
Margarita, tequila ile yapılan en bilinen alkollü kokteyllerden biri. Birçok çeşidi var elbette… Hatta 1951 yılında İngiltere’de kurulan International Bartenders Association‘ın resmi olarak belirlediği, birçok margarita oranı var.
Ben, meyve suyundan hiç hoşlanmadığım için, bu tarz bol şekerli kokteylleri de pek sevmem. Görüntüleri dışında tabii:) Ama, Meksika seyahati sırasında bayağı bir margarita içtim. Çok da özellikli bulmamıştım orada yapılanları, çok sadelerdi. Burada vereceğim, genelde yaygın olarak yapılan bir margarita çeşidi.
Margarita yapımına önce, şurup yaparak başlayalım. Şurup denilen şey, yarım su bardağı toz şeker ile yarım su bardağı suyun karışımı. Yani bizim bildiğimiz 1/1 ölçülü hamur tatlısı şurubu:) Karışımı ateşte pişirerek, şekerin suyun içinde iyice erimesini sağlayın. Eridikten sonra, kenara alıp, soğumaya bırakın.
Margaritaya ve bence içine konulduğu herşeye çok kuvvetli ve lezzetli bir tat veren limler (ufak yeşil limonlar), mutlaka taze sıkılmalı. (Hatta, Amerika’da limli diyet kola çıkmış, ben çok sevdim.) Yaklaşık 3/4 su bardağı lim suyuna ihtiyacımız var.
4 kişilik margarita hazırlamak için gereken malzemeler şöyle:
- 1 su bardağı tequila (Gold veya beyaz olabilir.)
- 3/4 su bardağı lim suyu
- 3/4 su bardağı triple sec (Portakal likörü; örneğin Cointreau, Grand Marnier, vs…)
- 1/4 su bardağı şurup
Gördüğünüz gibi bu margaritanın oranları: 4:3:3:1. Yani 4 ölçü tequila, 3 ölçü lim suyu, 3 ölçü portakal likörü, 1 ölçü şurup.
Tüm bileşenler iyice birbirine karışıncaya kadar çırpın. Meksika’da bizim bildiğimiz blenderlardan kullanıyorlardı. Mutlaka soğuk sunulması gerekiyor.
Margaritayı sunmak da ayrı bir iş. Bardağın ağız kısmının kenarına, kesilmiş limi sürüyorsunuz. Ve bardağı tuz dolu bir tabağın içine batırıyorsunuz. Ardından bardağı buzla dolduruyorsunuz. Buz küpleri ufak olursa daha iyi. Bardağa soğuk margarita karışımını döküyorsunuz. İçine kamış da konulduğu oluyor, ama margarita kamışla içilmezmiş. Bardağın kenarıyla boşuna mı bu kadar uğraşıyoruz:)
Siz kendi zevkinize göre, alkol oranını, limon suyu oranını veya şeker oranını değiştirebilirsiniz. Margarita yapımı ile bir video izlemek isterseniz, buraya bir göz atın.
İçecekler

İşim gereği, senede 4-5 kez uluslararası konferanslara katılıyorum. Sürekli başka ülkelerden bildirmemin sebebi de bu. Ama benim gittiklerim, Boston Üniversitesi’nde yapılan bu konferans kadar renkli olmuyor tabii ki. Gastronomi okulları tarafından sponsorluğu yapılan bu konferansta, bir çok yemek tasarımcısı, şef, mutfak danışmanı boy göstermiş.
Yemek ve fotoğrafçılığı üzerine yapılan son çalışmaları, son keşifleri ve teknikleri tanıtmışlar. Ben de önümzdeki sene katılmak istiyoruuuuuum:)
Hafif bilgiler

Bu postum: “New York’ta nerede cheesecake yenir?” sorusuna bir cevap olabilir. Brooklyn gezimiz sırasında, New York’ta yiyebileceğimiz en güzel cheesecake’lerden birini Junior’s‘da yiyebileceğimiz söylenmişti. Neyse ki, sadece Brooklyn’de değil, times Square’de de bir şubesi varmış. Tadına orada baktık.
Güzeller, ben beğendim. Bizim burada yediklerimize göre peynir tadı daha baskın, ki zaten cheesecake’in özelliği bu. Çilek soslusunun sosu çok yapay ve aşırı şekerli geldi. İçinde çikolata parçaları olan daha bir güzeldi sanki. (Çeşitlere web sitesinden bakabilirsiniz.) Junior’s‘da sadece cheesecake yok, birçok çeşit pasta ve kek de var. Tek dilimlik kutular haline getirmişler. Fiyatlar 6.75$ civarı. İlla gidip orada da yemeyebilirsiniz yani.
Gezi Notları, Mekanlar

Efser’den çok güzel bir tarif daha…
Malzemeler:
- 3 bardak erişte (600 gr)
- 3 bardak su
- 1 veya yarım tavuk göğsü (200 gr)
- 1 bardak haşlanmış nohut
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
3 bardak suya biraz tuz ekleyip, tavuk göğsünü haşlayın. Pişmesine yakın nohutları da içine atın. Tavukları çıkartıp didikleyin. Erişteleri yağda pirinç gibi kavurun. Rengi değiştiğinde tavukları, nohutu ve suyu ekleyin. Tuzunu kontrol edin. İsterseniz fırın tepsisine döküp fırında, isterseniz tencerede pişirebilirsiniz. İkisi de güzel sonuç veriyor. Hafif sulu kalırsa endişelenmeyin, asıl tarifte de aynen öyle sulu kalıyor.
Yukarıdaki yemeğin toplam 4 kişilik olduğunu düşünürsek,
1 porsiyon tavuklu erişte kalori değeri: 357 kkal
300-400 kkal, Hamur işleri, Okuyucu tarifleri, Pilav çeşitleri
Geçen hafta blogumu biraz ihmal ettiğimi belki farkettiniz. Neden??? Çünkü New York’taydım:) NY gerçekten kendi dinamizmi olan ve ayak uydurması çok zor bir şehir. Bu koşturmaca içinde, sizin için birkaç ilginç şey yakalamaya çalıştım. Yavaş yavaş vereceğim…

Whole Foods, sadece organik ürünlerin satıldığı son derece büyük bir süper market zinciri. Sebzeden meyveye, her türlü et çeşidinden çikolatalara, peynirden kahve çeşitlerine, şampuandan yüz kremlerine, smoothielerden süt ürünlerine aklınıza gelebilecek her türlü ürün var ve hepsi organik veya katkı maddesiz. İlk girdiğimde, güzel ve ışıl ışıl marketleri gezmeyi çok seven biri olarak, çok büyülendim. Bir poz fotoğraf çektim sizler için. Daha neler neler çekecektim, ama izin vermediler:(
Markette sadece paketlenmiş ürünler yok. Kahvaltı, salatalar, soğuk mezeler, yemekler, Hint yemekleri, meyveler, içeren açık büfeler mevcut. Elinize aldığınız, mikrodalgaya da girebilen kaplara istediğiniz çeşitleri doldurup; arkadaki masalı mikrodalgalı bölümde yiyebiliyorsunuz. Biz neredeyse her sabah kahvaltımızı burada yaptık; çok da memnun kaldık. Whole Foods, tam Central Park’ın güneyindeki çıkışında, Columbus Circle’ın içinde yer aldığı için, sabah Central Park’ta koşusunu tamamlamış insanların da kahvaltı için uğradıkları bir yerdi. Normale göre fiyatları çok pahalıymış; ama her öğünü dışarıda yemek durumunda olan turistler için güzel bir seçenek.
Biz geçenlerde veganlardan bahsetmiştik. O kadar çok vegan ürünü vardı ki. Süt, yumurta, yoğurt, peynir içermeyen çeşit çeşit kekler, kurabiyeler, pastalar ve browniler vardı. Tahminimden çok daha fazla vegan varmış NY’ta.
Bakalım New York’u tanıyanlar, orada yaşıyanlar ne yorumlar yapacaklar?
Gezi Notları, Hafif bilgiler
Ne kadar renkli ve hoş durmuş. Kuskus en sevdiğim hamur işlerinden biri. Sadece haşlayıp, üzerine biraz zeytinyağı dökerek yemekten bile büyük zevk alırım. Bakın kuskusu rengarenk sebzeler eşliğinde ne güzel sunmuşlar.

Kaynak: Carina Forum
Mezeler, Salatalar, Vegan seçenekler, Vejetaryen seçenekler, Çay Saati
Hafif Tarif muhabiri Beliz, Hawaii’den bildiriyor:
Hindistan cevizi suyu:

Hawaii’nin temel lezzeti tropikal meyveleri. Taze hindistan cevizi çok yaygın olmasa da, dondurup ikram edildiği yerler var. Serinletici, çok hafif, çok lezzetli, saf suya çok hafif hindistan cevizi aroması ve mayhoşluk katmışsınız gibi…. İçtikten sonra hindistan cevizlerini birbirine vurarak kırıp açmak mümkün; ancak yaş meyvenin içi, kurusu kadar lezzetli değil, biraz yavan. Kırarken çok dikkatli olmak gerekiyor, cevizin kalın kabuğu çok ciddi yaralanmalara sebep olabiliyor.
Daiquiri:


Ayrıca, Hawaii’de yapılabilecek en keyifli şeylerin başında, havuz başında veya geceleri barda yerel müzik eşliğinde daiquiri içmek yer alıyor.

ABD’de sokak, plaj, park gibi kamusal alanlarda içki içmek yasak olduğundan, alkollü kokteyllerin tadına deniz kenarında varmak mümkün değil. Daiquiri; rum, limon suyu, şeker ve bir meyvenin püresi ile yapılıyor. Tabii gerçek meyve kullanmak pahalıya geldiğinden çoğu yerde konsantre veya aroma kullanılıyor. Değişik içkiler katarak yapılan farklı kokteyl çeşitleri de var; bunlara genelde değişik isimler veriliyor: Hula girl, Hawaiian sunburn, …
Resimde yanyana görülen iki daiquiri‘den biri hindistan cevizinden, diğeri ise passion fruit denilen, bizde tam dengi olmayan greyfurta benzer bir meyveden yapılmış. Havuz kenarındaki daiquiri ananaslı, diğer pembe renkli ise, güneş yanıklarını unutturmayı vaat eden sunburn. Kokteyllerin ortak özelliği, yanlarında kocaman bir ananas dilimi ile servis edilmeleri…
Hawaii’de neler yenir? öğrenmek için, buraya mutlaka göz atın.
Dünya Mutfağı, Gezi Notları, İçecekler