulayabileceğini düşünüyorum; çünkü ciltteki fazla yağı ve gereksiz derileri alıyor. Belki çok aşırı akneli ciltler için uygun değildir, sivilceleri azdırabilir.

Videonun aslı, yani maskenin ve toniğin nasıl yapıldığını şu videolardan izleyebilirsiniz (ikisi de aynı video!):1. Youtube 2. Home Improvement

Ben size adım adım ne yapıldığını anlatacağım:

Öncelikle ihtiyacımız olan şey elma sirkesi. En etkili malzememiz bu. Kesinlikle başka bir sirke (mesela üzüm sirkesi) kullanmayın. Diğer sirkeler hem cildiniz için çok kuvvetli kaçacaktır; hem de damıtılmış olduğu için, içinde istediğimiz bileşikler yoktur.  Elma sirkesinin içinde alfa asitler ve amino asitler bulunur. Bu bileşikler, cildinizdeki yağ artıklarını ve ölü deriyi deriye zarar vermeden hafifçe soyar. Elma sirkesi, cildinizdeki yağ  ve pH dengesini kontrol eder ve cildinizin üzerindeki pullanmaya etki eder. A, E, C, B2, B6 ve P vitaminleri, hücreleri onarır ve daha yumuşak bir cilde kavuşmanızı sağlar.

Bir diğer malzeme ise toz şeker. Toz şeker, evde yapılan doğal peeling’lerin de ana malzemesi. Toz şekerin, tıkanmış gözenekleri açmak ve geniş gözenekleri küçültmek gibi etkileri vardır. Toz şekerin içindeki doğal gliserin, cildi nemlendirip, yumuşatır.

Diğer bir malzeme bal. Bal sivilcelere karşı doğal bir tedavi yöntemidir. Cildi nemlendirir. Ciltteki kızarıklıkları alır ve hücrelerin yenilenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda yaşlanmayı geciktirici etkisi vardır ve doğal bir cilt sıkılaştırıcısıdır.

Son olarak da, soğumuş yeşil çaya ihtiyacımız olacak. Yeşil çaydaki antioksidanları artık hepimiz biliyoruz. Yeşil çay sayesinde, cildimizdeki serbest radikallerden kurtulabiliyoruz. Yine bal gibi, yaşlanma geciktirici içerik yeşil çayda da mevcuttur.

Maskenin yapımı:

Bir kaseye bir çorba kaşığı elma sirkesi koyun. İçine iki çorba kaşığı da yeşil çay ekleyin. (Sirke:Yeşil çay oranı 1:2 olmalı.) Eğer çok hassas bir cildiniz varsa, yeşil çayı 3 çorba kaşığına çıkarın. Maskeye koyu kıvamını verebilmek için, 5 çorba kaşığı toz şeker ekleyin, karıştırın. İçine bir çorba kaşığı balı da ekleyin. İyice karıştırdıktan sonra, en son içine 2 çorba kaşığı daha toz şeker ekleyin. Artık maskeniz oldukça kıvamlı bir hale gelmiş olmalı. Karışımı cam bir kavanoza koyun. Bu hazırladığınız maskeyi 3-4 kere, yani 2 hafta boyunca kullanabilirsiniz. Kavanozu buzdolabında saklayın.

Maskeyi uygulamak için, cildinizin temiz olması gerekli. Önce saçlarınızı sıkıca toplayın ki, her yerinize maske bulaşmasın. Bir makyaj pamuğu ile, maskeden bir miktar alın. Yüzünüzün her yerine sürün. Parmaklarınızla, yuvarlak hareketlerle, yüzünüze masaj yapmaya başlayın. Bu yaptığınız, aslında peeling. Cildinizdeki ölü hücre tabakasını soymak için. Cidinizin hassasiyetine göre 2-5 dakika boyunca masaja devam edin. 5 dakikadan fazla yapmayın ki, yüzünüz tahriş olmasın. Maskeyi yüzünüzde 10 dakika bırakın.

Toniğin yapımı:

Yine cam bir kavanoza ihtiyacımız olacak. Kavanozun 1/3′üne elma sirkesi, geri kalanına da yeşil çay ekleyin. Hassas bir cildiniz varsa, sirke oranını daha da azaltabilirsiniz. Eğer toniğin biraz da nemlendirmesini istiyorsanız, içine bir kaşık zeytinyağı da ekleyebilirsiniz. Hatta, sivilcelerinize daha da güçlü etki etmesini istiyorsanız, toniğe bir kaşık limon suyu veya bir kaşık çay ağacı (tea tree) yağı da ekleyebilirsiniz. Kavanozun kapağını kapatıp, karıştırın. Toniğiniz artık kullanıma hazır. 2 hafta boyunca buzdolabında saklayabilirsiniz.

Maske yüzünüzde 10 dakika kaldıktan sonra, su ile durulayın. Yüzünüzdeki farkı hissetmiş olmanız lazım. Yüzünüz kuruyunca, toniği uygulayabilirsiniz. Bu uygulamayı gece yapmayı tercih edin, çünkü pek de güzel kokmuyor:) Bir pamuğa aldığınız tonik ile, yüzünüzü silin. Ardından kendi nemlendiricinizi sürebilirsiniz.

Bu maske ve toniği, haftada 1-2 kere kullanabilirseniz; 2 hafta içinde, yüzünüzdeki farkı göreceksiniz.

Related Posts with Thumbnails
8 yorum Doğal Güzellik Yöntemleri